(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/5770 E. , 2009/5304 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mah…
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/5770 E. , 2009/5304 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı davalıya ait inşaatın kartonpiyer, ışık bandı, ..., lamba yerleri, göbekleri vb. işlerini yaptığını iddia etmiştir. Varlığı ileri sürülen hukuksal ilişki BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisidir. Davalı akdî ilişkiyi inkâr etmiştir. İddia edilen alacak miktarına göre HUMK’nın 288. maddesi uyarınca davacı yüklenici sözleşme ilişkisinin kurulduğunu yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Fatura tek başına sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü için yeterli değildir. Davalı açıkça muvafakat etmediği gibi HUMK’nın 292. maddesi gereğince yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge bulunmadığından tanıkla akdî ilişkinin varlığı kanıtlanamaz. Yazılı delil ibraz edilemediğinden davacı akdî ilişkiyi ispat edememiş ise de, delil listesinde vs. delil denilmek suretiyle yemin deliline de dayanıldığından mahkemece davacıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile akdî ilişkinin varlığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Öte yandan eser sözleşmesinin davacı yanca yasal delillerle kanıtlandığı kabul edilse dahi taraflar iş bedeli konusunda da anlaşamadıklarından iş bedelinin BK’nın 366. maddesine göre yapıldığı tarihteki serbest mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken dava tarihine göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek kısmen kabul kararı verilmesi de kabul şekli itibariyle yanlış olmuştur. Belirtilen sebeplerle kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.