10. Hukuk Dairesi 2023/7904 E. , 2023/9310 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2020 E., 2023/165 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/236 E., 2019/295 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığının/iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mah…
**10. Hukuk Dairesi 2023/7904 E. , 2023/9310 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2020 E., 2023/165 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/236 E., 2019/295 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığının/iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının, davalı ...'ya ait Uğurlu Çeyiz unvanlı iş yerinde 2013 yılında çalışmaya başladığını, 2014 yılının ocak ayından itibaren sigortalı gösterildiğini, davacının davalıya ait işyerinin deposunda beyaz eşya, mobilya gibi yükleri işyerinin ürün sattığı ev ve iş yerlerine dağıtımı esnasında hamal olarak görev aldığını, görev yaptığı iş için çamaşır makinesi, buzdolabı, fırın gibi eşyaları 9. veya 10. katlara asansörsüz olarak sırtında taşıdığını, yaptığı taşıma işinden dolayı bel rahatsızlığı yaşadığını, 2014 yılının haziran ayında rahatsızlandığını ve tedavi gördüğünü, tedavilerinin sürekli olarak devam ettiğini, hastalığının kalıcı olduğunun tespit edildiğini, davacının, davalı iş yerinde çalışmadan önce hiçbir sağlık sorununun bulunmadığını, ... 2. İş Mahkemesi'nin 2015/269 Esas sayılı dosyasında da bu davanın tarafları arasında meslek hastalığından kaynaklı tazminat davası bulunduğunu beyan ederek, dava konusu olayın iş kazası/meslek hastalığı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, kuruma davacı tarafından iş kazası olduğu iddia edilen tarih olan 30.06.2014 tarihi ve 06.08.2014 tarihinden yaklaşık 2 yıl sonra yapılan başvuru neticesinde, olay hakkında bilgi ve belge yetersizliği bulunması ve yenilerinin de sunulmaması nedeniyle kurum tarafından tespit yapılamadığını, davacının başvurusunun reddine karar verildiğini, davacının, iş kazasını zamanında kuruma bildirmemesinden kaynaklı olarak ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü İş Kazası ve Meslek Hastalığı Soruşturulması Hakkındaki Komisyonun, dava konusu olayın iş kazası olmadığı yönünde ret kararı verdiğini, komisyon kararında, iş kazası olduğu yönünde kanıtlayıcı belgelerin ibrazı halinde başvurunun tekrar inceleneceğinin belirtildiğini, ancak kuruma yeni bir başvuru yapılmadığını, davacı tarafından dava konusu olayın iş kazası olduğu yönünde kanıtlayıcı belgelerin ibraz edilmeden davanın açıldığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile dosya içindeki ... ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 27.01.2016 tarih ve 000770 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 17.12.2018 tarih ve 96/20463 karar sayılı kararı ile davacının hastalığının meslek hastalığı olmadığının bildirildiği ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu'nun 08.07.2019 tarihli ve 11848 karar numaralı raporu ile de, davacının hastalığının mesleki olup olmadığının belirlenemediği, böyle bir işte çalışmayan kişilerde de bu hastalığın görüldüğü, ayrıca bu hastalığın iş dışında herhangi bir eylem sırasında da ortaya çıkabileceğinin bildirildiği göz önünde bulundurularak, davacının hastalığının işyerinde geçen çalışmalar sonucu olduğu yönünde illiyet bağı kurulamadığından ve davacının hastalığının meslek hastalığı olmadığı kanaatine varılmakla, meslek hastalığının tespiti talebi yönünden davanın reddine", "Yine, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri doğrultusunda, kaza olayının iş kazası sayılması için, kaza olayına maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi anlamında sigortalı olması ve olayın, aynı Kanun'un 13 üncü maddesinde sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi gerekmekte olup, somut olayda, davacı vekilinin, gerek dava dilekçesi ile gerekse yargılama safhasında verdiği yazılı ve sözlü beyanları ile davalı ...'ya ait 32237 sicil nolu işyerinde 10.01.2014-20.10.2014 tarihleri arasında geçen çalışmaları sürecinde, zararına neden olan herhangi bir somut olaya maruz kaldığına dair iddiasının bulunmadığı, davacı tarafın iş kazasının tespiti yönünden iddiasının, genel ve soyut ifadeler içerdiği anlaşılmış olmakla, davacının davalı ...'ya ait 32237 sicil nolu işyerinde iş kazası geçirdiğine ilişkin iddiasını da ispatlayamadığının kabulü gerekmektedir. Nitekim, Türk Dil Kurumu'nda iş kazasının, "İş yerinde meydana gelen ve işçiyi bedenen veya ruhen etkileyen olay." olarak tanımlandığı, yine, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesinde de iş kazasının, sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde "sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay." olarak tanımlandığı gözetildiğinde, dava konusu olayda, davacının davalı ...'ya ait 32237 sicil nolu işyerinde maruz kaldığı bir kaza olayının bulunduğuna dair herhangi bir iddianın ve dosya içerisinde herhangi bir emarenin bulunmadığı, mahkeme huzurunda dinlenen tüm tanıkların da, davacının bir kaza olayına maruz kaldığına ilişkin beyanda bulunmadıkları dikkate alınarak, iş kazasının tespiti yönündeki iddiaların davacı tarafça ispatlanamadığı kanaatine varılmakla, iş kazasının tespiti talebi yönünden de davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir. tüm dosya kapsamı, SGK kayıtları, hastane kayıtları, ... ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 27.01.2016 tarih ve 000770 sayılı Sağlık Kurulu Raporu, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 17.12.2018 tarih ve 96/20463 karar sayılı kararı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu'nun 08.07.2019 tarihli ve 11848 karar numaralı raporu, tanık beyanları, ilgili mevzuat hükümleri ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalı ...'ya ait 32297 sicil numaralı iş yerinden davalı SGK'ya bildirilen 10.01.2014-20.10.2014 tarihleri arasındaki çalışmaları sürecinde meydana geldiğini iddia ettiği hastalığının, işyerinde geçen çalışmalar sonucu olduğu yönünde illiyet bağı kurulamaması ve davacının hastalığının meslek hastalığı olmaması nedeniyle meslek hastalığının tespiti yönünden; yine, söz konusu çalışmaları sürecinde, zararına neden olan herhangi bir somut olaya maruz kaldığına dair iddiasının bulunmaması ve iş kazasının tespiti yönündeki iddiaların ispatlanamamaması nedeniyle iş kazasının tespiti yönünden davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davacının dava konusu hastalığına ilişkin tedavisinin halen devam ettiğini, davacının davalı işyeri deposundan aldığı beyaz eşya, mobilya gibi yükleri bazen 9-10 kat taşıdığı için hastalığının ortaya çıktığını, davanın reddine dair mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Somut olayda; "... ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 27.01.2016 tarih ve 000770 sayılı Sağlık Kurulu Raporu, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nun 17.12.2018 tarih ve 96/20463 karar sayılı kararı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulu'nun 08.07.2019 tarihli ve 11848 karar numaralı raporu, tanık beyanları, ilgili mevzuat hükümleri ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalı ...'ya ait 32297 sicil numaralı iş yerinden davalı SGK'ya bildirilen 10.01.2014-20.10.2014 tarihleri arasındaki çalışmaları sürecinde meydana geldiğini iddia ettiği hastalığının, işyerinde geçen çalışmalar sonucu olduğu yönünde illiyet bağı kurulamaması ve davacının hastalığının meslek hastalığı olmaması nedeniyle meslek hastalığının tespiti yönünden; yine, söz konusu çalışmaları sürecinde, zararına neden olan herhangi bir somut olaya maruz kaldığına dair iddiasının bulunmaması ve iş kazasının tespiti yönündeki iddiaların ispatlanamaması nedeniyle iş kazasının tespiti yönünden davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır. Belirtilen gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği, HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası/meslek hastalığının tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 13, 14 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.