8. Hukuk Dairesi 2018/1254 E. , 2018/9960 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, ... İli, ... İlçesi, ... Sakarya otoyolu 56.000 km'sinde bulunan toplam 178.224.20 m2 miktarındaki ... A Tipi Otoyol Hizmet T…
**8. Hukuk Dairesi 2018/1254 E. , 2018/9960 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, ... İli, ... İlçesi, ... Sakarya otoyolu 56.000 km'sinde bulunan toplam 178.224.20 m2 miktarındaki ... A Tipi Otoyol Hizmet Tesisinin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 08.09.1998 tarihinde davalı ... İnşaat Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine 10 yıllığına kiralandığını, ancak davalı şirket tarafından sözleşme şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle kira sözleşmesinin feshedildiğini, tahliye tespit tutanağı ile tesisin 25.04.2008 tarihinde yediemin olarak davalı şirkete teslim edildiğini, ... Mal Müdürlüğü ekiplerince yapılan 28.07.2008 tarihli tespit ve 26.01.2009 tarihli devir teslim tutanağına göre davalı şirketin faaliyetine devam ettiğinin tespit edildiği, ... Defterdarlığı Kıymet Takdir Komisyonu kararına göre davalı şirket tarafından Hazine'ye ilişkin taşınmazın otoyol hizmet tesisi olarak kullanılan kısma ilişkin 19.12.2008-25.01.2009 tarihleri arasındaki kullanım bedelinin 37.093,84 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı şirkete bu bedeli ödemesi hususunda yazı gönderildiği ancak davalının ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 19.12.2008-25.01.2009 tarihleri arasındaki haksız kullanım bedeli olan 37.093,84 TL’nin kullanım tarihinden itibaren bankalarca belirlenen en yüksek faiz oranıyla birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı Hazine tarafından kira sözleşmesinin süresi bitmeden haksız ve hukuka aykırı feshedildiğini, bu haksız fesih nedeniyle ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açtıklarını, 2008/290 Esas sayılı dosyanın temyiz incelemesinde olduğunu, müvekkil şirketin 19.12.2008-25.01.2009 tarihleri arasında borcu olmadığını, davacının kendisine yapılan ödemeleri dikkate almadığını, davalının 25.04.2008 tarihle tahliye tespit tutanağı ile şirketin taşınmazı kullanmasını engellediğini, derhal yeni ihale açıp 3.kişiye kiraladığını, bir an için bedel ödenmesi gerekse bile kıymet takdir komisyonunun tespit ettiği bedelin fahiş olduğunu, kira bedeli istiyorsa ancak yasal faiz talep edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile 46.737,730 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz etmiştir. Dava zilyetliğe dayalı ecrimisil istemine ilişkindir. HMK 26/1.maddesi; "Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmünü içermektedir. Somut olaya gelince; davacı Hazine, davalıdan 19.12.2008-25.01.2009 tarihleri arasındaki haksız kullanımı nedeniyle 37.093,84 TL’nin kullanım tarihinden itibaren bankalarca belirlenen en yüksek faiz oranıyla birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın 19.12.2008-25.01.2009 tarihleri arasındaki ecrimisil bedeli 35.177,56 TL ile kullanım tarihinden dava tarihine kadar değişen oranda reeskont faizi üzerinden hesaplanan faiz tutarı olan 11.559,74 TL faiz toplanarak 46.737,730 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olması sebebiyle davacının talebi aşılmış ve faize faiz yürütülmesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.