5. Hukuk Dairesi 2010/20363 E. , 2011/6359 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan zemini tescil harici bırakılan taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Hazineye ve Köy Tüzelkişiliğine karşı açılan davanın husumetten reddine, DSİ. Genel Müdürlüğüne karşı açılan davanın ise kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı DSİ G…
**5. Hukuk Dairesi 2010/20363 E. , 2011/6359 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan zemini tescil harici bırakılan taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Hazineye ve Köy Tüzelkişiliğine karşı açılan davanın husumetten reddine, DSİ. Genel Müdürlüğüne karşı açılan davanın ise kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, kamulaştırmasız el atılan zemini tescil harici bırakılan taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, Hazineye ve Köy Tüzelkişiliğine karşı açılan davanın husumetten reddine, DSİ. Genel Müdürlüğüne karşı açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu kavak ve meyve ağaçlarının zeminde kapladığı alan belirlenerek arazinin kapama kavaklık ve kapama meyvelik niteliğinde kabulü ile gelir metoduna göre net kavak ve meyve geliri esas alınarak değer biçildikten ve zemine ekilebilecek münavebe ürünlerinin net gelirine göre biçilen değer düşüldükten sonra muhtesat bedelinin tespiti yöntem itibari ile doğrudur. Ancak; 1-Dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak görülen 2000/295 esas sayılı dava sırasında yapılan keşif ve alınan rapora göre 61 adet büyük kayısı, 38 adet büyük erik ve 30 adet büyük elma ağacı el atma tarihi olan 2010 yılı itibari ile ekonomik ömürlerini yitirdiğinden, bu ağaçlar çıkartıldıktan sonra geri kalan 7 ceviz ve 12 kayısı ağacının kapladığı alana göre kapama meyve bahçesi bedelinin tespiti gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Taşınmazdaki kavak ağaçlarının el atma tarihi olan 2010 yılı itibari ile yaşları tespit edilip, bunlardan ekonomik ömürleri sona erenler çıkartıldıktan sonra geri kalan kavakların kapladığı alana göre kavaklık bedelinin tespit edilmemesi, 3-Kabule göre, taşınmazdaki meyve ve kavak ağaçlarının enkaz bedellerinin toplamdan indirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.