T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1451 KARAR NO : 2025/1338 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/327 KARAR NO : 2025/345 DAVA TARİHİ: 21/09/2018 KARAR TARİHİ: 10/04/2025 DAVA: Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ: 26/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1451 KARAR NO : 2025/1338 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/327 KARAR NO : 2025/345 DAVA TARİHİ: 21/09/2018 KARAR TARİHİ: 10/04/2025 DAVA: Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ: 26/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde 141/35914583 numaralı konut sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan ... Yapı Endüstrisi ve Tic. A.Ş.’ye ait (VKN:7610483603) ve ikamet edeni ... ... ve ... ... olan, Ortaköy Yahşi Mah. Saime Kadın Sokak, Villa ... D:1 Bodrum/Muğla adresli konutta, 22.09.2017 tarihinde gerçekleşen hırsızlık hadisesi neticesinde evde bulunan kıymetli eşyaların çalınması sebebiyle sigorta poliçesi kapsamında hasar meydana geldiğini, ilgili adreste yapılan incelemeler, olay yeri inceleme raporundaki tespitler, temin edilen fotoğraf ve tutanaklara istinaden hırsızların konuta girerek konutta bulunan 55-60 kg ağırlığındaki kasayı aldıkları ve konutun dışına çıkarılan kasayı kırmak suretiyle açarak içindeki ziynet eşyalarını çaldıklarını, işbu hırsızlık hadisesi neticesinde çalınan ziynet eşyalarının bedellerinin müvekkili sigorta şirketi tarafından 06.10.2017 tarihinde 50.000 USD ve 30.10.2017 tarihinde 50.568 USD olmak üzere sigortalıya ödendiğini ve müvekkili sigortacı şirketin sigortalısının TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, hırsızlık hadisesinin gerçekleşmiş olduğu konut ve bulunduğu sitenin güvenliğinin davalı tarafından sağlanmakta olduğunu, davalı şirketin işbu koruma ve gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü olmakla davalı güvenlik şirketinin ihmal ve ağır kusur nedeniyle gerçekleşen hırsızlık hadisesinde sorumluluğunun bulunduğunu, davalı şirketin müvekkilince gönderilen ihtarnameye itiraz ettiğini beyanla 100.568,00 USD'nin sigorta hasar tazminat bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek en yüksek Bankaların 1 yıllık vadeli döviz tevdiat hesabına uygulanan faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme tarihinde ki T.C.M.B. efektif satış kurundan TL karşılığının Bankalar arası en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; işbu somut olayda, davanın tüketici mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiğini, öncelikle işbu davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, ayrıca davacı sigorta şirketinin talebinin zamanaşımına uğradığını, gerek müşteki gerekse müvekkil şirket çalışanı, gerekse olay ile ilgili diğer görgü tanıklarının ifadelerinde de açık bir şekilde belirtildiği üzere müvekkil şirket çalışanı güvenlik görevlisi ...'ın devriye görevi esnasında bir takım sesler duyması neticesinde önce villa çalışanı olan ...'a durumu bildirdiğini, müştekiye de haber vermek suretiyle hep beraber hırsızlığın gerçekleştiği villa çevresinde ve içerisinde inceleme yaptıklarını, yapılan kontrol neticesinde hırsızlığa ilişkin herhangi bir olumsuz durum ile karşılaşmadıklarını beyan eden tarafların daha sonra ayrıldıklarını, müvekkili şirket çalışanın da görev yerine döndüğünü, müvekkili şirket çalışanının üzerine düşen tüm yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davacı sigorta şirketinin sigorta ettirene ödemek zorunda kaldığı zararın telafisi için kolay yolu seçtiğini ve müvekkil şirkete kusur atfetmeye çalıştığını, hırsızlık olayını gerçekleştiren şahısların güvenlik kamerası kayıtlarından tespit edildiğini ve Savcılık tarafından haklarında yakalama kararı verildiğini, sigorta şirketinin de ödemek zorunda kaldığı zarar bedel için haksız fiil gerçekleştiren bu şahıslardan zararını tahsil yoluna gitmesi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin müvekkili şirket tarafından güvenlik hizmeti verilmediği varsayımında da meydana gelebilecek bir riziko karşısında sigorta ettirenin zararlarını da karşılamak zorunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, konutta meydana gelen hırsızlık sebebiyle sigorta kapsamında ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkin davada, taraflar tacir olmakla 07.05.2021 ödeme tarihinde muaccel olan hasar bedeli için ticari faiz talep edilebileceğini, davacının, konutta meydana gelen hırsızlık sebebiyle sigortalıya zarar ödemesi yapıldığını belirterek ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği, mahkememizce tarafların kusur oranlarının ve kusur oranına isabet eden zarar miktarlarının tespiti bakımından dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, mahkememizce aldırılan rapor ile görevsizlik kararı verilen mahkmeme tarafından aldırılan önceki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından ek rapor alınmasına karar verildiği, 22/09/2017 günü saat 03:00 sıralarında Ortakent Mahallesi Saime Kadın Sokak PepinoVilla ... D:1 Bodrum/Muğla sayılı adrese şüpheli şahıs/şahısların ikametin kuzey kısmındaki üst bölümden telleri keserek arazi içerisine girdikleri ve bina yan kısmında bulunan PVC kapıyı zorlayarak buradan içeriğe girerek içeride bulunan 55-60 kg. ağırlığındaki kasayı konut dışına çıkararak kasayı kırmak suretiyle açarak içerisindeki ziynet eşyalarını hırsızladıkları ve olay mahallinden ulaklaşmaları ile bahse konu olayın meydana geldiğinin anlaşıldığı, bahse konu ikametin ... Yapı Endüstri ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait olduğu, ...ve Ticaret Anonim Şirketi ile...Hizmetleri Anonim Şirketi arasında 01/08/2017 - 08/08/2018 tarihlerini kapsayan güvenlik sözleşmesinin imzalandığı, davalı...Hizmetleri Anonim Şirketi'nin koruduğu alanda meydana gelen söz konusu hırsızlık olayın organize bir olay olduğu, buna göre davalı...Hizmetleri Anonim Şirketi'nin olayın meydana geldiği alanda bu hizmeti sunan görevlilerinin bu alan içerisinde yer alan giriş çıkış kapıları ve çevresinde devriye görevi ifa ederek kontrol yapmasının gerekli olduğu, bu surette ...ve Ticaret Anonim Şirketine ait ikametteki, çalışanların vemaliklerin can ve mal güvenliklerinin etkin bir şekilde sağlanması gerekirken davalı...Hizmetleri Anonim Şirketinin personelinin, maliklerin can ve mal güvenliğini yeterince sağlayamadığı, otomasyon, gözetim, güvenlik ve denetim hizmetini yerli seviyede özenli şekilde yerine getirmediği, ikametin girişinde ve iç alanda 24 saat personelinin olmasına rağmen; içeriğe giren şahıs/şahısların denetlenmediği, görev yaptığı alanda görevlinin zafiyetinden yararlanarak yaptıkları hırsızlık eyleminde güvenlik hizmeti veren görevlinin devriye sahasından hırsızların girdiği, güvenlik görevlisi ...'ın 22/09/2017 tarihli Yalıkavak Polis Merkezi Amirliği ifadesindede belirttiği üzere “villada tek başına görev aldığını” 1 güvenlik personeli ile devriye görevi ve kamera otomasyon sistemi izlemesinin gerektiği şekilde yerine getirilemeyeceği bu bağlamda dikkatli ve özenli şekilde güvenlik görevi ifa edilmediğinden ayrıca şüpheli şahıs/şahısların kamera açısına girmelerine rağmen kontrolsüz girişlere müsaade edildiği, bu bakımdan gerekli tedbirleri zamanında almadığı ...ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait ikamete şahsın/şahısların girişini ve ikametin soyulmasının, maliklerin kıymetli eşyalarının çalınmasını önleyemediği ayrıca basiretli işveren gibi davranmayarak bu kadar geniş bir alanda 1 personel ile bu hizmetin verilemeyeceğini bilmesine rağmen ikamet giriş çıkış kapısında ve ikamet etrafında bulunan alanda yeterli seviyede önlem almadığı, ortak alanlarda yeterli seviyede devriye ve güvenlik görevlisi bulundurmadığı, böylece güvenlik esas ve usullerine göre güvenlik hizmetini özenli bir şekilde vermediği bunun sonucunda ikamet alanında güvenlik zafiyeti yaşanmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığı, böylece gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketlerinden dolayı edim yükümlülüklerini yerine getirmediğinden hırsızlık olayının meydana geldiği anlaşıldığından bu bağlamda basiretli işveren gibi davranmayarak risk analiz raporu oluşturulmasını istemediği varsa eksikliklerin giderilmesini talep etmeyerek bahse konu yerde hizmet vermeye devam ettiği gibi sözleşmeye son vermeyerek personeli ile çalışmaya bilerek devam ettiği tespit edildiğinden hırsızlık olayının görevli personellerinin kusurlu hizmeti neticesi meydana geldiği anlaşıldığından davalı...Hizmetleri Anonim Şirketi’nin %70 oranında sorumlu olduğu, davacının dava dışı sigortalısı ...ve Ticaret Anonim Şirketi’nin, davalı...Hizmetleri Anonim Şirketi ile bu şirketin güvenlik hizmeti verdiğini bilerek sözleşme yaptığı ve böylece 3. Kişilere karşı birlikte sorumlu olduğu işverenin güvenlik şirketini yeterince denetlemediği ve gözetlemediğinden ayrıca anlaşmada bulunduğu firma ile sözleşme imzalamadan önce işveren olarak T.C. Muğla Valiliğinin Özel Güvenlik Komisyonundan bahse konu alanın korunması için 5188 sayılı yasanın 3. Maddesi ve yönetmeliğin 8. Maddesine istinaden müracaat etmesi ve komisyon kararı almadığından dolayı ve ortak alanlarda yeterli seviyede devriye görevlisi bulundurulması için gerekli denetimleri ve istihdam talebini yapmadığı ayrıca risk analiz raporu oluşturulmasını talep etmeyerek mevcut eksiklikleri tespit ederek gidermediği ve gerekli önlemleri almadığı, otomasyon sistemi kurmasına rağmen kameraların etkin bir şekilde izlenmesine yeterli personel talep etmeyerek buna olanak sağlamadığı, eksiklileri tespit ederek gidermediği, bu bağlamda özen yükümlülüğüne aykırı hareketlerinden dolayı edim yükümlülüklerini yerine getirmediğinden hırsızlık olayının meydana gelmesinde davacının dava dışı sigortalısı ...ve Ticaret Anonim Şirketi’nin %30 oranında kusurlu olduğunun, dava dışı ikamet eden ... ... ve ... ...’in ikametlerinin güvenliğinin sağlanması adına güvenlik görevlileri tarafından korunan etrafı taş, duvar üzeri tel çit ve üstü jiletli tel ile çevriligüvenli bir alanda ikametini bulundurduğu ve üzerine düşen edim yükümlülüğünü yerine getirdiği, asıl tedbirin güvenlik şirketi tarafından alınıp içten ve dıştan gelecek tüm saldırılara karşı maliklerin ikametinin korunmasının sağlanması gerektiği, yaşanan bahse konu olayda dava dışı ikamet edenlerin ziynetlerinin sayı ve kıymet takdirleri yönünden gereken şekilde çelik kasada muhafaza ettiği ve gerekli önlemleri aldığı tespiti ile bu bağlamda dava dışı ikamet eden ... ... ve ... ...’in kusursuz olduğunun mahkememizce aldırılan 16/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, hırsızlık sonucu olay sonrası Yalıkavak Polis Merkezinde verilen ifade de nazara alınarak ''1 adet van cleef marka pırlanta taşlı bayan kol saati, van cleef marka üç renkli pırlanta küpe, 1 adet damas marka küpe, 1 adet altın renkli pırlantalı küpe, 3-4 tane pırlanta taşlı bayan yüzüğü, 5.000,00 Euro, 7.000,00 USD, 10.000,00 TL, 1 adet altın zincir, siyah elmas küpe, siyah elmas yüzük, 1 tane pırlanta taşlı chophard yuvarlak bayan kolyesi, 1 adet nazar boncuğu şeklinde pırlanta çevrili kolye''nin çalındığı, hırsızlığa konu eşyaların fiziki olarak incelenme ve tespit imkanının bulunmaması, tarafların beyanları, sigorta ekspertiz raporlarının incelenmesi, dosya içeriğinde bulunan sertifikalı ve beyana dayalı kuyum malzemelerinin marka değer katkıları da göz önünde bulundurularak, takdir edilen kıymet değerlerinin 27/09/2017 tarihinde yapılan ekspertiz raporunda belirlenen değerlerle uyumlu olduğunun, bu raporda yapılan tespitlerin hayatın olağan akışına uygun, makul ve beyan edilen değerlere uygun olduğunun mahkememizce görevlendirilen kuyumcu bilirkişi tarafından da 16/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği, takıların 113.000,00 USD olarak değerlerinin tespitinin yapıldığı, her ne kadar dava dışı sigortalı tarafından kasada bulundurduğu nakit paralar ve ziynet eşyaları hayatın olağan akışı nazara alındığında makul seviyenin üzerinde kalsa da sosyal ekonomik araştırma tutanağı ile yapılan tespitler nazara alındığında dava dışı sigortalının ekonomik durumu itibariyle makul kaldığı, ayrıca olay sonrası kollukta verilen ifade ile dava dilekçesinde beyan edilen hususların ve celp edilen kayıtların da birbirini doğruladığı, gerçek zarar miktarının 113.000,00 USD olduğu, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan 16/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen kusur oranları dikkate alındığında, talep edilebilecek zarar miktarının 79.100,00 USD olduğu, hasara neden olan hırsızlık rizikosunun poliçe kapsamında yer aldığı, yukarıda detaylı olarak anlatıldığı şekliyle olay tarihi olan 22/09/2017 tarihinde davalı güvenlik şirketinin, güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında edimine aykırı davranması suretiyle %70 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sigortalının ise izah edildiği üzere %30 oranında kusurlu olduğu, çalındığı belirtilen eşyalar ile olay sonrası kollukta verilen ifadede yer alan eşyaların aynı olduğu, davacının sigorta şirketinin sigortalısına tazmin ettiği bedeli, halefiyet hakkı gereği davalıdan talep edebileceği ve zarardan davalı güvenlik şirketinin sorumlu olduğu anlaşılmış olup, 113.000,00 USD gerçek zarar miktarının %70 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 79.100,00 USD'nin 50.000,00 USD'sinin 06/10/2017 tarihinden 29.100,00 USD'nin de 30/10/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca USD cinsinden bir yıl vadeli mevduat hesabına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; eksper raporundaki tespitler dikkate alındığında hırsızlık hadisesi ve bu riskten haberi olmayan ve güvenlik tarafından korunduğunu düşünen sigortalının niçin %30 kusurlu bulunduğu anlaşılamadığını, bilirkişi kök raporunda, heyete bir güvenlik uzmanı bilirkişinin dahil edilmemesi nedeniyle, yeterli ve hükme esas alınmaya elverişli bir inceleme yapılamadığını ve davalı güvenlik şirketinin hırsızlık hadisesinin yaşanmasındaki güvenlik zafiyeti belirlenemediğini, güvenlik uzmanı bilirkişi tarafından Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/111 Talimat sayılı dosyası ile yerinde inceleme yapılarak oluşturulan 24.02.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda "...arazi ve binaların konumlarının eksik değerlendirilerek güvenlik zafiyet oluştuğu" değerlendirmesi ile davalı güvenik şirketinin gerekli tedbirleri almaması nedeniyle hırsızlık hadisesinin meydana geldiğini teyit ettiğini, ancak İlk Derece Mahkemesi'nin ve son bilirkişi raporunda sigortalıya %30 kusur atfı orantısız olduğu gibi dayanaksız ve haksız olduğunu, işbu herhangi bir dayanağı bulunmayan kusur oranının taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından teminat konusu arazinin koruma altına alındığının davacı sigorta şirketine bildirildiğini, bu aşamadan sonra güvenliği sağlamak adına pencerelere demir parmaklık takılması, yeterli kamera ile çevrenin izlenmesi ve gerekli diğer önlemlerin alınmasının güvenlik şirketinin asli sorumluluğunda olduğunu, olay gecesi bahçeden sesler geldiği tespit edilmiş olmasına rağmen davalı güvenlik şirketi çalışanları tarafından gerekli inceleme ve tedbirler ile ev giriş çıkışlarının kontrol altına alınmadığını, tonlarca ağırlıkta bir kasanın evden çıkarılmış olduğunun saatler sonra farkına varıldığını, davalı şirketin sorumluluklarını yerine getirmemesi neticesinde zararı tazmin etmekle mükellef olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın tamamı üzerinden kabulünü ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; uyuşmazlık konusu hırsızlık olayına istinaden devam eden ceza yargılamasının, özellikle maddi vakıaların tespiti ve olaydaki kusur değerlendirmesine etki edecek nitelikte olması sebebiyle işbu dava kapsamında bekletici sorun yapılması gerektiğini, davacının talebi toplamda 100.568,00 USD'nin faiziyle tahsiline yönelik olmasına rağmen verilen kararda, davacının işbu taleplerini aşar mahiyette 113.000,00 USD üzerinden hüküm kurulduğunu, mahkeme tarafından verilen kararda ayrıca, ilam harç ve vekalet ücreti, yabancı paranın karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı (77.04.2025 tarihli TCMB Döviz Kuru, 1 ABD Doları karşılığı 38,06 Türk Lirası) dikkate alınarak hesaplandığını, ancak bu yönde yapılan hesaplamanın yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olup dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığı dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiğini, dosyada bulunan bilirkişi raporları arasında çelişkiler olmakla bu çelişkilerin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, mahkeme tarafından her ne kadar 16.02.2025 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilmiş olsa da, diğer bilirkişi raporlarının dikkate alınmamasına dair sebeplere ve 16.02.2025 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasını haklı kılacak herhangi bir sebebe ve/veya açıklamaya yer verilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki bilirkişi Necati Erdem'in özel güvenlik hizmetleri alanında herhangi bir uzmanlığının bulunmadığını, işbu uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için, bilirkişilerden en azından birinin özel güvenlik hizmetleri alanında uzmanlığının bulunması gerektiğini, her ne kadar müvekkili şirket tarafından sözleşme görüşmelerinde, müşteriye hırsızlık olayının meydana geldiği konutun güvenliğinin sağlanmasında 2 güvenlik görevlisinin yeterli olmayacağı belirtilmişse de, basiretli bir tacir olarak davranması gereken müşteri tarafından sözleşmenin yalnızca 2 güvenlik görevlisi ile kurulması talebi üzerine sözleşmenin de bu şekilde yapıldığını, müvekkilinin sözleşmede belirlenen borç ve yükümlülüklerinden daha fazla bir borç ve yükümlülük altına sokulamayacağını, mahkeme tarafından tarafların iradesi yerine geçerek sözleşmede taraflarca serbestçe belirlenmiş olan güvenlik görevlisi sayısının yeterli seviyede olmadığının belirtilmesi bir yerindelik denetimi olup ve hukuken mahkeme hakiminin bir yerindelik denetimi yapmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, işbu sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini tam, eksiksiz ve gereği gibi ifa ettiğini, güvenlik görevlisinin olay günü birtakım sesler duyması üzerine durumu hem konut çalışanı hem de müştekilere gecikmeksizin bildirmekle, konutta ve çevresinde gerekli kontrol ve incelemeyi yapmakla ve herhangi bir olumsuz durumla karşılaşılmadığına dair bizzat müştekinin beyanı sonrası görev yerine gelmekle ve hırsızlık olayının anlaşılması üzerine kolluk kuvvetlerine haber vermekle, gereken tedbirleri gecikmeksizin aldığını, kendisinden beklenen her türlü özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, hırsızlık olayının gerçekleştiği konutta, alarm sisteminin müşterinin sakinleri tarafından devre dışı bırakıldığını, müşterinin basiretli bir tacir olarak zarara uğramaması için alması gereken önlemlerden bir diğeri de, güvenlik kamera sistemini hem adet hem nitelik bakımından tüm alanları görebilecek şekilde konumlandırması gerekmesine rağmen hırsızların kameraların göremeyeceği kör bir noktadan konuta giriş yapmasına imkan verdiğini, 8 dönümlük arazinin vardiyalı şekilde sadece 2 güvenlik görevlisi ile korunmasının müşterinin talebi ile olduğunu, müşterinin zararının 100.568,00 USD olduğunun senetle ispat edilemediğini, ne davacı ne de müşteri tarafından delil başlangıcı teşkil edebilecek herhangi bir belge sunulamadığını ve tanık da dinletilmediğini, işbu zarara konu hesaplamanın sadece müşteki beyanlarına istinaden internetteki fiyat araştırmasına dayanarak yapıldığını, bu anlamda müşterinin ispatlanmayan zararının ve bu sebeple davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, davacı sigortacıya konut sigortası ile sigortalı dava dışı ... Yapı Endüstrisi ve Ticaret A.Ş.'ye ait konutta meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde davacının karşıladığı hasarın, dava dışı sigortalı ile güvenlik sözleşmesi imzalayan davalı güvenlik şirketinden rücuen tazmini istemine ilişkindir.Dava dosyasında Bakırköy 5. Tüketici Mahkemenin 2021/152 E. 2022/189 K. sayılı 24.03.2022 tarihli davanın kısmen kabul kısmen reddine dair kararına karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dairemizin 18.01.2023 Tarih ve 2022/1654 E. 2023/93 K. sayılı:"...Davacı şirket sigortalısı ... Yapı Endüstrisi ve Tic. A.Ş.'ne ile davalı güvenlik şirketi tacir olup, aralarında sözleşmeden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu sabittir. Bu durumda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararı, 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi ve davanın 10/10/2016 tarihinde açıldığı dikkate alındığında somut uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." şeklinde karar verildiği, ardından Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesi'nin 2023/135 E. 2023/83 K. sayılı 15.02.2023 tarihli görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerinde, dava dosyasının Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/327 E. sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edildiği, davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı da tekrar taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Dava dışı sigortalı ... Yapı Endüstrisi ve Ticaret A.Ş.'ye ait Ortakent Yahşi Mah. Saime Kadın Sok. Villa Repino ... Daire:1 Bodrum/ Muğla riziko adresinde bulunan konutun, davacı... Sigorta A.Ş. nezdinde 35914583 poliçe numaralı 11.07.2017 başlangıç 11.07.2018 bitiş tarihleri arasında geniş kapsamlı ev sigorta poliçesi ile sigortalandığı, hırsızlık teminat limitinin 500.000,00 USD olduğu, sigorta poliçe süresi içinde sigortalanan konutta hırsızlık olayı meydana geldiği, hırsızlık sonucunda oluşan zarar nedeniyle davacı sigorta şirketince sigortalısına 06.10.2017 tarihinde 50.000,00 USD ve 30.10.2017 tarihinde 50.568,00 USD olmak üzere toplam 100.568,00 USD ödeme yapıldığı, hasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereğince sigortalı konutun bulunduğu konutun güvenlik hizmetini üstlenen davalı güvenlik şirketince gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmadığı, hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurlu olduğu iddiası ile hasarın rücuen tahsili amacı ile işbu dava açılmıştır. Bodrum CBS'nin 2017/12817 soruşturma sayılı dosyasına ilişkin celp edilen kayıtlar incelendiğinde; 1-22.08.2017 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu; tamamı taş duvar üzeri tel çit ve üstü jiletli tel ile çevrili 8 dönüm arazi içerisinde, Saimekadın Sokak'tan özel güvenlikli ana giriş kapısı bulunan, içerisinde iki taş ev ve 1 adet müştemilatın bulunduğu yapılardan girişe göre Kuzey yönündeki yapılardan girişe göre Kuzey yönündeki iki katlı biri ana giriş 3'ü havuz yönünde bahçeye açılan sürgülü PVC kapı olan 4 kapısının olduğu, giriş kapısının olduğu kapıda zorlama izinin olmadığı, salondan geçildiğinde holde soldan 1. oda olan ütü odasının evin Kuzey yönündeki otoparkına açılan 2x30cm. ebadında ki dışında sineklik teli bulunan PVC pencerenin kilitsiz kapalı olduğu, pencerenin yan dış çerçevelerinde sert cisim zorlama izlerinin olduğu, 2. kat yatak odasından geçilen giyim odasında bulunan kapaksız gardrop alt gözünde olduğu beyan edilen çelik kasanın yerinde olmadığı, bu bölümde muhtelif boş takı kutularının olduğunun görüldüğü. Ev bahçesinde Kuzey yönündeki boş tarlaya bakan taş duvar üzerindeki çit telinin kesilmiş olduğu tespit edildiği, evin Kuzey yönündeki boş tarlada çalılık ve ağaçların arkasında 40x35x32cm. ebatlarında görünüş olarak 55-60kg. ağırlığında gri renkli kapağı ve elektronik paneli koparılmış çelik ev kasasının olduğu, kasanın tüm yan çerçevelerinde zorlama izlerinin olduğu, 06/10/2017 tarihli CD çözüm tutanağı ile ikametgahın kamera görüntüleri incelenmiş ve bahçenin içerisinde biri sırt çantalı 2 şüpheli şahsın gezdiği, şahsın eline aldığı kasa ile olay yerinden koşarak uzaklaştığı tespit edilmiştir.2-Müşteki sıfatıyla beyanı alınan ... ... ifadesinde; olayın gerçekleştiği gece arazi içerisindeki diğer evde olduğunu, gece saat 03:22 sıralarında çalışan Tolga'nın kendisini aradığını, üst evden garip sesler duyduklarını söyleyerek kendisini güvenlik kulübesine çağırdığını, güvenlik kulübesine gittiğini etrafı gezdikleri, hırsızlık olan odayı da kontrol ettiklerini, sadece çekmecelerin kapağının açık olduğunu gördüklerini, etrafta yaptıkları kontrolde şüpheli şahıs görmediklerini, sonrasında sabah 07:00 de tekrar arandığını hırsızlık olduğunu kasanın yerinde olmadığını söylediklerini, kasanın yukarıda ebeveyn odasının dolap odasında askıların altında saklı olduğunu, alt kattaki kasanın yerinde olduğunu, polis ekiplerine bilgi verdiklerini, evin üst tarafındaki arka boş arsaya çıkan tellerin kesilmiş olduğunu gördüklerini beyan ettiği görülmüştür.3-Bilgi sahibi sıfatıyla ...'ın ifadesinde; olayın olduğu konutta güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, sadece gece görevli olduğunu, saat 19-07 saatleri arasında görevli olduğunu, villada tek başına görev aldığını, gece 03:20 sıralarında villanın içerisinde otopark bahçe içerisinde yaya olarak devriye attığı sırada konutun olduğu yerde çekiç sesine benzer ses duyduğunu, kahya olarak çalışan Tolga'yı aradığını, yeniden ses gelince Ozan Bey'i aradığını, üçü birlikte seslerin geldiği konuta gittiklerini, tüm odalara tek tek baktıklarını, odalarda herhangi bir karışıklık olmadığını beyan ettiği görülmüştür.4-06.10.2017 tarihli CD çözüm tutanağı; Bahse konu ikametten alınan kamera görüntüleri izlendiğinde bahse konu evin bahçesinin içerisinde 2 tane şüpheli şahsın gezdiğini, şüphelilerden bir tanesinin sırt çantalı olduğunu, şüpheli şahsın eline almış olduğu kasa ile olay yerinden koşarak uzaklaştığı anlaşılmıştır.Soruşturma dosyasında meçhul şüpheli yönünden 20.12.2017 tarihinde daimi arama kararı verildiği görülmüştür.16.10.2017 tarihli Hırsızlık Ekspertiz raporu; Sigortalı konut çalışanları He yapılan görüşmede 22.09.2017 tarihinde sabah 03.32'de güvenlik personelinin ana binadan geten sesleri duymasıyla yapılan kontrollerde hırsızlığın fark edilemediği beyan edilmiştir. Daha sonra sabah saatlerinde konuta giren aşçının konut içerisindeki dağınıklığı fark etmesi üzerine konutta gerçekleşen hırsızlık hadisesinin fark edildiği beyan edilmiştir. Sigortalı konut çalışanları yaptıkları incelemede konutu çevreleyen duvar ve jiletli çitin konutun arka cephesindeki kısmından kesilmiş ve açılmış olduğunu, konutun ütü odası (hizmetli adası) olarak adtandırılan odasının PVC penceresinin kanırtılmış ve açık vaziyette olduğunu ve korutun üst katında bulunan giyinme odasında gardırop içerisinde bulunanı çelik kasanın yerlade olmadığını fark ettiklerini ifade etmişlerdir. Çelik kasanın içerisinde bulunan nakit ve ziynet eşyalarının çalındığı beyan edilmiştir Ekspertizde yapılan incelemede 8 dönüm arazi içerisine 3 adet villa olduğu, hırsızlık hadisesinin gerçekleştiği villanın ana bina olduğu öğrenilmiştir. Ana binada alarm sistemi bulunmaktadır. Ancak olay günü ana binada kimsenin olmadığı, konutta ikamet eden sigortalı ... Şenerin alay günü İstanbula hir günlüğüne gitmiş olduğu öğrenilmiştir. Sigortalının oğlu Ozan Şenerin olay günü diğer villada kaldığı ve gece herhangi bir sebeple (ihtiyaç olan bir şeylerin alınması vb) ana binaya gelmesi ihtimali bulunduğundan ana binanın alarmının kurulmadığı ifade edilmiştir. Ba sebeple de hırsızlık anında ana binada bulunan alarmın devreye girmediği beyan edilmiştir. Riziko adresinde güvenlik personeli bulunmakta olup, tek güvenlik görevlisinin saat 19.00 07.00 arası görev yaptığı öğrenilmiştir. Güvenlik görevlisinin görev süresinde riziko adresinin muhtelif bölgelerinde bulunan toplam 16 güvenlik kamerasını izlediği ve gece boyunca belirli aralıklarla devriyeye çıktığı öğrenilmiştir. Olay anında güvenlik görevlisinin kulübesinde olduğu ve ancak kameradan hırsızlık hadisesini görmediği beyan edilmiştir. Sigortalıdan kamera kayıtları talep edikmiş ancak olay yeri inceleme ekiplerince kamera kayıtlarına el konulduğu beyan edilerek kamera kayıtlarının ibraz edilemeyeceği ifade edilmiştir. Hırsızlığı gerçekleştiren şabıs ve/veya şahısların konutların bulunduğu alana ve daha sonra konuta giriş güzergahları aşağıdaki krokide sarı renkli çizgiler ile belirtilmiştir; Ekspertizde yapılan incelemede hırsızlığı gerçekleştiren şahıs/şahısların keserek arsa alanına girdikleri jiletli çitin onarılmış olduğu görülmüştür. Konutun giriş katının arka cephesine bakan sigortalıdan temin edilen fotoğraflar incelendiğinde, konutun arka cephesindeki çevre duvarı üzerindeki çitlerin kesilmiş olduğu görülmüştür. Ütü odası olarak tabir dilen odanın PVC penceresi incelendiğinde PVC üzerinde sert cisimle zorlama/kanırtmaya bağlı tahribat izlerinin okduğu görülmüştür. Konutun yatak odası dhilindeki giyinme adasından çıkarılan ve konutun dışında açık arazide kırılmak suretiyle açıldıktan sonra içindeki kıymetlerin çalınarak boş araziye bırakılan çelik kasanın fotoğrafı talap ve temin edilmiştir.Sigortalıdan temin edilen fotoğraf incelendiğinde, beyan edildiği şekilde çelik kasanın açık araziye bırakılmış alduğu kasanın 45 cm * 55cm *60 cm ebatlarında olduğu, kasanın kapağının kırılmış ve kasa etrafında ziynetlere alt olduğu anlaşıları kutular belgeler vb. bulunduğu görülmüştür. Yapılan incelemeler, olay yeri İnceleme raporundaki tespitler ve temin ediler fotoğraflara İstinaden hasarın beyan edilen şekil ve tarihte meydana geldiği kanaatine varılmıştır. Hırsızların konuta kırma / delme yoluyla girdiği, 55-60 kg ağırlığındaki kasayı aldıkları ve konutun dışında kasanın kırılmak süretiyle açılarak içindeki ziynetlerin çalındığı anlaşılmıştır. Hasarın yakın nedeni hırsızlık olarak belirlenmiş olup, sör konusu hadisenin poliçe temnatı kapsamında değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır.17.10.2017 tarihli ekspertiz raporu; Sigortalı konu hırsızlık olayına ilişkin ifade tutanağında çalındığı beyan edilen kıymetlerin yaklaşık değerinin 215.797,21 USD olduğu beyan edilmiştir. Sigortalının talep dökümünde ise çalınanlar için toplam 189.297,21 USD talep edilmiştir. Sigortalı ... Yapı Endüstrisi ve Ticaret A.Ş. İle davalı...Hizmetleri A.Ş. Arasında imzalanan 01.08.2017 tarihli özel güvenlik sözleşmesinin ilgili maddeleri:"Madde 2- Sözleşmenin Konusuİşbu Sözleşmenin konusu MÜŞTERİ'nin Konut (İkamet) olarak kullanmakta olduğu mekanlarda MÜŞTERİ ve FİRMA tarafından birlikte belirlenen nöbet noktalarında özel güvenlik hizmetlerinin FİRMA'nın görevlendireceği Özel Güvenlik Görevlileri tarafından kararlaştırılan ücret mukabilinde sağlanmasıdır.Madde 3- Tarafların Yükümlülükleri3.1 FİRMA MÜŞTERİ'nin Konut (İkamet) olarak kullanmakta olduğu “Saime Kadın Sokak ... Ortakent Beldesi Bodrum/Muğla adresinde bulunan “Pepino Villası” sında belirlenen görev noktalarında (“Mekan”) gerekli teçhizatla donatılmış (2) iki Özel Güvenlik Görevlisini, haftanın 7 günü tatil, dini ve resmi bayram tatilleri dahil olmak üzere 24 saat esasına göre güvenlik hizmetini sağlamak amacı ile çalıştırmayı kabul ve taahhüt etmiştir.3.2 FİRMA, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve bu kanun ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmelik hükümlerindeki üzerine düşen tüm şartları mevzuatta belirtilen süreler içerisinde yerine getirecektir.Madde 4-Süreİşbu Sözleşme 08/08/2017 tarihinde yürürlüğe girecek ve 08/08/2018 tarihine kadar geçerli olacaktır." şeklindedir.Bakırköy 5. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/152 E. sayılı dosyasında mahalinde keşif neticesinde talimat mahkemesi yoluyla sigorta eksperi, kuyumcu ve elektrik elektronik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 10.11.2021 tarihli raporda:"hırsızlık olayının gerçekleştiği konutta normal koşullarda hırsızları tespit edebilecek sistemler (kamera, alarm) olduğu, fakat hırsızlığın gerçekleştiği gün tesis aktif olarak kullanımda olduğu için olağan bir şekilde alarm sisteminin devre dışı bırakıldığı, hırsızların binaya girdikleri güzergahın ise kamera tarafından görüntülenmesi mümkün olmayan bir yer seçilerek gerçekleştirildiği, meydana gelen hasarın sigorta poliçesi teminatında olduğu, sigorta şirketi tarafından ödenmiş bulunan 100.568,00 USD tazminat bedeli poliçe özel ve genel şartları ve piyasa şartlarında uygun olduğunun tespit edildiği,..." 25.02.2022 tarihli ek raporda ise:"...sigortalının binayı ve içindeki eşyaları sigortalatma sırasında, sigorta şirketinin yüksek teminatlı sigorta yaparken kasa kriterlerini, saha güvenliğini, güvenlik kameralarının yeterliliği ve alarm sistemini yeterliliğini tam olarak göz önünde bulundurmadan sigorta yaptığı, etrafı tel ile çevrili olsa bile açık arazi ortasında bulanan konutlara herhangi bir özel yetenek bulunmadan teli kesmek suretiyle girilebilir bir arazi içerisindeki pvc kapıları dışında herhangi bir demir korkuluğu bulunmayan bina içerisindeki eşyaları yüksek miktarda teminat altına alırken sigorta primini ona göre daha yüksek tutmalı veya tedbirlerin alınması sağladıktan sonra sigorta işlemini tamanlaması gerektiği, güvenlik firmasının da, çevre güvenliği sağlarken dış etkenlerin esnekliğinin değerlendirilmesi sırasında arazinin büyüklüğünün de göz önüne alarak aynı anda iki görevlinin bir nöbet saatinde sahayı kontrol etmesini görev tanımlamasına eklemediği, görevlilerin bir tanesinin teknik olarak kamera karşısında araziyi gözetlerken, kameraların göremeyeceği alanları devriye atan ikinci görevliye çevreyi kontrol etme tanımını yüklemesi gerektiği, kök raporda belirtildiği gibi beyan edilen ziynet eşyalarının marka ve özellikleri itibarı ile 16.10.2017 tarihli eksper değerlendirmelerinin makul değerlerde olduğu, dava dosyasında beyan edilen takıların toplam değeri 113.000,00 USD olarak belirlendiği, sigorta şirketi tarafından ödenmiş olan 100.568,94 USD bedelin uygun olduğu"şeklinde kanaat bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince güvenlik uzmanı, kuyumcu ve sigorta eksperinden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 29.04.2024 tarihli raporda:" 5188 Özel Güvenlik Hizmetleri kanunu Madde-7, Madde-8 Madde-9'da özel güvenliklerin yetki ve etki alanları açıkça belirtilmiş, 22.09.2017 tarihli olayda özel güvenlik görevlisi (davalı şirketin çalışanı) ... devriye sırasında duyduğu seslerin üzerine yetkisini kullanmış, ilgili birim ve yöneticiler ile müştekiyi uyarmış, üzerine düşen görevi eksiksiz yerine getirmiş, ancak ortada hırsızlık anında bir kusur olduğu tespiti yapılmıştır. Bu kusur, oldukça büyük bir arazi yapısına sahip olay yerinde, güvenlik görevlisinin uyarılarına rağmen kolluk birimine geç bilgi verildiği, Davacı olarak eksik kusur olarak görülen bu eksiklikte, güvenlik görevlisi üzerine düşeni yapmış, büyük bir alana sahip yapının korunmasında hırsızların kasayı açmasını dışarıda fark etse bile hatta gözüyle dahi görse, tek başına kendi can güvenliğini bile sağlayamaz bir pozisyona girebileceği, ayrıca uyarılara rağmen kolluk birimine ihbar yapılmaması kusurunun müştekiye ait olduğu, yine yapılan Elektrikçi Bilirkişisinin incelemesinde şüphelilerin girdiği noktanın kör nokta olarak kaldığı, bu durumun eksiklik alanının müşteki tarafına ait olduğu (özel güvenlik hizmeti sözleşmesinde kamera sisteminin kimin kurduğunun belli olmadığı) kamera sisteminin özel güvenlik tarafından müştekiyi bilgilendirdiği, bu durumda kusurun yine müşteki tarafına ait olduğu, Ayrıca 01.08.2017 tarihinde 08.08.2017-08.08.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere imzalanan güvenlik sözleşmesinde “müşteri ve firma tarafından birlikte belirlenen nöbet noktalarında ücret karşılığı hizmet verildiği” maddesinden yola çıkarak 8 dönümlük açık ve kapalı alanda belirlenen hizmette müşteki ile firma yetkilisinin karşılıklı anlaşarak yapıldığı, ancak 8 dönümlük arazide sadece 2 güvenlik görevlisinin çalıştırılması, uzmanlık alanı gerektirmeyen bakış açısında bile “güvenlik zafiyetinin oluşabileceği” kesin ve katii olarak tespiti yapılmış, bu durumda müşteki tarafının bu sorumluluğun bilgisi ve sahibi olarak kusurlu olduğu, Gerek müşteki ile yapılan 08.08.2017 tarihli Özel güvenlik hizmetleri sözleşmesinde belirtilen hizmet detayları, gerek yapılan 11.07.2017 Sigorta poliçesi tarih sıralamasına bakıldığında durumu kanıtlar nitelikte olup, Davalı şirketin sözleşmeye uygun bir durumda hizmetini yerine getirmiş olduğu, davalı şirkete isnat edilebilecek bir ihmal veya kusuru söz konusu olmadığı tespit edilmiştir. 02.01.2024 Tarihinde sayın mahkeme heyetimize tevdi edilen dava dosyasının detaylı incelenmesi neticesinde, taraf beyanları, bahse konu hırsızlığa konu edilen eşyalara ait fiziki olarak inceleme ve tespit olanağının olmadığı, eşyalara ait açıklayıcı görsel belgelere, sigorta ekspertiz raporları olarak dosya üzerinden yapılan araştırmalar ile beyan edilen, dosya içeriği görülen sertifikalı ve beyana bağlı kuyum malzemelerinin marka değer katkıları da göz önüne alındığında takdir edilen kıymet değerlerinin ekspertiz raporundaki tespit edilen kıymet değerlerinin hayatın olağan akışı içerinde uygun ve makul kabul edilebilir miktarda ve yapıları itibarı ile beyan edilen değerlere uygun olduğu..." şeklinde kanaat bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince olay yeri inceleme ve güvenlik uzmanı, nitelikli hesaplama uzmanı, makine mühendisi ve kuyumcudan oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 16.02.2025 tarihli raporda:"...Davalı...Hizmetleri Anonim Şirketi'nin olayın meydana geldiği alanda bu hizmeti sunan görevlilerinin bu alan iş çıkış kapıları ve çevresinde devriye görevi ifa ederek kontrol yapması gereklidir. Bu surette ...ve Ticaret Anonim Şirketine ait ikamette ki, çalışanların ve maliklerin can ve mal güvenliklerinin etkin bir şekilde sağlanması gerekirken davalı...Hizmetleri Anonim Şirketi'nin personelinin, maliklerin can ve mal güvenliğini yeterince sağlayamadığı, otomasyon gözetim, güvenlik ve denetim hizmetini yerli seviyede özenli şekilde yerine getirmediği, ikametin girişinde ve iç alanda 24 saat personelinin olmasına rağmen; içeriğe giren şahıs/şahısların denetlenmediği, görev yaptığı alanda görevlinin zafiyetinden yararlanarak yaptıkları hırsızlık eyleminde güvenlik hizmeti veren görevlinin devriye sahasından hırsızların girdiği, güvenlik görevlisi ...'ın 22/09/2017 tarihli Yalıkavak Polis Merkezi Amirliği ifadesindede belirttiği üzere villada tek başına görev aldığını” 1 güvenlik personeli ile devriye görevi ve kamera otomasyon sistemi izlemesinin gerektiği şekilde yerine getirilemeyeceği bu bağlamda dikkatli ve özenli şekilde güvenlik görevi ifa edilmediğinden ay şüpheli şahıs/şahısların kamera açısına girmelerine rağmen kontrolsüz girişlere müsaade edi bu bakımdan gerekli tedbirleri zamanında almadığı ...ve Ticaret Anonim Şirketine ait ikameteşahsın/şahısların girişini ve ikametin soyulmasının, maliklerin kıymetli eşyalarının çalınmasını önleyemediği ayrıca basiretli işveren gibi davranmayarak bu kadar geniş bir alanda personel ile bu hizmetin verilemeyeceğini bilmesine rağmen ikamet giriş çıkış kapısında ve ikamet etrafında bulunan alanda yeterli seviyede önlem almadığı, ortak alanlarda yeterli seviyede devriye Ve güvenlik görevlisi bulundurmadığı, böylece güvenlik esas ve usullerine göre güvenlik hizmetini özenli bir şekilde vermediği bunun sonucunda ikamet alanında güvenlik zafiyeti yaşanmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığı,böylece gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketlerinden dolayı edim yükümlülüklerini yerine getirmediğinden hırsızlık olayının meydana geldiği anlaşıldığından bu bağlamda basiretli işveren gibi davranmayarak risk analiz raporu oluşturulmasını istemediği varsa eksikliklerin giderilmesini talep etmeyerek bahse konu yerde hizmet vermeye devam ettiği gibi sözleşmeye son vermeyerek personeli ile çalışmaya bilerek devam ettiği tespit edildiğinden hırsızlık olayının görevli personellerinin kusurlu hizmeti neticesi meydana geldiği anlaşıldığından Davalı...Hizmetleri Anonim Şirketi'nin %70 oranında sorumlu olduğu, davacının dava dışı sigortalısı ...ve Ticaret Anonim Şirketi'nin, Davalı...Hizmetleri Anonim Şirketi ile bu şirketin güvenlik hizmetini verdiği bilerek sözleşme yaptığı ve böylece 3. Kişilere karşı birlikte sorumlu olduğu verenin güvenlik şirketini yeterince denetlemediği ve gözetlemediğinden ayrıca anlaşmada bulunduğu firma ile sözleşme imzalamadan önce işveren olarak T.C. Muğla Valiliğinin Özel Güvenlik Komisyonundan bahse konu alanın korunması için 5188 sayılı yasanın 3. Maddesi ve yönetmeliğin 8. Maddesine istinaden müracaat etmesi ve komisyon kararı almadığından dolayı ve ortak alanlarda yeterli seviyede devriye görevlisi bulundurulması için gerekli denetimleri ve istihdamın talebini yapmadığı ayrıca risk analiz raporu oluşturulmasını talep etmeyerek Mevcut eksiklikleri tespit ederek gidermediği ve gerekli önlemleri almadığı, otomasyon sistemi kurmasınarağmen kameraların etkin bir şekilde izlenmesine yeterli personel talep etmeyerek olanak sağlamadığı, eksiklileri tespit ederek gidermediğinden bu bağlamda özen yükümlülüğüne aykırı hareketlerinden dolayı edim yükümlülüklerini yerine getirmediğinden hırsızlık olayının meydana gelmesinde Davacının Dava Dışı Sigortalısı ...ve Ticaret Anonim Şirketi'nin %30 oranında kusurlu olduğu, kuyumcu uzmanlığı yönünden, dosya içeriğinde yer alan sertifikalı ve beyana dayalı kuyum malzemelerinin marka değer katkıları da göz önünde bulundurularak, takdir edilen kıymet değerlerinin ekspertiz raporunda belirlenen değerlerle uyumlu olduğu kanaatine varıldığı..." şeklinde kanaat bildirilmiştir.Somut olayda; sigortalıya ait konutta hırsızlık olayının meydana geldiği uyuşmazlık konusu olmayıp, mahkemece kabul edilen kusur oranına itiraz edilerek bu hususun istinaf sebepleri yapılmasının yanında davalı tarafça taleple bağlılık ilkesinin aşıldığı ve yabancı para cinsi alacağa dava tarihindeki kur üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle de ayrıca istinaf sebepleri de ileri sürülmüştür.Dava konusu olayın hırsızların çitleri keserek araziye girmelerinin ardından ana binadaki pvc kapının zorlanarak riziko konusu konutta bulunan kasayı almaları ve konutun dışında kasanın kırılarak içindeki ziynetlerin çalınması şeklinde gerçekleştiği, konutun bulunduğu arazinin olay anında davalı şirkete ait tek güvenlik personeli ile korunduğu ve alarm sisteminin kapalı olduğu anlaşılmıştır. Davalı...Hizmetleri Anonim Şirketi'nin personelinin, maliklerin can ve mal güvenliğini yeterince sağlayamadığı, otomasyon gözetim, güvenlik ve denetim hizmetini yeterli seviyede özenli şekilde yerine getirmediği, güvenlik hizmeti veren görevlinin devriye sahasından hırsızların girdiği, sebebiyle %70, sigortalı ...ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ise güvenlik şirketini yeterince denetlemediği ve gözetlemediği ortak alanlarda yeterli seviyede devriye görevlisi bulundurulması için gerekli denetimleri ve istihdamın talebini yapmadığı ayrıca risk analiz raporu oluşturulmasını talep etmeyerek mevcut eksiklikleri tespit ederek gidermediği ve gerekli önlemleri almadığı, otomasyon sistemi kurmasına rağmen kameraların etkin bir şekilde izlenmesi için yeterli personel talep etmeyerek olanak sağlamadığı, eksiklileri tespit ederek gidermediğinden bu bağlamda özen yükümlülüğüne aykırı hareketlerinden dolayı %30 oranında kusurlu olduğuna dair son bilirkişi heyeti raporundaki kabule itibar edilen mahkeme kanaatinin isabetli olduğu anlaşılmakla aksi yöndeki kusura ilişkin taraf vekillerinin istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.İlk Derece Mahkemesince daimi aramaya kaydedilen soruşturma dosyasının beklenilmesinin dosyaya yer yenilik katmayacağı ve TBK'nın 74. maddesi de dikkate alındığında bekletici mesele yapılmamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmakla bu konulardaki davalı vekilinin istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Zarar miktarı konusunda ekspertiz raporundaki takdir edilen kıymet değerlerinin zarar miktarı ile uyumlu olduğu yönündeki bilirkişi raporlarındaki ortak kanaat bildirilmiş olmasına rağmen dava dilekçesi ile dava dışı sigortalının 100.568,00 USD zararının karşılandığı bildirilmesi ile davacı sigorta şirketince sigortalının zararının bu miktar olduğuna kanaat getirilerek ödeme yapılmış olması dikkate alındığından İlk Derece Mahkemesince %30 kusur indirimi ödeme ve dava konusu 100.568,00 USD üzerinden yapılması gerekirken ne şekilde belirlendiği tespit net olarak tespit edilemeyen 113.000,00 USD üzerinde yapılması hatalı olup davalı vekilinin bu hususta istinaf sebebine itibar edilmiştir. Bu durumda davalının sorumlu olacağı bedel (100.568,00 USD x%70=) 70.397,60 USD olup davanın bu miktar üzerinden kabul edilmesi gerekirken aksi yönde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir.Mahkeme tarafından kabul edilen miktara ilişkin harca esas değer yabancı para cinsi alacağı yönünden dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuruna göre bulunacak TL karşılığı değeri esas alınmış, kabul ve redde yönelik vekalet ücreti hesaplamasında ise karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuruna göre bulunacak TL karşılığı değeri esas alınarak hesaplama yapılmış olup davalı vekilince bu husus istinaf sebebi yapılmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 24/09/2024 tarihli 2023/1605 E. 2024/2907 K. sayılı kararında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.11.1956 tarihli, 1956/15 Esas, 1956/15 Karar sayılı İBK'nın ilgili bölümünde; " Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme esas ittihaz olunması iktiza eylemesine...." düzenlemesinin mevcut olduğu, yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.1993 tarihli, 1993/13-41 Esas, 1995/145 Karar sayılı ilamı ile de yabancı para alacaklarında yabancı paranın dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuruna göre bulunacak TL karşılığı üzerinden ilam harcının alınacağının benimsendiği, bu durumda mahkemece yabancı para veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekâlet ücretinin, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre, ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edileceği, davada USD cinsinden yabancı paranın tahsili ve menfi tespiti ile Euro cinsinden teminat mektubu bedelinin iadesinin talep edildiği ve aynı cins yabancı para alacağının tahsiline, menfi tespitine ve iadesine karar verildiği, doktrin ve Dairemizin bu konudaki yerleşik uygulamalarına göre; döviz cinsinden para alacağına hükmedilmesi halinde vekalet ücretinin, o dövizin dava tarihindeki efektif satış kuru karşılığı TL (Türk Lirası) miktarına göre hesaplanıp tahsiline karar verilmesinde hata olmadığı..." yönünde karar verilmiştir. Bu nedenle de vekalet ücretinin hesabında kararın verildiği tarihin değil harcın yatırıldığı tarihin esas alınması gerekmekte olup aksi yöndeki mahkeme kararı hatalı olduğundan Dairemizce de istikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcı ve avukatlık ücreti hesaplanmıştır. Açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca KABULÜ ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/327 E. 2025/345 K. sayılı 10/04/2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve DAİREMİZCE YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,a-Davanın kısmen kabulü ile, 70.397,60 USD'nin 50.000,00 USD'sinin 06/10/2017 tarihinden 20.397,60 USD'nin de 30/10/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca USD cinsinden bir yıl vadeli mevduat hesabına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 30.247,73 TL harcın peşin alınan 10.871,46 TL harcın mahsubu ile fazla 19.376,27 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, c-Davacı tarafından yapılan 33.592,30 TL bilirkişi ücreti, posta masrafı vb giderler ile toplam harç gideri (peşin, başvurma, keşif harcı ) 11.327,26 TL toplam 44.919,56 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre hesap edilen 31.443,70 TL'sinin davalıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,ç-Davalı tarafından yapılan 8.146,10 TL bilirkişi ücreti, posta masrafı vb giderlerden oluşan yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre hesap edilen 2.443,83 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,d-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. maddesine göre hesaplanan 70.848,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,f-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. maddesine göre hesalanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,3-İstinaf yargılama giderleri yönünden;a-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcı ve 615,40 TL istinaf karar harcının ayrı ayrı Hazineye gelir kaydına,b-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye gelir kaydına,c-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, davalı tarafça yatırılan 55.174,00 TL'den mahsubu ile bakiye 54.558,60 TL'nin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesinde talep halinde davalı tarafa iadesine,ç-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,d-Davalı tarafından sarfedilen 1.683,10 TL istinaf başvurma harcı, 615,40 TL istinaf karar harcı ve 60,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.358,50 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iade edilmesine,f-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 7550 sayılı Yasa'nın 20.maddesi ile değişen 6100 sayılı HMK'nın Ek 1.maddesi ve HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/11/2025