11. Hukuk Dairesi 2009/8549 E. , 2011/7510 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 2/05/2009 tarih ve 2007/413-2009/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21/06/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... ve ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan ta…
**11. Hukuk Dairesi 2009/8549 E. , 2011/7510 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 2/05/2009 tarih ve 2007/413-2009/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21/06/2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... ve ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalı şirketin %50 pay sahibi olduğunu, bu payını 07.06.2006 tarihli noter devir sözleşmesi ile diğer davalıya devir edeceğine dair sözleşme imzalandığını, devrin TTK.nun 520. maddesindeki koşulları taşımadığını, pay defterine yazılmadığını, davalı şirketin aile şirketi niteliğinde olduğunu, 2006 yılında şirketten ayrılmak istemesi üzerine tüm hak ve alacaklarının verileceği taahhüdü ile diğer davalıya devrin yapıldığını, devir sözleşmesinden bir ay sonra şirkete döndüğünü, davalı devir alanın hiçbir bedel ödemediğini, güveninin kötüye kullanıldığını ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, hisse devir sözleşmesinin iptaline, olmadığı takdirde devrin geçerli olmaması nedeniyle müvekkilinin ortaklığının devam ettiğine, bu istemin de kabul edilmemesi halinde hisse devir bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete husumet düşmeyeceğini, devrin yasal koşulları taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı şirketteki payını noter devir sözleşmesi ile diğer davalıya devir ettiği, bu devre ortakların tamamının muvafakat ettiği, daha sonra pay defterine yazıldığı, her ne kadar pay defterinin açılış tasdiki bulunmamakta ise de TTK.nun 66/1. maddesi uyarınca defterin niteliği gereği tasdik mecburiyetinin olmadığı, davacının, devir bedelini aldığı hususunu sözleşmede açıkladığı, ayrıca ibraname verdiği, alacak bakımından yemin deliline de başvurulmadığı, devrin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.