Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı alacaklıyı tanımamasına rağmen aleyhine ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, aleyhine icra takibi yapıldığını müvekkilinin maaşına haciz konulması üzerine öğrendiğini, takibe konu senedin incelenmesinden senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının görüldüğünü, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, müvekkilinin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ...'ün davalı ....Ltd.Şti'nde %50'şer payla ortak olduğunu, şirketin 1993 yılında kurulduğunu, triko ve tekstil ürünleri üretimi, satışı ve fason üretim faaliyetinde bulunduğunu, kayıtlı sermayesinin 150.000,00 TL olduğunu, şirket yönetiminin ortaklar tarafından yürütüldüğünü, her iki ortağın aynı zamanda münferit imza ile şirketin müdürleri olduğunu ancak müvekkilinin ilerleyen yaşı ve sağlık sorunları nedeniyle 5-6 yıldır yönetimi fiilen diğer ortak ...'e bıraktığını, bu sürede müvekkilinin şirketten mali menfaat elde etmediği gibi şirket işlerinden de habersiz bırakıldığını, bazı olaylardan şüphelenerek bunu sorgulamaya başladığı anda hem müvekkiline hemde müvekkilinin şirkette çalışan oğluna diğer ortak ... tarafından hakaret ve tehditler başladığını, ortak karar alınamaz duruma gelindiğini, 25 yıllık şirkette son dönemde şirket ortağı ...'ün müvekkilini şirketten fiilen dışladığını, şirket kayıtlarında yapılan usulsüzlüklerin öğrenilmesi ve müvekkiline hakaret ve tehdit edilmesi nedeniyle diğer ortağına olan güvenin sarsıldığını, müvekkili açısından ortaklığın devamının çekilmez hale geldiğini, uzlaşma zemini sağlanmak istenmiş ise de; diğer ortağın buna yanaşmadığını, son çare olarak TTK 636/3 maddesi gereği davalı şirketin haklı nedenle feshini talep ettiğini, şirketin diğer ortağı ...'ün müvekkili ve oğluna hakaret ve tehditte bulunduğunu, ortaklar arasında bu şekilde kişisel husumet oluştuğunu, müvekkili ile oğlu Serkan'ın Bakırköy C.Başsavcılığına olayla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu, ....sayılı soruşturma dosyasının devam ettiğini, ortaklar arasında suç teşkil eden haksız fiillerin ortaklığın feshinde haklı sebep olarak gösterildiğini, diğer ortağın şirketi tek başına yönettiğini, müvekkiline herhangi bir bilgi vermediğini, rekabet yasağına aykırı davrandığını, bu sebeplerle müvekkilinin şirketin diğer ortağına karşı güveninin sarsıldığını, şirket kayıtlarında usulsüz işlemler yaptığını, ticari defter ve kayıtların doğru tutulmadığını, şirket mal varlığının diğer ortak lehine kullanıldığını, şirketin mali müşavirinin de bu işlemlere katıldığını, Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.iş sayılı dosyası ile şirket kayıtlarında yer alan ürün adetleri ile gerçekte şirkette bulunan ürün sayısı arasında büyük fark bulunduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla müvekkiline gönderilen şirket envanterinin gerçeği yansıtmadığının ispatlandığını, davalı şirket mali müşavirinin müvekkilinin müdürlük yetkisini tanımadığını, bir kısım ortaklar kurulu kararlarındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, şirket mali müşaviri ....hakkında İstanbul C.Başsavcılığı'nın .... sayılı soruşturma dosyası ile özel belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından suç duyurusunda bulunulduğunu, yine şirkette müdürler kurulu kararı ve ortaklar kurulu kararı alınamaz hale geldiğini, şirketin 2016 ve 2017 yıllarında müvekkiline verilen bilançosuna göre zarar ettiğini, şirketin diğer ortağı ve müdürü ...'ün şirketi kötü yönettiğini ileri sürerek davalı şirketin haklı sebeple feshi ile tasfiyesine, bu talebin mümkün görülmemesi halinde müvekkilinin ortaklık payının gerçek değerinin avans faizi ile ödenmek suretiyle davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, öncelikle şirket mal varlığının diğer ortak tarafından kaçırılma tehlikesi ve ortaklar kurulu kararı alınamaması durumu mevcut olduğundan TMK 427/4 uyarınca müvekkili dahil tüm müdürlerin münferit imzasıyla şirketi temsil ve ilzam yetkisinin tedbiren kaldırılmasına, şirketin yönetiminin mahkemece atanacak bir kayyım aracılığıyla yürütülmesine, aksi kanaat hasıl olur ise; müdürlerin şirket mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin tedbiren kaldırılmasına, davalı şirket muhasebesi defter ve kayıtlarının yargılama sonuna kadar mahkemece resen seçilecek yeminli mali müşavir tarafından tutulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.