T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1328 Esas KARAR NO : 2025/1952 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/943 Esas- 2023/283 Karar TARİH: 24/03/2023 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak), (Menfi Tespit), (Manevi Tazminat), (Senet İadesi) KARAR TARİHİ: 20/11/…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1328 Esas KARAR NO : 2025/1952 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/943 Esas- 2023/283 Karar TARİH: 24/03/2023 DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak), (Menfi Tespit), (Manevi Tazminat), (Senet İadesi) KARAR TARİHİ: 20/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ticari işletmesi bulunmakla, davalı banka şubesi ile çalışmakta iken pos cihazı için davalı bankaya müracaat ettiğini, davalı bankanın, davacı müvekkiline yazar kasa-pos ve bu cihazın bağlı bulunduğu hesaba KMH (Kredili Mevduat Hesabı) teklif ettiğini, davacı müvekkilinin bankanın teklifini kabul ettiğini ancak aradan geçen uzun süreye rağmen yazar kasa-pos cihazının kullanıma açılmamış ve cihazın bağlı olduğu hesaba KMH tanımlanmamış olduğunu, bunun üzerine davacı müvekkilinin, davalı bankanın Genel Müdürlüğüne şikayette bulunduğunu, yapılan şikayet sonrasında davalı banka şubesince davacı müvekkiline 30.000,00 TL, %0 faizli kredi ve hesaba 70.000,00 TL KMH tanımlanmasının teklif edildiğini ancak bunun olması için ipotek ve kefil gerektiğinin söylenildiğini, davacı müvekkiliin şahsına ait tapu suretini ve kefillere ilişkin belgeleri şube müdürüne sunduğunu, bu işlemler esnasında davalı bankaca KMH için 50.000,00 TL bedelli senet imzalatıldığını, bu işlemlerden bir süre sonra davalı banka şube müdürünün, davacı müvekkilini aradığını ve 6 ay önce müfredatın değiştiğini, bu sebeple kredi ve KMH işlemlerinin gerçekleşemeyeceğini beyan ettiğini, davalı bankanın kendi tekliflerini yerine getirmediği gibi birde davacı müvekkilinden 750,00 TL ekspertiz ücreti talep ettiğini, davacı müvekkilinin, yaşamış olduğu bu olay üzerine, davalı bankaya Büyükçekmece 13. Noterliği'nin 11/11/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, adına kayıtlı olan yazar kasa-posun iptalini, davalı banka nezdinde bulunan bütün banka hesaplarının kapatılmasını, otomatik ödeme talimatlarının ödenmesini, 50.000,00 TL bedelli senedin ve pos-yazar kasa, pos/KMH ve diğer işlemler için imzalamış olduğu evrakların iadesini istediğini ancak davalı bankanın, davacı müvekkilinin hiçbir talebini yerine getirmediğini ve Büyükçekmece 13. Noterliği'nin 30/11/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile pos cihazı bedeli olarak 1.188,00 TL talep ettiğini, bu nedenle müvekkilinin 13/01/2017 tarihinde davalı banka hesabına 1.188,00 TL ödeme yaptığını, davacı müvekkilinin, davalı banka ile çalışmayı bıraktığını ve başka bankalar ile çalışmaya başladığını, davacı müvekkilinin ticari işletmesi bulunduğundan kredi kullanma durumunun söz konusu olduğunu, sürekli çalışmaya başlamış olduğu...Gürpınar Şubesine kredi başvurusunda bulunduğunu, ilgili bankanın davacı müvekkiline davalı bankaya 2.150,00 TL borçlu olduğunu ve davalı bankanın bu bedeli takip konusu yaptığını, bu sebeple kendisine kredi veremeyeceklerini söyleyerek kredi talebini reddettiğini, müvekkilinin, davalı bankaya hiçbir şekilde borcunun bulunmadığını, davalının eylemleri sebebiyle davacı müvekkilinin hem ticari itibarının zedelendiğini, hem kredi notunun düştüğünü, hem de şahıs olarak kişilik haklarının ihlal edildiğini, müvekkilinin, davalı banka nezdinde bulunan hesaplarında bulunan paraları talep ettiğini ancak davalı banka kendisine hiçbir şekilde ödeme yapmayacağını söyleyerek davacı müvekkilinin parasına el koyduğunu, bu sebeple hesabında ne kadar para olduğunun müvekkili tarafından tam olarak bilinmediğini, davalı banka tarafından KMH hesabı için müvekkiline imzalatılmış olan senetin de hala iade edilmediğini beyanla davacı müvekkilinin, davalı bankaya 2.150,00 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı banka nezdinde bulunan banka hesaplarındaki bedellerin tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, davalının eylemleri sebebiyle davacı müvekkilinin kredi notunun düşmesi, ticari itibarının zedelenmesi ve kişilik hakları ihlal edilmiş olduğundan 50.000,00 TL manevi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, davalının elinde bulunan ve karşılığı olmayan vadesi ve tanzim tarihi doldurulmamış olan 50.000,00 TL bedelli senedin iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil banka arasında 19/10/2016 tarihli Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, iş bu sözleşmenin 2.7. maddesinde komisyon, vergiler ve masraflar düzenlenmiş olup, 2.7.1 maddesinde; "bankanın sözleşme ile ekleri uyarınca açtığı ve açacağı her türlü krediler ile hesaplar ve aldığı teminatlar ile ilgili olarak iktisadi koşullar çerçevesinde bankanın belirletiği/belirleyeceği veya yetkili merciler tarafından saptanan veya ileride saptanacak olan oranları geçmemek üzere her nevi komisyon, kesinti, masraf, hesap işletim ücretlerini, fon ve bankacılık sigorta muameleleri vergisi (BSMV) kaynak kullanımını destekleme fonunu, (KKDF) gibi yasal ve banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf, vergi ve sair giderleri ve bunların gider vergilerini müşteri bankaya derhal ödemekle yükümlüdür." düzenlemesinin, 2.7.4. maddesinde "Müşteri, kanun veya diğer düzenlemeler sonucu bankaya yapacağı ödemelerden bir kesinti yapılmasının zorunlu olması halinde, bu kesinti yapılmamış olsaydı bankanın eline geçecek net tutara eşit tutarda bir ödemeyi teminen ilave ödeme yapmayı kabul eder." düzenlemesinin, 2.7.5. maddesinde; "Teminatlarla ilgili tesis, muhafaza, fek ve bunlarla sınırlı olmaksızın her türlü işlemleri, gerektirdiği tüm vergi, resim, harç, tarh edilebilecek cezaları, sigorta pirim, noter masrafları ve sair masraflar ile, bunlarda meydana gelebilecek değişikliklerin tamamı müşteri tarafından ödenecektir." düzenlemesinin, 2.7.6. maddesinde; "Müşteri, hesabın kat edilmesi veya kredi veya teminat ilişkisinden dolayı bankanın göndereceği ihtarname veya belgeler için yapacağı her türlü masrafları, noter masraflarını ve benzeri giderleri de bankaya nakden ve defaten derhal ödemeyi kabul eder." düzenlemesinin, 2.7.7. maddesinde; " Müşteri, talep ettiği ve bankaca kendisine tahsis edilen kredi kullanmaktan tek taraflı iradesi ile vazgeçmesi veya kendisinden kaynaklanan sebeplerle taahhüt ettiği kredi koşullarını yerine getirememesi halinde, bankanın ilgili kredinin dosyalama, ekpertiz masraflarını, tahsis edilen kredinin hiç ya da süresinde, tamamen veya kısmen kullanılmamasından kaynaklanan komisyonlarını ve bunlarla sınırlı olmamak üzere tüm masraflarını nakden ve defaten derhal ödemeyi kabul eder." düzenlemesinin yer aldığını, davacının 14/10/2016 tarihinde "Üye iş yeri aidatlı Çalışma Taahhütnamesi" imzalayarak müvekkili banka şubesine verdiğini, kullanacağı kredilerinin teminatını sağlamak üzere taşınmaz ipoteği vermek üzere, bildirdiği taşınmaza ekspertiz incelemesi yaptırdığını, bu taşınmazdan dolayı ekspertiz yapan ...Değerleme ve Danışmanlık A.Ş.'ye 608,38 TL ödeme yapıldığını, davacının ödemesi gereken masraf ve üyelik ödemelerini yapmaması üzerine, iş bu sözleşme ve taahhütnameleri çerçevesinde fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı tutularak muhataba üye iş yeri sözleşmesine istinaden yapılan işlemlerden doğan komisyon bedeli, pos aidatı, üyelik aidatı, cihaz bedeli ve sair alacaktan kaynaklanan kredi hesaplarının kat edildiği, borçlarının muaccel kılındığı ve borcunu temerrüt faizi ve ferileriyle birlikte ödenmesi için Büyükçekmece 13. Noterliğinin 30.11.2017 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, iş bu ihtarname nedeniyle de masraf yapıldığını, davacının ihtarnamede belirtilen 1,188,00 TL'yi ödediği halde, hesaplarının kat edilmesi nedeniyle, hesap kat tarihinden ödeme tarihine kadar geçen sürede işleyen faiz ile birlikte 608,38 TL Ekspertiz bedelini ve Noter ihtarname masraflarını ödemediğini, davacının bankaca tahakkuk eden iş bu borcu ödememesi üzerine hakkında İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının açmış olduğu iş bu dava ile, müvekkiline 2.150,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiğini, öncelikle müvekkili banka tarafından belirtilen miktarda bir alacağı olduğuna ilişkin hiç bir ihtarname keşide edilmediğini, davacının müvekkili banka hesaplarında her hangi bir bedel bulunmadığını, davacının manevi tazminat talebinin de kabul edilemeyeceğini, zarar gördüğüne dair ispat yükünün davacıya ait olduğunu ancak dava dilekçesi ve ekli belgelerden zarara ilişkin bir belgeye rastlanmadığını, davacı ile müvekkili banka tarafından imzalan Kredi Sözleşmesi çerçevesinde ve davalı yanın kullandığı / kullanacağı krediler ile müvekkili bankanın teminatını karşılamak üzere davacı yandan 50,000,00 TL bedelli 1 adet senet alındığını, davacının halen borcu bulunmakta ve müvekkilinin riskleri tamamen kapanmamış olduğundan, senedin iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 24/03/2023 tarih 2022/943 Esas- 2023/283 Karar sayılı kararında;"....Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, 19/10/2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, 14/10/2016 tarihli Üye İş yeri Aidatlı Çalışma Taahhütnamesi, 19/03/2018 ve 25/01/2019 havale tarihli bilirkişi kök ve ek raporları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 2020/1018 Esas 29/09/2022 tarih ve 2022/1312 Sayılı Kaldırma Kararı ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı banka arasında 19/10/2016 tarihli 50.000,00-TL limitli Genel Kredi sözleşmesi ve 14/10/2016 tarihli Üye İş yeri Aidatlı Çalışma Taahhütnamesi imzalandığı, bu taahhütname ile davacının yazar kasa-POS cihazı bedeli olan 1.188,00-TL'yi 12 ay süreyle ayda 99,00-TL aidat bedeliyle 12 ayda ödemeyi, ayrıca POS aidatı olarak da her ay 25,00-TL ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, davalı bankanın kredi sözleşmesinin teminatı olarak 50.000,00-TL bedelli senet aldığı, dosya içerisinde mevcut ve hükme esas alınan 19/03/2018 ve 25/01/2019 havale tarihli bilirkişi kök ve ek raporlarında bankanın alacağı olarak tespit edilen bedelin davacı tarafça istinaf aşamasında icra dosyasına ödenerek borcun kapatıldığı, kaldı ki sözleşme teminatı olarak alınan senedin kredi kullandırılmadığından davacıya iadesi gerektiği, davacının 817-9100676 nolu mevduat hesabından usulsüz ya da mükerrer olarak tahsil edilen herhangi bir borç kalemine rastlanılmadığı, bu nedenle davacının alacak taleplerinin ispatlanamadığı, ayrıca davacı tarafça her ne kadar 2.150,00-TL davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş ise de; davalı banka kayıtlarında böyle bir alacağın gözükmediği, kaldı ki davacının davalı bankadan değil başka bir banka personelinden böyle bir borcu olduğunu öğrendiğini beyan etmesi karşısında davalı banka kayıtlarında yer almayan 2.150,00-TL menfi tespit talebinin de reddi gerektiği, davalı banka kanunun ve sözleşmenin verdiği yetkiye, özellikle TBK nun sözleşmenin feshine ilişkin hükümlerine dayandığından, 6098/TBK m. 58 hükmü uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için, davacının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek nitelikte vakıalar ortaya koyması ve buna ilişkin kanıtlayıcı delillerini ikame etmesi gerektiği, 6100/HMK m. 190/1 hükmü uyarınca hem vakıalar hem de buna ilişkin ispat edici delilleri gösterme yükü, yani ispat yükünün davacıda olduğu dikkate alınarak bankanın hukuka aykırı davranışı bulunmadığından bu hususları tesbit eden bilirkişi raporu esas alınarak koşulları bulunmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-19/10/2016 tarihli kredi sözleşmesinin teminatı olmak üzere alınan 50.000,00-TL bedelli senedin davalı bankadan alınarak davacıya İADESİNE, 2-Menfi tespit ve alacak istemleri ile açılan davanın ispatlanmadığından, manevi tazminat istemi ile açılan davanın şartları oluşmadığından REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu teminat senedinin, sözleşmeden doğan borçların teminatı olarak verildiğini, dava tarihinde borçlu tarafından sözleşmeden doğan borçları ödenmediğinden, dava tarihi itibariyle teminat senedinin iade edilmemesinde hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını, davanın konusunun, 19/10/2016 tarihli kredi sözleşmesinin teminatı olmak üzere alınan 50.000,00 TL bedelli senedin davalı yana iadesine ilişkin olduğunu;Dava konusundan da anlaşılacağı üzere, talep konusu yapılan bononun bir teminat senedi olduğunu, işbu teminat senedinin, müvekkili banka ile akdedilen 19/10/2016 tarihli sözleşmede belirlenen edimlerin yerine getirilmemesinin teminatı olarak alındığını, işbu dava dosyası ile birleşen Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/329 E. Sayılı dosyasından verilen karardan da görüleceği üzere, davalı borçlunun 19/10/2016 tarihli sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödememesi üzerine hakkında Büyükçekmece 3. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibine vaki itirazı üzerine de belirtilen dosyadan açılan itirazın iptaline ilişkin davanın kabulünden sonra borçlu tarafından bu borcun ödendiğini; İşbu icra dosyası ve birleşen dava dosyası kararından da görüleceği üzere, davacı teminat senedini iade edilmesini talep ettiği tarihte sözleşmeden doğan borçlarını tamamen ödememiş bulunduğundan, müvekkili bankanın sözleşmenin teminatı olarak almış olduğu teminat senedini iade etmemesinde hukuka aykırı bir işlem bulunmadığını, davacı yanın, sözleşmeden doğan borcunun iş bu davayı açtıktan yıllar sonra, birleşen dava dosyasından verilen itirazın iptali kararından sonra ödediğini, bu nedenle Yerel mahkemece verilen kararın yasaya açıkça aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesi ile üye işyeri sözleşmesi uyarınca davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti, kredi sözleşmesi nedeniyle verilen teminat senedinin iadesi, banka nezdindeki hesaplarda bulunduğu iddia edilen paranın iadesi ve davalı bankanın eylemleri nedeniyle ticari itibarın zedelendiğinden bahisle manevi tazminat talebine ilişkindir.Mahkemece 25/12/2019 tarihli, 2017/63 Esas ve 2019/1370 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne ve teminat senedinin davacıya iadesine karar verilmiş, kararın davacı vekilinin vaki istinafı üzerine Dairemizin 29/09/2020 tarihli, 2020/1018 Esas ve 2022/1312 Karar sayılı kararı ile; tüm talepler hakkında karar verilmediği ve hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluştuğundan bahisle HMK'nın 353/1-a4 ve 355. maddeleri uyarınca kaldırılmasına karar verilmiş, Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yukarıda açıklanan gerekçe ile davacının menfi tespit, alacak ve manevi tazminat taleplerinin reddine, teminat senedinin iadesi talebinin ise kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili; dava tarihi itibariye davacının, davalı bankaya olan tüm borçlarını ödemediği, davadan sonra borçların ödenmesi sebebiyle teminat senedinin iadesine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davalı banka ile davacı arasında 19/10/2016 tarihli ve 50.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi ile 14/10/2016 tarihli üye işyeri aidatlı çalışma taahhütnamesinin imzalandığı, davalı banka tarafından davacıya gönderilen 30/11/2016 tarihli Noter ihtarnamesi ile; taraflar arasında imzalanan üye işyeri sözleşmesi nedeniyle komisyon bedeli, cihaz bedeli, pos aidatı ve bunların faiz ile ferilerinden oluşan toplam 1.188 TL borcunu tebliğden itibaren 7 günlük süre içerisinde ödemesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davacıya 23/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından davalı bankaya 16/01/2017 tarihinde 1.255,84 TL ödeme yapıldığı, bundan sonra davacı tarafından eldeki davanın 13/07/2017 tarihinde açıldığı, bu tarihe kadar davalı banka tarafından davacıya başkaca bir kat ihtarnamesi gönderilmediği ve borç ihbarında bulunulmadığı, davanın açılmasından sonra, 03/08/2017 tarihinde İstanbul 7. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile 1.384,84 TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takipte talep edilen 998,88 TL asıl alacağın 608,38 TL'sinin ekspertiz ücreti, 350,63 TL'sinin ihtarname masrafı, 24 TL'sinin ihtar posta masrafı ve 11,98 TL'sinin ise kat ihtarnamesinde bildirilen ve ödenen alacaktan kalan kısım olduğu, söz konusu takip borcunun da karar tarihinden önce ödendiği, takipte talep edilen alacaklardan yalnızca ekspertiz ücretinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, öte yandan davalı banka tarafından davacıya herhangi bir kredi kullandırılmadığı gibi dava konusu senedin, genel kredi sözleşmesinin ve sözleşmeden doğacak tüm masrafların teminatı olduğuna dair senet üzerinde veya genel kredi sözleşmesinde bir düzenleme olmadığı, karar tarihi itibariyle davacının davalı bankaya genel kredi sözleşmesi nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığı, dava tarihi itibariyle de ekspertize ödenen ücretin davacıya rücu edilmediği ve senedin bu alacağın teminatı olarak verildiği ispat edilemediğinden davacıya iadesine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 3.415,50 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 20/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.