7. Hukuk Dairesi 2023/5678 E. , 2024/4446 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/176 E., 2023/2089 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 08.04.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/210 E., 2021/693 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer …
**7. Hukuk Dairesi 2023/5678 E. , 2024/4446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/176 E., 2023/2089 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 08.04.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/210 E., 2021/693 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların maliki olduğu 25155 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kain 6 No.lu bağımsız bölümde muris ... ve eşi olan davalının ikamet ettiğini, murisin 14.12.2018 tarihinde ölümünden sonra da davalının taşınmazda ikamet etmeye devam ettiğini, tahliyeye yönelik noter ihtarnamesi keşide edildiğini, ancak intifadan men edilmesine rağmen davalının taşınmazda ikamet etmeye devam ettiğini ileri sürerek, davalının müdahalesinin men'i ile taşınmazın boş olarak teslimini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; muris ...'nun 14.12.2018 tarihinde öldüğünü, çekişme konusu taşınmazın mayıs ayı sonunda tahliye edileceği davacılar tarafından bilinmesine rağmen men'i müdahale davası açılmasının haksız ve kötüniyetli olunduğunu, dava konusu taşınmazın boş olarak Mayıs ayında davacılara teslim edildiğini, davanın konusuz kaldığını, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mülkiyeti davacılara ait olan davaya konu taşınmazda davalının muris ... ile birlikte ikamet ettiği, murisin 14.12.2018 tarihinde öldüğü, davacıların 01.03.2019 tarihli ihtarname ile davalıdan taşınmazı tahliye etmesinin istendiği, davalının 15.03.2019 tarihli cevabi ihtarnamesinde mal rejimi ile ilgili birtakım iddialarda bulunup uygun sürede evi tahliye edeceğini bildirdiği, 08.04.2019 tarihinde bu davanın açıldığı, davalının 09.05.2019 tarihinde taşınmazı tahliye ettiği, bu durumda davacıların taşınmazın tahliyesi için murisin ölümünden ve ihtarnamenin tebliğinden itibaren davalıya makul bir süre tanıdıkları, davalının ise taşınmazı dava açıldıktan ve makul süre geçtikten sonra sonra tahliye ettiği, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili cevap dilekçesinin içeriğini yineleyerek İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, oturma hakkı tanındığı iddiasının araştırılmadığını, çekişme konusu taşınmazda muris eşi ile birlikte ikamet ettiklerini, fuzuli şagil olmadığını, herhangi bir hak talebi olmadığı gibi tahliye edeceğini de davacılara bildirdiğini, tahliye için makul süre tanınmadığını, davacıların dava açmakta iyiniyetli olmadıklarını, hukuki yararı bulunmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, dava tarihinden önce tahliye edilip edilmediğinin araştırılmadığını, dava dilekçesi tebliğinden önce tahliyenin gerçekleştiğini, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, TMK 2 nci maddesinin gözardı edildiğini belirterek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı, dava açılmadan önce ihtarname tebliği ve taşınmazın boş olarak teslim edilmesi isteminin bildirildiği, yargılama sırasında taşınmazın boş olarak davacılara teslim edildiğinin keşfen saptandığı, eksik harcın ikmal edildiği, bu nedenle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, davanın açılmasına sebebiyet verildiği gözetilerek yargılama sırasında harcı tamamlanan dava değeri üzerinden davacı yararına nispi vekalet ücreti takdirinde ve davanın konusu kalmadığından maktu harç alınması yönünde hüküm kurulmuş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamı incelendiğinde, dava konusu bağımsız bölümün dava açıldıktan sonra 30.05.2019 tarihinde düzenlenen tutanak ile davacı tarafa teslim edildiği, ön inceleme duruşmasının ise 12.11.2020 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda A.A.Ü.T.’nin 6 ncı maddesi uyarınca anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderildiğinden tarife hükümleriyle belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir. 3. Ne var ki; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının açıklanan nedenle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının 3 üncü bendindeki “53.800,00 TL” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “26.900,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.