1. Hukuk Dairesi 2007/6906 E. , 2007/8446 K. "" MAHKEMESİ : GEMEREK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2004 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden malik olduğu ..parsel sayılı taşınmaza, davalının ekmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tet…
**1. Hukuk Dairesi 2007/6906 E. , 2007/8446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GEMEREK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2004 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden malik olduğu ..parsel sayılı taşınmaza, davalının ekmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ....raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; dava konusu ..parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalının taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, taşınmazını davalının sürüp, ekmek suretiyle işgal ettiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Ne varki, mahkemece hükme yeterli bir araştırmanın yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Bilindiği üzere; çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının yada kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşife hazırhale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Daha sonra belirlenen bu durum gözönünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkca gösteren kroki ve rapor alınmalıdır. Somut olaya gelince; mahallinde yapılan keşif sonucu dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından çekişmeli taşınmazı halen kimin kullandığı açıklıkla anlaşılamamaktadır. Bu kişiler 10 yıl öncesi davalının kullandığını bildirmişlerdir. Hal böyle olunca, yukarıdaki ilkeler gözetilerek davalının taşınmaza elatıp, atmadığının, elatma olgusunun devam edip etmediğinin duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir. Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.9.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.