16. Hukuk Dairesi 2016/15565 E. , 2020/1153 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... İlçesi Erikdere Köyü çalışma alanında bulunan ve 1980 yılında yapılan kadastro sırasında köy boşluğu olarak tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, satın alma ve kazand
**16. Hukuk Dairesi 2016/15565 E. , 2020/1153 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... İlçesi Erikdere Köyü çalışma alanında bulunan ve 1980 yılında yapılan kadastro sırasında köy boşluğu olarak tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, iddiasına konu taşınmaz bölümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı Hazine, davanın reddini ve çekişmeli taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 27.09.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 2.764,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, somut olayda davacı tarafından iddia edilen taşınmazların köy boşluğunda yer aldığı ve ayrıca arsa niteliğinde olup belediyenin imar planı içerisinde bulunduğu ve dava konusu iş bu yerlerin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 715, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/c ve 442 sayılı Köy Kanunu'nun 8. maddesi gereğince davacının zilyetlik yoluyla edinimi mümkün olmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz, köy boşluğu olarak tescil harici bırakılmış olup, bu nitelikteki taşınmazların zilyetlik yolu ile edinilmesini engelleyen bir yasal düzenleme bulunmadığı gibi, öncesi imar-ihya gerektiren yerlerden olmadığından taşınmazın imar planına alınması da kazanılmasına engel nitelikte olmayıp, bu halde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının dava tarihine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Kaldı ki, somut olayda çekişmeli taşınmaz hakkında kesinleşmiş bir imar planı bulunmadığı da dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Dolayısı ile mahkemenin bu yönlere ilişen gerekçesi isabetli bulunmamaktadır. Bundan ayrı; mahkemece işin esasına yönelik olarak yapılan araştırma ve inceleme de yeterli bulunmamaktadır. Şöyleki, mahalli bilirkişi beyanları soyut ve yetersiz olup, taşınmazın öncesi, kullanım durumu, taşınmaz üzerinde bir zilyetlik mevcut ise bunun kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde sürdürüldüğü hususlarında somut olgulara dayalı ayrıntılı beyan alınmamış, zirai bilirkişi raporunda taşınmazın niteliği, kullanım durumu ve zilyetliğin şekli ve süresi hususunda her hangi bir değerlendirme yer almadığı halde bu rapor ile yetinilmiş, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı döneme ilişkin hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılması gerekirken tek hava fotoğrafı incelenmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, dava konusu taşınmaza ait dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı dönemde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı'ndan getirtilip dosya ikmal edilmeli, bundan sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı; yapılacak bu keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisine, yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi yaptırılarak, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlettirilmeli; fen bilirkişisinden ise, keşfi izlemeye ve bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.