1. Hukuk Dairesi 2022/2354 E. , 2022/6571 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin karar, süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı 1410 parsel sayılı taşınmazın 1.136…
**1. Hukuk Dairesi 2022/2354 E. , 2022/6571 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin karar, süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı 1410 parsel sayılı taşınmazın 1.136,23 metrekare ve 1413 parsel sayılı taşınmazın 5.053,95 metrekare yüzölçümlü kısımlarının idarece belirlenen kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca bu kısımların tapu kayıtlarının iptali ile terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini, 14/03/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa ile Kadastro Kanunu’na eklenen cümleye göre bu hükmün iddia ve taşınmazın niteliğine, yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19/11/2013 tarihli ve 2011/175 E., 2013/916 K. sayılı kararıyla; kişinin tapuya dayalı hakkının korunması gerektiği, Devletin verdiği tapunun iptalini hiçbir karşılık ödemeksizin istemesinin mülkiyet hakkı ile bağdaşmayacağı, nitekim AİHM kararlarında da kıyıların ya da ormanların korunması amacıyla ortaya çıkan bu kamusal külfetin tamamının mülk sahiplerine yüklenemeyeceğinin belirtildiği, bu itibarla davalı tarafa hiçbir bedel ödemeksizin mülkiyet hakkına müdahale edecek seviyede iş bu davayı açmakta davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Temyiz nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafça sunulan AİHM kararlarının tazminat davalarına ilişkin olduğunu, davacı talebinin Kıyı Kanunu’nun 5. maddesine dayandığını, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca açılan tapu iptal ve terkin istemine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. T.C. Anayasası'nın ''Kıyılardan Yararlanma'' başlıklı 43. maddesinde; ''Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.''