11. Hukuk Dairesi 2022/3374 E. , 2023/7273 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/443 Esas, 2022/447 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/523 E., 2019/274 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü
**11. Hukuk Dairesi 2022/3374 E. , 2023/7273 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/443 Esas, 2022/447 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/523 E., 2019/274 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 35. sınıf da dahil olmak üzere "BİZİM" ayırt edici unsurlu seri markaların sahibi olduğunu, yapılan tanıtım çalışmaları ile Türkiye'de tanınmış marka haline geldiğini, davalının ise "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz ettiğini, bu kullanımın aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, Trabzon ili ve bağlı ilçelerinde işletmelere numara vermek suretiyle "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığını, bu durumun fark edilmesi üzerine işbu markayı kullanan üç işletmeye karşı Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/231 E., 2012/232 E. ve 2012/233 E. sayılı dosyaları ile dava açıldığını, bu davaların davacı lehine sonuçlandığını, kararların kesinleştiğini, kesinleşen yargı kararlarına rağmen "BİZİM" markasının kullanılmasına halen devam edildiğini ileri sürerek davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini, davacının markalarının tescilli bulunduğu sınıflar kapsamındaki hizmetler üzerinden tek başına, yahut sair tali unsurlar ile birlikte kullanmasının, bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini davacı şirketin tescilli markalarının bulunduğu sınıflar kapsamındaki ürün ve hizmetler üzerinde tek başına yahut tali unsurlar ile birlikte taşıyan ürünler üretmesinin, ürettirmesinin, satmasının, sağlamasının, bulundurmasının, satışa arz etmek üzere depolamasının, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlarla kullanmasının ve bu markaları taşıyan ürünlerin reklam, promosyon ve tanıtımını yapmasının önlenmesine ve men edilmesine, davalıya ait bu markayı taşıyan ürünler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrakının ve iş bu dava neticesinde verilecek esas hükme aykırı şekilde, iletilen, satılan, sağlanan, dağıtılan, satışa arzedilen, ithal ya da ihraç edilen, elde bulundurulan, satışa arz etmek üzere depolanan, internet üzerinde yahut sair mecralarda bu amaçlar ile kullanılan reklam, promosyon ya da tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka el konularak, esasa ilişkin hükmün kesinleşmesini müteakip imhasına, kararın kamuya yayın yoluyla duyurulmasına, davalı kullanımının ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açma süreleri yönünden hak düşürücü süreler dolduğundan davanın usulden reddini, tabelalarında “Bizim” ibaresi bulunmadığından açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, tabelalarında "Dükkan Sizin (bakkal amca logosu içinde)", "BAKKAL–23", “her zaman yanınızda”, "MEGA GIDA" yazdığını, davacının işbu davayı açmasında menfaati olmadığını, ticari hayatlarında ve güncel yaşamlarında huzursuzluk yarattığını, bu konudaki tazminat haklarını saklı tuttuklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı vekilinin sunduğu fotoğraf, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu fotoğraf ile davalıya ait iş yerinde keşif sırasında çekilen fotoğraf birlikte değerlendirildiğinde, Trabzon ilinde faaliyet gösteren davalıya ait bakkal dükkanında "BİZİM BAKKAL 23" ibaresinin işletme adı olarak ve markasal olarak kullanıldığı, keşif sırasında işyeri tabelasında "BİZİM" ibaresinin bulunduğu kısmın boyanarak kapatılmış olduğu, işyerindeki fiyat etiketi ve poşet üzerinde de "BİZİM" ibaresinin kullanıldığı, ancak "İ" harfi yerine dans eden insan figürü koyulduğu, bu değişikliğin markaların benzerliğini ortadan kaldırmadığı, bu kullanım şeklinin de davacının markalarının esas unsuru olan "BİZİM" ibaresi ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davacının 35. sınıfta tescilli olan markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresinin tescilli oldukları sınıf ile aynı olan 35. sınıfa dahil hizmetlerde davalı tarafından aynen kullanıldığı, bu nedenle markaların karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, benzer konuda daha önce görülen davalarda, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğuna dair verilen kararların Yargıtay'dan geçerek onandığı, bu durumun davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ticaret unvanında "Bizim" ibaresini kullanmadığı anlaşıldığından ticaret sicilinden unvanının terkini talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "BİZİM" markasının TPMK nezdinde dava dışı Besler Gıda ve Kimya San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı olduğu tespit edildiğinden, davacının bu davayı açmakta menfaati bulunmadığını, markanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde dahi, davacının markasının BİZİM ibaresi olduğunu, davalının "BİZİM BAKKAL" ibaresini kullanmasının önlenemeyeceğini, davacının “BİZİM BAKKAL ibaresinin ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkinine" şeklindeki talebinin reddi ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerine, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada davanın açıldığı tarihte davalıların tabelada veya iltibas yaratacak başka şekilde "BİZİM" markasını kullandığına dair delil bulunmadığını, horon figürlü "BZM" ibaresinin bile "BAKKALIM" ifadesi olmadan asla kullanılmadığını, gerek dava tarihi öncesinde gerek dava tarihi itibariyle, tabelada ve ürünlerde "BİZİM" ibaresinin kullanılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalıların "BİZİM" ibaresini hiçbir zaman tek başına kullanmadığını, "İ" harfi yerine horon tepen insan figürleri olduğu gibi devamında "BAKKAL" ibaresi ile birlikte kullandığını, bu durumun iltibas teşkil etmediğini, davalının kullanımında "BAKKALIM" ibaresinin vurucu unsur olduğunu, ayırt ediciliği zayıf bir markayı seçen kimsenin bunun sonuçlarına katlanmak zorunda olduğunu, kimi bakkalların dava tarihinden önce "BİZİM" ibaresini sildirdiğini, davacının işbu davayı açmakta menfaatinin bulunmadığını, bilirkişi raporunun davalının savunmalarını doğruladığını, şartlı talepte bulunulamayacağından unvan terkini talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 35. sınıfta "BİZİM" ibareli markaların tescilli olduğu, davalının 35. sınıfta marketçilik hizmet sınıfında faaliyet gösterdiği, Mahkemece talimat dosyası ile aldırılan bilirkişi raporunda, davalının işyeri tabelasındaki "BİZİM" ibaresini boya ile kapattığı, raflardaki ürün fiyat etiketlerinde “BİZİM” ibaresinin kullanıldığı, vergi levhasında ticari unvan olarak “BİZİM” ibaresinin kullanılmadığı, alışveriş poşetinde “BZM” ibaresinin yer aldığı, "İ" harfleri yerine horon yapan insan figürleri kullanıldığının tespit edildiği, davacı tarafça ibraz edilen fotoğraflardan dava tarihinde davalı tarafça tabelada "BİZİM BAKKAL" ibaresinin kullanıldığı, daha sonra tabelada BİZİM ibaresinin üzerinin boyandığının anlaşıldığı, davalı tarafça, dava tarihinden önce tabeladaki markasal kullanımın sonlandırıldığının ispatlanamadığı, davacının tescilli markasının, tescil sınıfında davalı tarafça markasal olarak kullanıldığı tespit edildiğinden markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitinin yerinde olduğu, davalı tarafın plastik poşetlerde "İ" harfi yerine horon tepen insan figürünü kullanmasının markasal kullanıma ayırt edicilik katmadığı, ibarenin "BİZİM" olarak okunmasına engel olmadığı, markasal kullanımda asıl unsur "BİZİM BAKKAL" ibaresi olup, markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi gözönüne alındığında, iltibas tehlikesi bulunduğu, “BİZİM” ibaresini ticaret sicilinde davalı tarafça ticaret unvanı olarak kullanımına rastlanmadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalının davacıya ait "BİZİM" esas unsurlu tescilli markalarının esas unsurunu oluşturan "BİZİM" ibaresini işyeri tabelasında, plastik poşetler üzerinde, fiyat etiketlerinde kullanmak sureti ile marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tepsitine, davalının marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalının işyeri tabelasındaki "BİZİM" markasının kullanımına son verilmekle, ref talebi konusuz kaldığından bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ürün raflarındaki fiyat etiketlerindeki "BİZİM" ibaresinin kapatılmasına, plastik poşetlere el konularak karar kesinleştiğinde imhasına, diğer ref taleplerinin reddine, hüküm özetinin ilanına, ticaret unvanı terkini talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile ticaret sicilinde unvan kaydı bulunması halinde terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.