Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------- açtığını, müvekkilinin, yiyecek içecek işinde deneyimsiz olması nedeni ile işletmeci arayışına girdiğini ve yiyecek içecek işinde deneyimli olan ve yıllardır garsonluk işletmecilik yapan, davalı------- bahse konu meyhanenin açılışından itibaren, --- yıl süre ile çalışması işletme müdürlüğü yapması hususunda anlaştığını, davalı---- bahse konu anlaşma gereği, --- yıllık çalışması sonucunda ödenmek üzere davaya konu,---- bedelli çekin keşid
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin bünyesine topladığı ve halen de yenilerini eklemeye devam ettiği üretici ve gönlünü çizgi filme kaptırmış usta yeteneklerle birlikte büyük mücadeleler ve emek sonucunda 2008 yılında ... Stüdyosunu kurarak sektöre adım attığını, Türkiye'de de çizgi film yapılabileceğini Türk halkına göstererek, en çok seyredilen çizgi film olmayı amaçlayan ve yarattığı karakterlerle adını Dünya çapında duyurabilmeyi hedefleyen bir şirket olduğunu, ilk projesi ... karakterini yaratarak, çizgi film sektörüne kazandırdıklarını, ... karakterinin ardından "..." ve "..." adındaki iki çocuk karakterin hikayesini anlatan "..." ve Türkiye'nin ilk çizgi sinema filmi olma özelliği taşıyan "..." çizgi filmleriyle başarısını sürdürdüğünü, davacının "..." ve "..." markalarının yazı ve/veya şekil markası ve tasarımlar olarak Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olarak koruma altında bulunduğunu, marka ve tasarımların üretim ve lisans verme yetkisinin de münhasıran davacı şirkete ait olduğu halde davalının hukuka aykırı olarak üretilmiş olan taklit ürünleri satışa sunduğunu, bu hususun ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin ... esas ve ... karar sayılı dosyasında yargılama yapılarak, davalının suçunun sabit görüldüğünü ve hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, davalının düşük kalite ve düşük fiyattaki ürünleri satışa arz ederek, yaptıkları eylemin suç olduğu bilinciyle genellikle faturasız satış yaparak, davacı şirket ile iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı şekilde TTK 54 vd.hükümleri kapsamında haksız rekabet içine girdiğini, aynı zamanda faturasız satışları ile devleti de ciddi derecede vergi kaybına uğrattığını, davacının kendi lisanslı satış mağazalarında belirlenen konseptten uzak, farklı müşteri portföyleriyle mütecavizler aracılığıyla ticari ağı da bozduğunu, davacının marka hakkına karşı yapılan bu tecavüzün manevi tazminatı gerektirdiğini, yapılan bilirkişi incelemesi ile ürünlerin taklit olduğunun ceza yargılamasında görülen ve sonuçlanan davada alınan raporlarla da sabit olduğunu, düşük kaliteli ürünlerin marka sahibi açısından markanın haksız sömürüsü ve bir yandan da itibar kaybı anlamına geldiğini, bu türden ürünlerin yaygınlaştırılması markanın imajını zedelemekte ve itibar kaybına yol açmakta olduğunu, ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir düzenlemesi karşısında davacının itibar tazminatına da hak kazandığını belirterek, 4.000,00 TL manevi, 1.000,00 TL itibar tazminatının 07/03/2014 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.