13. Hukuk Dairesi 2015/3234 E. , 2016/11473 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki cezai işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı asıl davada, eczacı olduğunu, davalı kurumun 24.12.2010 tarihli fesih yazısı ile reçetelerin arkasın…
**13. Hukuk Dairesi 2015/3234 E. , 2016/11473 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki cezai işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı asıl davada, eczacı olduğunu, davalı kurumun 24.12.2010 tarihli fesih yazısı ile reçetelerin arkasındaki imzaların hasta veya yakınına ait olmaması nedeniyle reçeteler bedelinin 5 katı olan 25.840,25TL ile hastanelerde adam bulundurup reçete toplandığı, hastaların yönlendirildiği iddia edilerek faizi ile birlikte 237.551,92TL reçete bedellerinin alacağından mahsup edileceğini ve sözleşmeyi bir yıl süreyle fesih ettiğini bildirdiğini, kurumun bu uygulamasının haksız olduğunu ileri sürerek, fesih ve mahsup işlemlerinin iptaline karar verilmesini, birleşen davada ise, davalı kurumun 1.6.2011 tarihli yazısı ile yönlendirici personel ve benzeri yollarla eczane tarafından toplanan reçetelerin kuruma fatura edilmesi nedeniyle 25.880,48TL'nin alacağından mahsup edileceğinin bildirildiğini ileri sürerek, cezai işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-6100 sayılı HMK’nun 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nun 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nun 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir.