10. Hukuk Dairesi 2024/2105 E. , 2024/7519 K. MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2022 E., 2023/1860 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/106 E., 2023/206 K. Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istina…
**10. Hukuk Dairesi 2024/2105 E. , 2024/7519 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2022 E., 2023/1860 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/106 E., 2023/206 K. Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.07.2011 tarihinde ... bünyesinde elektrik teknisyeni olarak çalışmaya başladığını, 25.10.2013 tarihinde Siverek İlçesine bağlı ... Köyü ... mezrasından elektrik arızası ihbarı gelmesi üzerine bir grup işçiyle birlikte söz konusu arızayı gidermek için yola çıktığını, elektrik direğindeki arzıyı gidermeye çalışırken iş kazası geçirerek yaralandığını, belinde çok sayıda kırıklar oluştuğunu malul kaldığını belirterek, müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezliğinden dolayı maddi tazminat, ayrıca olaydan dolayı yaşanan keder ve elemden dolayı da manevi tazminat hükmedilmesini talep ve dava ederek 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini neticeten 769.924,14 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı ... ve Dağıtım A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazları olduğunu, davacının şirketleri çalışanı olmadığını, ayrıca yaşanan olayda müvekkilinin kusur olmadığını, davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; dosya kapsamına göre gerek kurum sağlık kurulu raporu, gerek Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve gerekse Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranı %36,2 olarak belirlendiğinden mahkememizce raporlara itibar edilerek davacının meydana gelen iş kazasında %36,2 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğradığı, Kurum denetim raporunda asıl işveren şirket ... ve alt işveren ... Mühendislik şirketinin kusurları ayırt edilmeyip müşterek ve müteselsil kusur oranları %75 olarak belirlenmiş, mahkememizce alınan raporda ise sorumluluklar ayrı ayrı belirlenerek toplam %70 kusur izafesi yapıldığı, kusur oranları arasında somut bir çelişki olmayıp mahkemece alınan rapor ayrıntılı ve netime açık olmakla itibar edilmiş ve meydana gelen iş kazasında ... Elektrik Dağıtım A.ş'nin %35, ... Mühendislik Elektrik Proje İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin %35 ve kazazedenin %30 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, Yargıtay içtihatları gereğince kurumun açtığı rücu davalarında pasif dönem hesaplamaya dahil edilmemekte ise de iş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında pasif dönemin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği belirtildiğinden mahkemece kök rapora itibar edilerek maddi tazminat tutarı olarak belirlenen 769.924,14 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline hükmedildiği, manevi tazminat yönünden ise kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumları, ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü, kaza nedeniyle davacının yaşadığı acı ve mağduriyet oranı dikkate alınarak 35.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu kabul edilerek maddi ve manevi tazminatların kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın iş kazası olmadığını, yerel mahkemece iş kazası tespiti yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin iş sağlığı ve güvenliği yönünden gerekli bütün tedbirleri aldığını, yerel mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunun somut olaya uygun olmadığını, davacının kendi ihmali ile iş kazasının meydana geldiğini, gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verildiğini, hüküm altına alına manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Somut olayda mahkemece hükme esas alınan tarihli raporda iş kazasının meydana gelmesinde asıl işveren sıfatına sahip davalı şirket ile dava dışı alt işveren sıfatına haiz ...... Ltd. Şti.'nin %70 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiği ve kazanın meydana geliş şekli ve tanık beyanları, ceza dosyasındaki beyanlar göz önüne alındığında somut olayda kusur oranlarının isabetli olduğu, Somut olayda, 25.10.2013 tarihinde davacının davalı asıl işveren nezdinde elektrik teknisyeni olarak çalışırken, elektrik akımına kapılması sonucu yaralandığı, olayın iş kazası olduğu ve kaza sonucu oluşan sürekli iş göremezlik oranının %36.20 olduğu ihtilafsız olduğu, somut olayda, iş kazası sonucu yaralanan işçinin kaza tarihindeki yaşı, olayın oluş şekli, sürekli iş göremezlik oranı, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, paranın satın alma gücü ile dosya kapsamı nazara alınarak yapılan değerlendirme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince manevi tazminat alacağının yazılı tutarda hüküm altına alınmasının isabetli olduğu belirtilerek HMK'nun 353/1-b-1.maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kusur sorumluluğu olmadığını, iş kazasının gerçekleştiği işin ihale usulü ile yüklenici firmaya verildiği, dolayısıyla yönetim hakkının yüklenici firmada olduğunu, müvekkil şirketin sadece ihale konusu işin sözleşme ve şartnamelere uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleme yetkisine sahip olduğunu, yüklenici firma çalıştıracağı işçileri kendisi işe alacağını, kendi adına sözleşme yapacağı ve gerekli talimatları kendisinin vereceğinin belirgin olduğunu, iş sözleşmesi kapsamında da işçilere ücretlerini ödemek ve ücret bordrolarını düzenlemek ödevinin yükleniciye ait olduğundan bağımsız bir işveren olarak kabulü gerektiğini, müvekkil şirketin meydana gelen kazadan sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkil şirkete kusur yüklenmesi ne yasal mevzuat gereği ne de emsal Yargıtay kararları doğrultusunda mümkün olmadığını, müvekkilin sorumluluğuna gidilebilmesi için kazanın bakım onarım eksikliği veya yapımdaki teknik hatadan meydana gelmiş olması gerektiğini, somut olayda bakım onarım eksikliğinin teknik hata olarak tespit edilmemiş olduğunu, ıslahın zamanaşımına uğradığını, hesapta TRH 2010 tablosu dikkate alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca davacı kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, manevi tazminatın da fazla belirlendiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlığın iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı kanunun 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49,50,51,52,53,54,55 ve 56.maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir. 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2023 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, davacı lehine 35.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, manevi tazminat isteminden kısmen kabul edilen miktarın maddi tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak, kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle hükme esas alınan kusur raporunda kusur oran ve aidiyetlerinin, sürekli iş göremezlik oranının ve hesap raporundaki tespitlerin dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun belirlenmiş olmasına ve davalı vekilinin temyiz itirazı olarak ileri sürdüğü sebeplerin, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu da dikkate alındığında davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, maddi tazminat hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu hüküme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3. Aşağıda dökümü yapılan bakiye karar harcının davalıdan tahsiline, 4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.