TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/04/2023 NUMARASI : 2021/640 Esas 2023/260 Karar DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/10/2021 KARAR TARİHİ : 28/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1028 Esas 2025/1379 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1028 KARAR NO : 2025/1379 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/04/2023 NUMARASI : 2021/640 Esas 2023/260 Karar DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/10/2021 KARAR TARİHİ : 28/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait olup davalı sigorta şirketine 09.07.2020-09.07.2021 tarihleri arasında 104852016 numaralı kasko sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın 04.08.2020 tarihinde karışmış olduğu tek taraflı trafik kazasında eksper raporu ile belirlendiği üzere KDV dahil 50.740,00 TL hasara uğramış olduğunu, dolayısıyla davalı kasko sigorta şirketinin ilgili sigorta ve Yargıtay kararları gereği davacıya ait araç hasar tutarını karşılamakla mükellefi olduğunu, davacı şirket tarafından ayrıca 980,00 TL de eksper ücretinin ödendiği iddia ederek, davalı sigorta şirketinden davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarı için 50.740,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile 980,00 TL de eksper ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine kasko sigortalı olduğu kabul edilerek, davacı tarafın taleplerine dayanak ekspertiz raporunun hatalı ve raporda yapılan hesaplamaların da fahiş olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte, hasar hususunda hazırlanan eksper raporunun da kabul edilir olmadığını, ekspertiz raporunda belirtilen Oto Servis firması ile davalı şirketin iskonto sözleşmesinin bulunduğu ve işlem gören parçalar iskonto uygulandığı ve muadil parçalarla hesaplama yapıldığını, dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapıldığında söz konusu hususların dikkate alınmaları gerektiğini, sigorta teminatı kapsamı dışında olmakla, davacı tarafça sunulan raporda hesaplamaya KDV ilave edilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça, davalı tarafa müracaat edildiğinde fatura vb. sunulmadığı ve dolayısıyla da KDV ilave edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kabul etmemekle birlikte müterafik kusur veya ağır kusur tespit edilmesi durumunda tazminattan indirim yapılması gerektiğini, sorumluluklarının kasko sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmakla, kazanın meydana gelmesindeki sürücü kusur oranlarının da belirlenmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacının dava konusu kaza nedeniyle zarara uğradığı, zararın poliçe kapsamında olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 50.740,00-TL hasar tazminatı ve 980,00-TL eksper ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava hakkının dain-i mürtehin olan dava dışı bankada olup muvafakat alınmadığından davacının iş bu davayı açamayacağından, hasar bedeline KDV'nin dahil edilemeyeceğini, davalı şirket ile anlaşmalı olduğu servis arasında uygulanabilecek iskontonun bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıklarını, aksi halde de yargılama giderinden sayılması gerektiğini, yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasar bedeli ve expertiz ücretinin kasko sigorta poliçesi kapsamında davalıdan avans faizi ile tahsili talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, poliçe, ekspertiz raporu, tramer kayıtları, bilirkişi raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur. 15/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı sigorta şirketine Kasko Sigortalı olup davacıya ait ... plakalı Belediye Halk Otobüsü sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olduğunu, olay yeri yolun yapım, bakım ve tehlike arz etmez şekilde bulundurulmasından sorumlu ilgili ... Belediyesi'nin meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 Sayılı KTK.nun 13/b-c. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğunu, davacıya ait ... plakalı araç hasar tutarının KDV dahil 50.740,00TL olduğu bildirilmiştir. Dosya kapsamından, davalı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı davalı şirkete ait ... plakalı otobüsün 04/08/2020 tarihinde seyir halinde iken kasis üzerinden geçtiği esnada kasisin yüksek olması nedeniyle kartere zarar vermesi şeklinde meydana gelen kaza sonucunda hasarlandığı, mahkemece alınan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere kazanın meydana gelmesinde yolun bakım ve onarımından sorumlu ... Belediyesi'nin hizmet kusuru bulundu, kasisin standartlara uygun olmaması nedeniyle meydana gelen zarardan %100 ... Belediyesinin sorumlu olup davacının kusurunun bulunmadığı, kaza nedeniyle davacı aracında parça+ işçilik+ KDV olmak üzere toplam 50.740,00-TL hasar oluştuğu, davacının eldeki davayı açmadan önce yaptırdığı ekspertiz incelemesi nedeniyle 980,00-TL exper ücreti ödediği, sigortalı aracın 09/09/2022 tarihinde davacı şirket tarafından dava dışı ... isimli kişiye satıldığı ve böylelikle davacının eldeki dava yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kazanın davacı sigortalının bildirdiği şekilde meydana gelip gelmediği, dolayısıyla kaza sebebiyle araçta oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mal sigortaları türünden olan kasko sigorta poliçesinin teminat kapsamına giren hususlar Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A/1. maddesinde belirlenmiştir. Diğer taraftan TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Kanunun 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına dair iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. Maddesinde sayılan hallerden olması gerekmektedir. Sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Yukarıda anılan kanun ve sigorta genel şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıdadır. Davalı sigorta şirketi, davacı tarafından 22 gün sonra araçta oluşan kazanın bildirilmiş olması sebebiyle usul ve yasaya uygun olarak ihbar mükellefiyetinin yerine getirilmediğini, sigortalı araç üzerinde araştırma ve inceleme yapma hakkının ortadan kaldırıldığını, dolayısıyla da kaza sonuçta sigortalı araçta oluşan hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını iddia etmiştir. Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin göz önünde tutulması gerekir. Bu itibarla da, somut olayın özellikleri gereği kazanın davacı sigortalı tarafından ihbar edildiği şekilde gerçekleşmediği ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı sigortalıya geçmediği dikkate alınarak; davalı sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ile birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı sigorta şirketinin olayda kazanın ihbar edildiği şekilde gerçekleşmediğini somut delillerle ispatlayamadığından araçta oluşan hasardan sigorta poliçesindeki teminat kapsamında sorumlu olduğunun kabulü gerekmiştir. (Bkz. aynı yönde Yrg. 17. HD'nin 04.04.2019 tarih ve 2016/9594 E- 2019/4109 K. sy. Kararı.. ). 6102 sayılı TTK'nın 1459.maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesinde dava konusu uyuşmazlık kapsamında iskonto uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığı gibi ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu ileri sürülen iskonto esas alınarak yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulanmamasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Yine, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi olduğuna dair hüküm gözetildiğinde davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabi olacağı kuşkusuzdur. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi gerekir. Nitekim Yargıtay 17. HD'nin emsal nitelikteki 13.11.2017 tarihli ve 2016/18474 Esas-2017/10417 Kararı, 18.10.2017 tarihli ve 2016/17754 Esas, 2017/9306 Kararı, 26.10.2015 tarihli ve 2015/2185 Esas, 2015/11238 Kararı sayılı kararları da bu yöndedir. Öte yandan davalı vekilinin yasal faize hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebine gelince; dava konusu tazminat talebi TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından ve bu tür sözleşmeler TTK.’nun 3. ve 4. maddeleri hükmü uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, mutlak ticari işler kapsamında bulunduğu ve davacının da tacir olduğu gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davacının tazminat alacağına davacının talebi doğrultusunda avans faizine hükmedilmesi de yerindedir. Nitekim Yargıtay 17. HD'nin de 16.05.2018 tarihli ve 2016/10978 Esas-2018/5122 Karar sayılı ve 2015/11957 Esas-2018/9334 Karar sayılı emsal nitelikteki kararları da bu yöndedir. Bununla birlikte, her ne kadar ilk derece mahkemesince ekspertiz ücreti olan 980,00 TL'yi hasar bedeli olan 50.740,00 TL'ye eklenerek toplam 51.720,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, davacı yanca yapılmış olan 980,00 TL ekspertiz ücreti yargılama giderlerinden olup, tazminata eklenerek karar verilemez. Yargılama gideri türünden değerlendirilerek (yargılama giderine eklenerek, davanın kabul / ret oranına göre) bu konuda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olmakla (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2010 tarih ve 2010/4924 Esas 2010/10743 Karar sayılı ve aynı Dairenin 06/11/2014 tarih ve 2014/15868 Esas 2014/15196 Karar sayılı emsal içtihatları) davalı vekilinin buna yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının ekspertiz ücreti yönünden kaldırılması ile davanın kabulüne ve ekspertiz ücretinin yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2023 tarih ve 2021/640 Esas 2023/260 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca ekspertiz ücreti yönünden KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile, 50.740,00 TL'nin, dava tarihi olan 25/10/2021 tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 3.532,99 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 866,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.666,47 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin TKHK.m.73/A-4 hükmü gereği 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 112,15 TL posta ve davetiye gideri, 1.000-TL bilirkişi gideri, 980,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 2.092,15 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın HMK'nun 333.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, B)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 883,25 TL harcın talep halinde davalıya iadesine, 2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 28/11/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-