(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/4512 E. , 2011/7389 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Dairemiz Üyesi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence g
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/4512 E. , 2011/7389 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Dairemiz Üyesi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacı ile yerine imza attığı söylenen fabrika genel müdürünün şirketi temsil ve ilzam konusunda aynı derecede 3. derecede imza yetkisine haiz olduklarının görüldüğü, davacının davalı işverence kendisine tanınan imza yetkisi çerçevesinde bazı idari işlemlerde tek başına yetkili olduğunun anlaşıldığı, davacının da müdür ile beraber aynı derece imza yetkisine sahip olduğu nazara alındığında, imzalanan belgenin şirketi borç altına sokan bir belge olmadığı da göz önüne alınarak, davacının bu belgeyi imzalamasında hukuken sakınca bulunmadığı kanaatine varılmış ve bu nedenle işten çıkarma gerekçesinin haklı ve yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulü yönünde karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İş Kanunu'nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. İş Kanunu m. 25/II-e ye göre "İşçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması" halinde iş sözleşmesi işveren tarafından haklı nedenle feshedilebilir. İşçinin sadakat borcuna, kanunun ifadesiyle doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları sözleşmenin feshi bakımından haklı neden oluşturur. İşçinin sadakat borcu gereği işverenin işi ve işyeri ile ilgili hukuki menfaatlerini korumak ve zarar verici eylemlerden kaçınmak yükümlülüğü vardır. İşçinin işverenin güvenini sarsacak davranışları nedeniyle işveren zarar görmemiş olsa dahi, bu davranışlar doğruluk ve bağlılığı ihlal etmesi, işyerinde olumsuzluklara yol açması ve artık söz konusu davranışlar nedeniyle çalışma ilişkisinin devamının katlanılmaz hale gelmesi ve işverenden artık bu ilişkiye devamın beklenememesi nedeniyle, sözleşmenin haklı nedenle feshine yol açmaktadır. Somut olayda davacı 01.10.1997-09.03.2003 tarihleri arasında muhasebe memuru, 10.03.2003-22.01.2009 tarihleri arasında mali işler sorumlusu olarak çalışmıştır. Davacının iş sözleşmesi 15.01.2009 tarihinde Türkiye Ekonomi Bankası ... Şubesinden ... Fabrikasına gelen telefon evrakı üzerine bireysel ihtiyaç kredisi için bankaya yaptığı müracaatta bankaya sunulan bordro evrakı üzerinde fabrika müdürü yerine imza attığının tespit edilmesi nedeniyle 22.01.2009 itibariyle İş K.m. 25/II-e uyarınca feshedilmiştir. Davacı işçi, fabrika müdürünün imzasını kullanmak suretiyle işverenle arasındaki güven ilişkisini sarsacak bir eylemde bulunmuştur. İşçinin bu davranışı ile iş ilişkisinin temelini oluşturan güven ilişkisi zedelenmiştir. İşçinin davranışının doğruluk ve bağlılığa aykırı olması halinde, söz konusu davranış işveren bakımından bir zarar doğurmamış olsa dahi, sözleşmenin haklı nedenle feshine neden olur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının işyerinde çalışma ilişkisini katlanılmaz hale getiren, iş ilişkisinin devamını mümkün kılmayacak ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunduğu anlaşıldı için işverenin feshi İş K.m. 25/II-e maddesine uygun haklı fesih niteliğindedir. İş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı gözetilmeden ve feshin hukuksal dayanağını oluşturan İş K.m. 25/II-e'deki koşullar dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-)Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-)Davanın REDDİNE, 3-)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-)Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine 5-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-)Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13/12/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.