11. Ceza Dairesi 2012/18162 E. , 2012/21541 K. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın yargılaması sırasında, defterdarlık mütalaası alınmadan dava açıldığından bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca yargılamanın durmasına dair Şişli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2009 tarihli ve 2008/230 esas, 2009/958 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/01/2010 tarihli ve 200…
**11. Ceza Dairesi 2012/18162 E. , 2012/21541 K.** **"İçtihat Metni"** 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın yargılaması sırasında, defterdarlık mütalaası alınmadan dava açıldığından bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca yargılamanın durmasına dair Şişli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2009 tarihli ve 2008/230 esas, 2009/958 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/01/2010 tarihli ve 2009/1245 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre. 16/05/2005 tarihli ve 25817 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5345 sayılı Gelirler İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 33. maddesi uyarınca, diğer mevzuatta defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağının belirtilmesi ve bu hükme uygun olarak 04/04/2007 tarihli ve 26483 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5615 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesinin 1. fıkrasında bulunan "Defterdarlığın veya Gelirler Bölge Müdürlüğünün" ibaresinin "Vergi Dairesi Başkanlığının, veya Defterdarlığın" şeklinde değiştirilmesi karşısında; İstanbul Vergi Dairesi Başkanı adına Denetim Grup Müdürü vekili Adem Durak imzalı 19/01/2006 tarihli ve 1362 sayılı yazının, 213 sayılı Kanun'un 367. maddesinde belirtilen ve dava şartı olan mütalaa niteliğinde bulunduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 09.05.2012 gün ve 2012/8235/27657 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2012 gün ve KYB.2012135972 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Bazı Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmasında Usul” başlıklı 367. maddesinin aşağıdaki değişikliklerden önceki 1. fıkrası “Yaptıkları inceleme sırasında 359 ve 360 ıncı maddelerde yazılı kaçakçılık veya iştirak suçlarını tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların muavinleri ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün mütalaasıyla, keyfiyetin yetkili Cumhuriyet savcılığına bildirilmesi mecburidir” biçiminde iken, 04.04.2007 gün ve 26483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 28.03.2007 gün ve 5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesi ile 367. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "defterdarlığın veya gelirler bölge müdürlüğünün" ibaresi "vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın" şeklinde değiştirilerek, dava şartı niteliğindeki mütalaa vermeye yetkili makamlar, - maliye müfettişleri, - hesap uzmanları ile bunların muavinleri, - gelirler kontrolörleri, - stajyer gelirler kontrolörleri, - vergi dairesi başkanlığı ve - defterdarlık olarak belirlenmiştir. 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Kanunun 280. maddesi “Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir” şeklinde değiştirilmiş ise de mütalaa vermeye yetkili makamlarda bir değişiklik yapılmamıştır. Anılan maddenin birinci fıkrası, 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan 23.07.2010 gün ve 6009 sayılı Kanunun 13. maddesi ile “Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi mecburidir” şekline dönüştürülmüşse de 10.07.2011 gün ve 27990 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 07.07.2011 gün ve 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesi ile 213 sayılı Yasanın 367. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri” ibaresi “Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları” şeklinde değiştirilmiştir. 16.05.2005 gün ve 25817 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 05.05.2005 gün ve 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Taşra teşkilatı” başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrası “Başkanlığın taşra teşkilatı, doğrudan merkeze bağlı vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı kurulmayan yerlerde bu Kanunun 24 ve 25 inci Maddelerindeki görev ve yetkileri haiz vergi dairesi müdürlüklerinden oluşur. Vergi dairesi başkanlıklarının kuruluş yerleri ve sayıları ile bunlara ilişkin değişiklikler Bakanlar Kurulunca belirlenir” biçiminde olup, 06.07.2005 gün ve 25867 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.06.2005 gün ve 2005/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre ise ülkemizde aralarında İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının da bulunduğu 29 bölgede vergi dairesi başkanlıklarının faaliyete geçmesi benimsenmiştir. Aynı Kanunun “Yetki devri” başlıklı 27. maddesi ise “Başkan ve her kademedeki Başkanlık yöneticileri, sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla, yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilir. Yetki devri uygun araçlarla ilgililere duyurulur” şeklinde olup, vergi dairesi başkanının Kanundaki usule göre yetkisinin bir kısmını astlarına devredebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan Kanunun “Atıflar ve yetkiler” başlıklı 33. maddesi uyarınca; diğer mevzuatta defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağı belirtilmiştir. Somut olay açısından; sanık hakkında 2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçu ile ilgili olarak inceleme yapan Vergi Denetmeni Muzaffer Yıldız tarafından düzenlenen 30.12.2005 gün ve VDENR-2005-604/44 sayılı Vergi Suçu (Kaçakçılık) raporuna istinaden Gelir İdaresi Başkanlığı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, Denetim Grup Müdürlüğü, İhbarlar ve Şikayetleri Değerlendirme Müdürlüğünün 19.01.2006 gün ve 1362 sayılı yazısı ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanı adına, Denetim Grup Müdür vekili Adem Durak tarafından imzalanmak suretiyle mütalaada bulunulduğu, aynı Başkanlığın dosyada mevcut 16.09.2005 tarihli Olur'u içeriğinden 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 367. maddesi uyarınca mütalaa verme yetkisinin, 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 27. maddesi doğrultusunda hazırlanan 16.09.2005 tarihli yetki devri Olur'una istinaden Vergi Dairesi Başkanı adına Denetim Grup Müdürlüğüne devredildiği anlaşılmaktadır. Anılan mevzuat ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, Denetim Grup Müdürlüğü, İhbarlar ve Şikayetleri Değerlendirme Müdürlüğünün 16.09.2005 tarihli Olur'u birlikte değerlendirilerek; aynı Başkanlığın 19.01.2006 gün ve 1362 sayılı dava şartı niteliğindeki mütalaasının 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 367. maddesine uygun bulunduğu gözetilerek, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz bulunduğu cihetle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Şişli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2009 gün ve 2008/230 esas, 2009/958 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2010 gün ve 2009/1245 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.