6. Ceza Dairesi 2024/5537 E. , 2025/1994 K. İSTİNAF SONRASI TEMYİZ T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1055 E., 2024/1957 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama, cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet kararı kaldırılarak yeniden mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkr…
**6. Ceza Dairesi 2024/5537 E. , 2025/1994 K.** **"İçtihat Metni"** İSTİNAF SONRASI TEMYİZ T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1055 E., 2024/1957 K. KATILANLAR : ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama, cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkûmiyet kararı kaldırılarak yeniden mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1. Sanık hakkında kasten yaralama ve cinsel saldırı suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz sebebinin var olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin, kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, 2. Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; nitelikli yağma suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; A. Katılandan zorla almış olduğu cep telefonu ile olay yerinden kaçan ve bahse konu telefonu bir işyeri tuvaletinin havalandırma boşluğuna saklayan sanığın, güvenlik kamerası görüntülerinden yola çıkan kolluk kuvvetleri tarafından yakalanması üzerine katılandan yağmaladığı cep telefonunu sakladığı yeri göstermek suretiyle sim kartsız olarak teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/13-430 Esas, 2015/414 Karar ve 2015/13-53 Esas, 2015/129 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere sanığın soruşturma aşamasında tam iadede bulunduğu kabul edilerek hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 168/3. maddesi birinci cümlesi gereğince indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, B. 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Kanun'un 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır. Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesiyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır. Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacağı gözetilmeden yağmalanan telefonun değeri az kabul edilip sanık hakkında ilgili madde gereğince cezasından indirim yapılması, Bozmayı gerektirmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesi gereğince hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.