11. Hukuk Dairesi 2012/11463 E. , 2013/11883 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2012 tarih ve 2007/357-2012/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2012/11463 E. , 2013/11883 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.05.2012 tarih ve 2007/357-2012/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin, davalı bankanın ... Şubesi'ndeki hesabından 16/10/2007 tarihinde bilgisi ve rızası dışında internet korsanlığı aracılığıyla 14.201,00 TL para aktarıldığını, olayı 17/10/2007 tarihinde öğrenen müvekkilinin savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ve davalı bankaya konu ile ilgili müracaat ettiğini, yine davalı bankaya noter aracılığı ile ihtarname gönderilmesine rağmen hiçbir ödemede bulunulmadığını, müvekkilinin olayda hiçbir kusurunun olmadığını, yeterli güvenlik önlemlerini almayan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek 14.201,00 TL'nin 16/10/2007 tarihinden itibaren işleyen en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının müşteri numarası ve şifresini yeterli ölçüde koruyamadığından kusurlu olduğunu, davacıyı zarara uğratanın davalı olmayıp parayı çeken üçüncü kişi olduğunu, davanın bu kişiye açılması gerektiğini, bankanın yeterli derecede güvenlik önlemini aldığını, davacı ile aralarında akdedilen sözleşmesel ilişki gereği bu tür zararlardan bankanın sorumlu olmadığının davacı tarafından kabul edildiğini savunarak haksız açılan davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının hesabından internet aracılığı ile başka bir kişi hesabına para aktarılması olayında, işlemin davacı şirkete ait bilgisayar üzerinden yapılmadığı, davalı bankanın yeterli oranda güvenlik tedbiri almamış olmasından dolayı tam kusurlu bulunduğu, davacının ise gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek şifresinin üçüncü kişilerin eline geçmesinden dolayı kusurlu olduğunun ispat edilemediği, parayı çeken 3. kişiler ile davacı arasında hiçbir bağ kurulamadığı, davalının zarardan sorumlu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 14.201,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili; kararı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 759,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.