DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/909 E. , 2024/1802 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/909 Karar No : 2024/1802 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2- ... Derneği VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/11/2022 tarih ve E:2022/6975, K:2022/6513 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 08/05/2021 tarih ve 31478 sayı
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/909 E. , 2024/1802 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/909 Karar No : 2024/1802 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2- ... Derneği VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/11/2022 tarih ve E:2022/6975, K:2022/6513 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 08/05/2021 tarih ve 31478 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Ek 16. maddesi uyarınca Hatay ili, İskenderun ilçesi, ... mahallesinde bulunan bazı alanların orman sınırları dışına çıkartılması hakkında kararın yürürlüğe konulmasına ilişkin 07/05/2021 tarih ve 3976 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/11/2022 tarih ve E:2022/6975, K:2022/6513 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi, 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi, 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile beşinci fıkra hükmüne yer verilip 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrasında, "Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından yararlanma hakları vardır. Yardımların insan onurunu zedelemeyecek koşullarda sunulması zorunludur." kuralının yer aldığı belirtilerek, Dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle ilk olarak birden fazla Dernek ve Adana Tabip Odası'nı vekaleten kendi adına asaleten Av. ... tarafından birlikte açılan davada Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla her bir davacı tarafından ayrı ayrı dava açılması gerektiği gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verildiği, yenilenen dava dilekçesinde bu kez İskenderun ...Derneği ve anılan Derneğe vekaleten kendi adına asaleten Av. ... tarafından birlikte dava açıldığı, Dairelerinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması şartı yanında, müşterek dilekçe ile dava açılabilmesi için davacıların hak ve menfaatlerinde de birliktelik bulunması gerektiği, dava konusu işlem açısından davacıların hak ve menfaatlerinde iştirak bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verildiği, bu karar üzerine yenilenen dava dilekçesinde, İskenderun ...Derneği ve anılan Derneğe vekaleten kendi adına asaleten Av. ... tarafından birlikte dava açıldığı, Dairelerince verilen dilekçe ret kararları incelendiğinde, söz konusu kararların 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, davacıların hak ve menfaatlerinde iştirak bulunması şartının somut olayda sağlanmadığı gerekçesine dayandığı, başka bir ifadeyle anılan kararlarda davacıların sahip oldukları menfaatten ziyade, bu menfaatin müşterek olup olmadığı hususu üzerinde durulduğu, zira, ayrı ayrı açılacak davalarda her bir davacının sahip olduğu menfaatin ayrıca inceleneceğinin açık olduğu; bununla birlikte, dava dilekçesinde (yenilenen dilekçede), sahip olunan menfaatin müşterek olduğu belirtilmişse de, müştereklik şartının hangi gerekçelerle sağlandığı konusundan bahsedilmediği, sadece menfaat şartının bulunduğuna ve menfaatin geniş yorumlanması gerektiğine dikkat çekildiği, Bu itibarla, Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dilekçe ret kararında, aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceği davacı vekiline bildirilmiş olduğu halde yenileme dilekçesinde aynı yanlışlıkların yapıldığı gerekçesiyle, Davacı tarafından ileri sürülen, kamu hizmeti, halk sağlığı ve ülkenin geleceğinin korunması gibi menfaat şartına ilişkin hususların genel nitelik arz ettiği ve tek başına davacı Dernek ve vekilinin birlikte dava açmalarına yeter düzeyde müşterek menfaati tesis etmeyeceği; davacı vekili Av. ...'ın Adana ilinde ikamet ettiği ve Hatay iline ilişkin dava konusu işlem yönünden hemşehri hukukuna dayalı müşterek sayılabilecek bir menfaatinin olmadığı ve davacı Derneğin üyesi olduğunu gösterir dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığından, olayda, bu şekilde de müşterek menfaat bağı kurulamadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, temyiz istemine konu kararın hak arama hürriyetine, usul ekonomisine, hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkına, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğu; halk sağlığının, yaşama hakkının, ülkenin ekonomik ve sosyal geleceğinin korunması için çaba gösteren davacılar tarafından kamu yararına açılan dava kamu hizmeti niteliği taşıdığından menfaat şartının geniş yorumlanması gerektiği, hava kirliliğinin yoğun olduğu yerlerde corona virüs vaka ve ölüm sayısının 9 kat daha fazla olduğu gözetildiğinde dava konusu işlemde kamu yararı bulunmadığı, Anayasa'nın 17, 56 ve 169. maddeleri gereği Türkiye'deki ormanların yok edilmesini engellemek adına her bir yurttaşın dava açmakta menfaati olduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile davacılar arasında kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisi kurulamadığından davacıların dava açma ehliyeti bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin reddine, 2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 11/11/2022 tarih ve E:2022/6975, K:2022/6513 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 30/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.