8. Hukuk Dairesi 2018/11568 E. , 2018/14921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. ..K. A R A R Davacı ... vekili, devletin hüküm ve tasarrufu altıdaki yaklaşık 1.256,59 m2 yüzölçümlü alanın üze
**8. Hukuk Dairesi 2018/11568 E. , 2018/14921 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. ..K. A R A R Davacı ... vekili, devletin hüküm ve tasarrufu altıdaki yaklaşık 1.256,59 m2 yüzölçümlü alanın üzerine davalı tarafından Restaurant ve ... bahçesi yapılmak suretiyle işgal edildiğini, taşınmazın ... adına kayıtlı iken 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca park olarak kullanılmak üzere ...'nin tasarrufuna bırakıldığını, terk edilirken beyanlar hanesine " bu Gayrimenkulün 3194 sayılı Kanunun 11. maddesi gereği umumi hizmetlere ayrılması sebebi ile terk edilmiştir. Başka bir maksada tahsis edildiğinde idare adına tescil edilecektir " ibaresinin eklenerek devredildiğini, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan tescil harici taşınmazın Belediyece amacına uygun kullanılmadığını ve davalının işgalinin söz konusu olduğunu belirterek davalının müdahalesinin men'i ile taşınmaz üzerindeki her türlü yapının ve eklentilerin kal'ine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; davanın kabulü ile “... ili,...İlçesi, ... Kültür Mah. ...ı Mevkiinde bulunan ve 09/10/2013 havale tarihli kadastro memuru, jeolog ve inşaat mühendisi raporunun ekinde gösterilen 1.201,00 m2'lik kısma davalının müdahalesinin men'ine, 09/10/2013 havale tarihli raporda A-B-C-D-F harfi ile gösterilen yerlerdeki yapıların kal'ine,” karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosya kapsamında bilgi ve belgelerden, dava konusu eski 4715 parsel sayılı taşınmazın 13.07.1976 yılında yapılan ihdas işlemi ile ... Hâzinesi adına kayıtlı iken 3194 sayılı İmar Kanunun 11. maddesi uyarınca Umumi Hizmetlerde kullanılmak üzere ... lehine terk edildiği ve tapu kütüğü içeriğinden de “Bu Gayrimenkul 3194 sayılı İmar Kanunun 11.maddesi gereğince umumi hizmetlere ayrılması ile terk edilmiştir. Başka bir maksatla tahsis edildiğinde idare adına tescil edilecektir” şeklinde şerhin yazıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, mahkemece dava konusu edilemeyen ve dava dışı taraflar adına kayıtlı (2910 nolu parsel içinde kalan) ve bilirkişi raporunda D- F harfleri ile gösterilen yer ve yapılar ile ilgili el atmanın önlenmesi ve kal kararı verilmesi doğru olmadığı gibi 492 sayılı harçlar kanunu uyarınca davacı hâzinenin harçtan muaf olması nedeniyle harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken 683,10 TL harcın davalıdan alınmasına hükmedilmesi de doğru görülmemiştir. Ayrıca hükme esas alınan Jeolog, İnşaat ve Teknik Bilirkişi Kurulu Raporu da denetime elverişli olmayıp yerleşik yargıtay içtihatlarına uygun hazırlanmamıştır. Bu halde mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazın, 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca öncelikle idare tarafından belirlenen kıyı kenar çizgisine ilişkin kroki uzman bilirkişisi kurulu aracılığıyla yapılacak keşifte uygulanmalı, kıyı kenar çizgisinin adli yargıca belirlenmesi mümkün bulunduğundan, gerek görüldüğü takdirde kıyı kenar çizgisinin bizzat mahkemece belirlenmesinin düşünülmesi, 3621 sayılı Yasa'nın 9. maddesine göre oluşturulacak bilirkişi heyeti vasıtası ile (denetime elverişli şekilde) dava konusu edilen taşınmaz ile kıyı kenar çizgisi ayrıntılı şekilde gösterilerek var ise müdahale edilen alanların ölçekli ve koordinatlı krokide gösterilmesi, bu konudaki görüşünün ortaya konulması ve yukarıda belirtilen hususların da gözetilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.