8. Hukuk Dairesi 2015/15781 E. , 2018/10269 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı 3. kişi vekili, müvekkiline ait olan hastane laboratuvarında bulunan cihazların haczedildiğini, borçlu firmanın merkezinin İstanbul old…
**8. Hukuk Dairesi 2015/15781 E. , 2018/10269 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı 3. kişi vekili, müvekkiline ait olan hastane laboratuvarında bulunan cihazların haczedildiğini, borçlu firmanın merkezinin İstanbul olduğunu açıklayarak istihkak davasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili, borçlu şirket yetkilisinin haciz mahallinde hazır olduğunu, borçlu şirket ile 3.kişi şirket arasında organik bağ olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, haczedilen menkuller nitelikleri itibari ile sağlık hizmetinde kullanılan malzemelerden olup, haczedilen menkullerin mesnet ve faturalara dayalı zilyetliklerinin ise bilirkişi raporu ile kiralama ve satın alma yolu ile davacı şirket adresinde kullanılan malzemeler olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Dava konusu haciz, davacı 3. kişinin ticaret sicil adresinde yapılmakla birlikte, borçlu şirket ortağı ...haciz mahallinde hazır bulunmuş ve haciz sırasında borçluya ait birçok evrak ele geçirilmiştir. Borçlu şirketin hakim ve tek ortağı ...3. kişi şirketin de ortağıdır. Buna göre, İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı 3. kişi, dava dışı ... Şti. ile arasında yaptığı 6.3.2012 ve 26.3.2012 tarihli iki adet KİT karşılığı cihaz protokolüne delil olarak dayanmış olup, anılan sözleşmelerde cihazların iki yıllığına davacı şirketin kullanımına tahsis edildiği, dava dışı ... Şti'nin de bu cihazları davadışı ... Şti'den 20.3.2012 ve 20.11.2012 tarihli sözleşmeler ile kiralama yolu ile edindiği anlaşılmış olup, davacı 3. kişi mahcuzların kendisine ait olduğunu iddia etmesine rağmen, sunduğu belgelere göre mahcuzların kullanımının 2 yıllığına kendisine sunulmuş olması, yine delil olarak sunulan protokollerin tarihi itibari ile, öncelik sırası açısından, birbiri ile çelişkili olması, bir arada düşünüldüğünde davacı 3. kişinin iddiaları samimi olmayıp, davacı 3.kişi tarafından delil olarak sunulan belgeler mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli görülmemiştir. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.