Başvuru, ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede belirtilmeyen suçtan ceza verilmesi, derece mahkemesi kararının çelişkili olması, özel yetkili mahkemede yargılama yapılması ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede belirtilmeyen suçtan ceza verilmesi, derece mahkemesi kararının çelişkili olması, özel yetkili mahkemede yargılama yapılması ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/7/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucular, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuşlardır. İkinci Bölüm tarafından 5/7/2017 tarihinde yapılan toplantıda başvurunun, Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görülmüş ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular 3/4/2006 tarihinde gözaltına alınmışlardır. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 12/6/2006 tarihli iddianamesiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un maddesinin altıncı fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un maddesinin ikinci fıkrası, 4/11/2004 tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un maddesi yollaması ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle başvurucular hakkında kamu davası açılmıştır. Yargılama, (kapatılan) Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) (CMK mülga madde ile görevli) devam ederken Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 18/10/2006 tarihli iddianamesi ile tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası ile maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle başvurucular hakkında kamu davası açılmıştır. Mahkemece, aralarında hukuki ve fiilî bağlantı olması nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin 5/6/2007 tarihli duruşmasında iddia makamı esas hakkındaki mütalaasını sunmuş; başvurucuların 5237 sayılı Kanun'un maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un maddesinin altıncı fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un maddesinin ikinci fıkrası, maddesi, maddesinin dokuzuncu fıkrası,3713 sayılıKanun'un maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile maddesi uyarınca cezalandırılmaları talep edilmiştir. Mahkeme, başvuruculara esas hakkındaki savunmalarını yapmaları amacıyla süre vermiştir. Mahkemece daha sonra dört duruşma daha gerçekleştirilmiş, nihai kararın verildiği 4/3/2008 tarihli son duruşmada başvurucuların esas hakkındaki savunmaları alınmıştır. Başvurucular daha önceki savunmalarını tekrar ettiklerini belirtmişlerdir. Mahkemenin 4/3/2008 tarihli kararıyla başvurucuların 5237 sayılı Kanun'un maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan ayrı ayrı beş yıl hapis ve 000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Temyiz üzerine hüküm, Yargıtay Ceza Dairesinin 22/4/2014 tarihli kararıyla onanmıştır.