12. Ceza Dairesi 2023/5104 E. , 2025/2702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/785 E., 2023/269 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gere
**12. Ceza Dairesi 2023/5104 E. , 2025/2702 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/785 E., 2023/269 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli kararı ile; sanıklar ..., ..., ..., ... ve temyiz dışı sanıklar ..., ..., Cafer Demir, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı olmak üzere taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir. 2.Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli kararının katılanlar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 27.04.2017 tarihli, 2015/16142-2017/3596 sayılı kararı ile; "...TCDD Genel Müdürlüğü sorumluluğunda yaptırılmakta olan Kayseri Kuzey Geçiş varyantı inşası sırasında Horosana Çayırı üzerinde kurutma kanalı olarak açılmış olan kanala 21/07/2011 tarihinde yüzmek için giren 12/08/1998 doğumlu ...'ın anılan kanalda cesedinin bulunduğu olayda, ölüm nedeninin tespit edilememesi ve illiyet bağı kurulamaması gerekçesiyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş ise de, olayın görgü tanıkları olan ... ve ...'ın soruşturma aşamasında alınan beyanlarında, olay günü ölen ... ile beraber markete uğradıklarını, marketten yiyecek ve içecek aldıklarını, ...'in yüzmek için kendilerinden ayrıldığını ve kendilerinin de ...'in arkasından gittiklerini, ...'in üzerini çıkartarak kanala girdiğini gördüklerini ve kanalın yanına vardıklarında da ...'in suda çırpındığını gördüklerini, ...'e sudan çıkması için yardım etmeye çalıştıklarını ancak İsmal'in kanalın dibine doğru battığını ve bir daha da su yüzeyine çıkamadığını beyan ettikleri; kanaldan cesedi çıkartan ...'nın soruşturma aşamasında alınan beyanında, olay günü kanalın etrafında insan kalabalığı görünce olay yerine gittiğini, kanalda bir kişinin boğulduğunu ve cesedin çıkarılması için itfaiyenin beklendiğini öğrenince, üzerini çıkartarak kanala girdiğini ve boğulan şahsı aramaya başladığını, bir müddet sonra cesedi bularak suyun yüzeyine çıkardığını beyan ettiği, dosyada mevcut 22/07/2010 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında ...'ın ölüm nedeninin kesin olarak tespit edilememekle beraber ağız ve burun boşluğundan gelen mantar köpüğünün suda boğulmanın bulgularından olduğunun bildirilmesi karşısında; olayın görgü tanıkları olan ... ve ... ile kanaldan cesedi çıkartan ...'nın da dinlenerek, iş güvenliği konusunda uzman olan bilirkişilerden seçilecek heyetten rapor aldırılıp, TCDD Genel Müdürlüğü Demiryolu Yapım Dairesi Başkanlığı'nda çalıştıkları anlaşılan sanıklar, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in sıfatlarının ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında kalıp kalmadıklarının tereddüde mahal bırakılmayacak şekilde belirlenmesinden sonra tüm sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturma ve yetersiz değerlendirme ile yazılı şekilde sanıkların beraatlerine karar verilmesi..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 3.Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2018 tarihli kararı ile; sanıklar ..., ..., ..., ... ve temyiz dışı sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı olmak üzere taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiş olup, temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında ise taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85. maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. 4. Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2018 tarihli kararının sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılanlar vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarihli, 2019/3619-2019/11505 sayılı kararı ile; "...Dosya içeriğine göre; TCDD Genel Müdürlüğü sorumluluğunda yaptırılmakta olan Kayseri Kuzey Geçiş varyantı inşası sırasında Horosana Çayırı üzerinde kurutma kanalı olarak açılmış olan kanala 21/07/2011 tarihinde yüzmek için giren 12/08/1998 doğumlu ...'ın anılan kanalda cesedinin bulunduğu olayda, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli, 2014/159 Esas, 2014/715 Karar sayılı kararı ile ölüm nedeninin tespit edilememesi ve illiyet bağı kurulamaması gerekçesiyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi üzerine; dairemizin 27/04/2017 tarih, 2015/16142 esas, 2017/3596 karar sayılı bozma ilamı ile TCDD Genel Müdürlüğü Demiryolu Yapım Dairesi Başkanlığı'nda çalıştıkları anlaşılan sanıklar, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in sıfatlarının ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında kalıp kalmadıklarının tereddüde mahal bırakılmayacak şekilde belirlenmesinden sonra tüm sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği sebebi ile Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli, 2014/159 Esas, 2014/715 Karar sayılı kararının bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılamada mahkemece bu husus açıklığa kavuşturulmadığı ve sanıkların kusur durumuna ilişkin soruşturma aşamasında alınan 13/08/2013 tarihli bilirkişi raporu, bozma üzerine yapılan yargılamada alınan 04/12/2017 tarihli bilirkişi raporu ve 25/03/2018 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla; yukarıda sayılan TCDD Genel Müdürlüğü Demiryolu Yapım Dairesi Başkanlığı'nda çalışan sanıkların sıfatlarının ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında kalıp kalmadıklarının tereddüde mahal bırakılmayacak şekilde belirlenmesinden sonra; dosya kapsamında bulunan kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilebilmesi amacıyla dosyanın teknik üniversitelerde görevli öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek yeniden rapor alınmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tespit ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 5. Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli kararı ile; sanıklar ..., ..., ..., ... ve temyiz dışı sanık ... Hakkı Murtazaoğlu hakkında ayrı ayrı olmak üzere taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri gereğince beraat kararları verilmiş, sanıklar müdafinin vekalet ücretine hasren yaptıkları temyiz talebine ilişkin olarak kararlar 06.09.2023 tarihli onama ilamı ile kesinleşmiştir. 6. Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24/03/2021 tarihli kararı ile; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in yüklenen suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine; sanıklar ..., ... ve ...'ın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 50/4, 52/2, 52/4 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 24.300,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin kararların, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.06.2022 tarihli kararıyla; "...TCDD Genel Müdürlüğü sorumluluğunda yaptırılmakta olan Kayseri Kuzey Geçiş Varyantı inşası sırasında, Horsana çayırlığı mevkiinde tren yolu yapmak için açılmış bulunan su dolu ıslah kanalına 21/07/2011 tarihinde yüzmek için giren ...'ın suda boğularak öldüğü olayda; haklarında kamu davası açılan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın görevleri yönünden 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında olduklarından soruşturma izni alınması için mahkemece dosyanın tefrikine karar verilerek ayrı bir esasa kaydedildiği ve 07.07.2020 tarihinde sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında durma kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; tefrik edilen davanın akibeti araştırılarak kanıtların birlikte değerlendirilmesi açısından CMK'nın 8. ve 11. maddeleri gereğince mümkünse birleştirilmesi, aksi halde denetime olanak vermesi bakımından aslı ya da onaylı suretleri getirtilip dosya içerisine konularak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verildikten sonra uyma kararı verildiği ve Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli kararı ile; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in yüklenen suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine; sanıklar ..., ... ve ...'ın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 50/4, 52/2, 52/4 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 24.300,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istemleri hakkında hükümlerin bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; verilen kararın haksız ve hukuku dayanaktan yoksun olduğuna, müvekkilimin ve çalıştığı firmanın meydana gelen olayda kusuru ve sorumluluğu bulunamadığına, müvekkilinin proje müdürü olarak üzerine düşen görevleri yerine getirmiş olduğuna, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü Kayseri Kuzey Varyantı Projesi Altyapı Kontrollüğü ve Danışmanlığına ait Genel Teknik Şartnamede çalıştığı firmaya ait yükümlülüklerin yerine getirilmesi için üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz olarak yapmış olduğuna, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin Yüklenici Müteahhit firmaya yüklediği ödevlerin yerine getirilmesi için Yüklenici ... İnşaat Tur.San. ve Tic.A.Ş. yetkililerini şifahen ve yazılı olarak uyarmış olduğuna, bununla ilgili olarak müvekkilinin ilgili şirkete 09.04.2010 tarihinde yazmış olduğu yazıda,Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 9.,37. ve 39. Maddelerinde belirtilen hususlara uyulması konusunda yüklenici firmayı uyarmış olduğuna, müvekkili ile ilgili olarak 5.maddedeki hususların ve bildirimlerin incelenmesi ve buna müvekkilinin kusurunun değerlendirilmesi için yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş fakat yerel mahkemece bu itirazların ve beyanların dikkate alınmadan karar verildiğine, müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; müvekkili ...’ın hiç bir kusurunun olmaması nedeniyle beraat etmesi gerektiğine, ancak Yerel Mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak müvekkili hakkında TCK'nın 85/1 maddesine göre taksirle ölüme sebebiyet suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmış olduğuna, verilen hapis cezasının 24.000.00 TL adli para cezasına çevrilmiş olduğuna, müvekkilinin ...’ın ölümü ile ilgili kusuru bulunduğuna dair illiyet bağı toplanan tüm delillerle göre kurulmasının mümkün olmadığına, alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun mahkumiyete yeterli olmadığına, mahkemece verilen adli para cezasının tecil edilmemesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasının hatalı olduğuna, müvekkili hakkında yasal indirimlerinin uygulanmamasının bozma nedeni olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, kesin ölüm nedeninin tespiti hususunda bozma ilamından sonra Yerel Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmamasının bozma nedeni olduğuna, müvekkili ...'ın ... İnşaat Tur. Sanayi ve Tic. A.ş. şantiyede proje müdürü olarak üzerine düşen dikkat ve objektif özen yükümlülükleri yerine getirmiş olduğuna, buna ilişkin işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili tüm önlemleri almış ve yapı alanı içerisindeki tehlikeli kısımları sınırlandırmış ve uyarı levhaları konulmasını sağlamış olduğuna, tüm bu dikkat ve özene rağmen somut olaydan proje müdürünün sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığına ilişkindir. C. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; kusur tespitine, mahkemece alınan hükme dayanak kusur raporunda sanık müvekkilinin asli kusurlu tespit edilmiş olup söz konusu raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığına, sözleşme kapsamında projenin gerçekleştirilmesinde ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş adına müvekkilinin altyapı şantiye şefi olarak görev yapmış olduğuna, müvekkilinin konumunum gerektirdiği sorumluluk bilinciyle ve proje müdürü ile uyum içerisinde üzerine düşen dikkat ve objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğuna, bu bağlamda, işçi sağlığı ve iş güvenliğiyle ilgili her türlü önlemlerin alınmasını ve yapı alanı, içindeki tehlikeli kısımların sınırlandırılarak, buralara görünür şekilde uyarı levhalarının konulmasını sağlamış olduğuna, ancak, bu uyarı levhalarının yöre halkı tarafından sökülerek götürülmüş olup, çalışma alanının oldukça geniş olması nedeniyle buna engel olunamamış olduğuna, eylemle sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunmaması nedeniyle sanığa kusur izafe edilmesinin olanaksız olduğuna, Yerel Mahkemenin bozma öncesi ilk kararına göre, sanık müvekkilinin kesin ölüm sebebi belirlenemediği için beraat etmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Yargıtay tarafından kesin ölüm sebebinin araştırılması için tanıkların dinlenmesi ve devamında da iş güvenliği uzmanınından rapor alınması yönünde bozma kararı verilmiş olduğuna, Mahkemece kesin ölüm sebebinin belirlenmesi konusunda salt tanık beyanıyla yetinilmesi ve buna göre mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır prensibi gereği kesin ölüm sebebi her türlü kuşkudan uzak bir şekilde belirlenmediğinden bu haliyle müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine, Yerel mahkeme kararının bu haliyle eksik inceleme sonucu verilmiş olduğundan bozulması gerektiğine ilişkindir. D. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; tayin edilen cezalara, paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasına, mahkemece sanıklar hakkında 3 yıl 4 ay ceza verilerek neticede verilen cezanın para cezasına çevrilmiş olmasının hukuka, hakkaniyete ve kamu vicdanına tamamen aykırı olup, cezanın caydırıcılık niteliği ilkesi de göz ardı edilerek hüküm kurulduğuna, beraat kararlarının hukuka aykırı olduğuna, yerel mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğine, her ne kadar sanıklar üzerine atılı suçlamayı reddetmiş ve ceza almamak ve suçtan kurtulmak adına aynı doğrultuda beyanda bulunmuş ise de aynı TCDD çalışanları olarak aynı sorumluluk içerisinde bulunan sanıkların beyanlarındaki ayrıntılar nazara alındığında tüm sanıkların davaya konu elim olayın gerçekleştiği yerde gerekli koruma önlemlerini almayan, bu hususta denetim ve gözetim görevlerini yerine getirmeyen tüm sanıklar, maktul ...'ın ölümünden asli kusurlu olarak sorumlu olduklarına, yerel mahkeme kararının üst sınırdan ceza verilmek üzere bozulmasına karar verilmesi talebine, sanıklar hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine, tüm sanıklar hakkında verilen cezanın adli para cezasına çevrilmesi, verilen adli para cezasının ise ülkenin ekonomik koşulları ve son dönemlerdeki enflasyon nazara alındığında 5 yıl önce verilen hükümdeki ve 2 yıl önce verilen hükümdeki gibi bir gün karşılığı 20,00TL takdir edilerek sembolik bir bedel üzerinden adli para cezasına çevrilmiş olmasının kamu vicdanına aykırı olduğuna, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü 1998 doğumlu ...'ın, Buğdaylı Mahallesi Horsana Çayırlığı üzerinde bulunan TCDD'nin tren yolu yapmak için açmış olduğu su dolu ıslah kanalının içerisine yüzmek amacıyla girdiği, ancak suda boğularak öldüğü olayda; Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli kararı ile; sanıklar ..., ..., ..., ... ve temyiz dışı sanıklar ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı olmak üzere taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiş, bu kararların katılanlar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 27.04.2017 tarihli kararı ile; "...TCDD Genel Müdürlüğü sorumluluğunda yaptırılmakta olan Kayseri Kuzey Geçiş varyantı inşası sırasında Horosana Çayırı üzerinde kurutma kanalı olarak açılmış olan kanala 21/07/2011 tarihinde yüzmek için giren 12/08/1998 doğumlu ...'ın anılan kanalda cesedinin bulunduğu olayda, ölüm nedeninin tespit edilememesi ve illiyet bağı kurulamaması gerekçesiyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş ise de, olayın görgü tanıkları olan ... ve ...'ın soruşturma aşamasında alınan beyanlarında, olay günü ölen ... ile beraber markete uğradıklarını, marketten yiyecek ve içecek aldıklarını, ...'in yüzmek için kendilerinden ayrıldığını ve kendilerinin de ...'in arkasından gittiklerini, ...'in üzerini çıkartarak kanala girdiğini gördüklerini ve kanalın yanına vardıklarında da ...'in suda çırpındığını gördüklerini, ...'e sudan çıkması için yardım etmeye çalıştıklarını ancak İsmal'in kanalın dibine doğru battığını ve bir daha da su yüzeyine çıkamadığını beyan ettikleri; kanaldan cesedi çıkartan ...'nın soruşturma aşamasında alınan beyanında, olay günü kanalın etrafında insan kalabalığı görünce olay yerine gittiğini, kanalda bir kişinin boğulduğunu ve cesedin çıkarılması için itfaiyenin beklendiğini öğrenince, üzerini çıkartarak kanala girdiğini ve boğulan şahsı aramaya başladığını, bir müddet sonra cesedi bularak suyun yüzeyine çıkardığını beyan ettiği, dosyada mevcut 22/07/2010 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında ...'ın ölüm nedeninin kesin olarak tespit edilememekle beraber ağız ve burun boşluğundan gelen mantar köpüğünün suda boğulmanın bulgularından olduğunun bildirilmesi karşısında; olayın görgü tanıkları olan ... ve ... ile kanaldan cesedi çıkartan ...'nın da dinlenerek, iş güvenliği konusunda uzman olan bilirkişilerden seçilecek heyetten rapor aldırılıp, TCDD Genel Müdürlüğü Demiryolu Yapım Dairesi Başkanlığı'nda çalıştıkları anlaşılan sanıklar, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in sıfatlarının ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında kalıp kalmadıklarının tereddüde mahal bırakılmayacak şekilde belirlenmesinden sonra tüm sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturma ve yetersiz değerlendirme ile yazılı şekilde sanıkların beraatlerine karar verilmesi..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiş, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2018 tarihli kararı ile; sanıklar ..., ..., ..., ... ve temyiz dışı sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı olmak üzere taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiş olup, temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında ise taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85. maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkûmiyetlerine karar verilmiş, bu kararların sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılanlar vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 09.12.2019 tarihli kararı ile; "...Dosya içeriğine göre; TCDD Genel Müdürlüğü sorumluluğunda yaptırılmakta olan Kayseri Kuzey Geçiş varyantı inşası sırasında Horosana Çayırı üzerinde kurutma kanalı olarak açılmış olan kanala 21/07/2011 tarihinde yüzmek için giren 12/08/1998 doğumlu ...'ın anılan kanalda cesedinin bulunduğu olayda, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli, 2014/159 Esas, 2014/715 Karar sayılı kararı ile ölüm nedeninin tespit edilememesi ve illiyet bağı kurulamaması gerekçesiyle sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi üzerine; dairemizin 27/04/2017 tarih, 2015/16142 esas, 2017/3596 karar sayılı bozma ilamı ile TCDD Genel Müdürlüğü Demiryolu Yapım Dairesi Başkanlığı'nda çalıştıkları anlaşılan sanıklar, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in sıfatlarının ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında kalıp kalmadıklarının tereddüde mahal bırakılmayacak şekilde belirlenmesinden sonra tüm sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği sebebi ile Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli, 2014/159 Esas, 2014/715 Karar sayılı kararının bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılamada mahkemece bu husus açıklığa kavuşturulmadığı ve sanıkların kusur durumuna ilişkin soruşturma aşamasında alınan 13/08/2013 tarihli bilirkişi raporu, bozma üzerine yapılan yargılamada alınan 04/12/2017 tarihli bilirkişi raporu ve 25/03/2018 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla; yukarıda sayılan TCDD Genel Müdürlüğü Demiryolu Yapım Dairesi Başkanlığı'nda çalışan sanıkların sıfatlarının ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında kalıp kalmadıklarının tereddüde mahal bırakılmayacak şekilde belirlenmesinden sonra; dosya kapsamında bulunan kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilebilmesi amacıyla dosyanın teknik üniversitelerde görevli öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek yeniden rapor alınmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tespit ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiş, haklarında kamu davası açılan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın görevleri yönünden 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında olduklarından soruşturma izni alınması için mahkemece dosyanın tefrikine karar verilerek ayrı bir esasa kaydedilmiş ve 07.07.2020 tarihinde sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında durma kararı verilmiş, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24/03/2021 tarihli kararı ile de; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in yüklenen suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine; sanıklar ..., ... ve ...'ın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 50/4, 52/2, 52/4 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 24.300,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin kararların, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.06.2022 tarihli kararıyla; "...TCDD Genel Müdürlüğü sorumluluğunda yaptırılmakta olan Kayseri Kuzey Geçiş Varyantı inşası sırasında, Horsana çayırlığı mevkiinde tren yolu yapmak için açılmış bulunan su dolu ıslah kanalına 21/07/2011 tarihinde yüzmek için giren ...'ın suda boğularak öldüğü olayda; haklarında kamu davası açılan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın görevleri yönünden 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında olduklarından soruşturma izni alınması için mahkemece dosyanın tefrikine karar verilerek ayrı bir esasa kaydedildiği ve 07.07.2020 tarihinde sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında durma kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; tefrik edilen davanın akibeti araştırılarak kanıtların birlikte değerlendirilmesi açısından CMK'nın 8. ve 11. maddeleri gereğince mümkünse birleştirilmesi, aksi halde denetime olanak vermesi bakımından aslı ya da onaylı suretleri getirtilip dosya içerisine konularak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilmiş ve Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2023 tarihli kararı ile; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in yüklenen suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine; sanıklar ..., ... ve ...'ın taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 50/4, 52/2, 52/4 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 24.300,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiş, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli kararı ile;dosyanın tefrikine karar verilen sanıklar ..., ..., ..., ... ve temyiz dışı sanık ... Hakkı Murtazaoğlu hakkında ayrı ayrı olmak üzere taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri gereğince beraat kararları verilmiş, sanıklar müdafinin vekalet ücretine hasren yaptıkları temyiz talebine ilişkin olarak kararlar 06.09.2023 tarihli Dairemizin onama ilamı ile kesinleşmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Mahkemece bozmaya uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması, yasaya aykırı olmakla birlikte ilamda gösterilen esaslara uygun karar verildiği, bu nedenle eylemli uyma niteliğinde olduğu anlaşılmakla, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü sorumluluğunda yaptırılmakta olan Kayseri Kuzey Geçiş Varyantı inşası sırasında, Horsana çayırlığı mevkiinde tren yolu yapmak için açılmış bulunan su dolu ıslah kanalına 21/07/2011 tarihinde yüzmek için giren ...'ın suda boğularak öldüğü olayda; TCDD İşletmesi Demiryolu Yapım Dairesi Başkanlığınca, Kayseri Kuzey Geçiş Varyantı (altyapı, üstyapı ve sinyalizasyon) yapım işinin, 06.08.2009 tarihli sözleşme ile ... İnş. Turizm San.ve Tic. A.Ş.'ne ihale ile verildiği, sanık ...'in ... İnş. Turizm San.ve Tic. A.Ş.'de şantiye şefi, sanık ...'ın ise aynı şirkette proje müdürü olduğu, ayrıca TCDD İşletmesi Demiryolu Yapım Dairesi Başkanlığı ile ... S.L. Türkiye firması arasında da saha denetimini teminen yapım kontrollük ve danışmanlık hizmeti için 16.12.2009 tarihli hizmet sözleşmesi yapıldığı, ... S.L. Türkiye Ankara şubesi proje müdürünün sanık ... olduğu, haklarında beraat kararı verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in ise, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü Demiryolu Yapım Dairesi Başkanlığında çalışan görevliler olduğu, mahkemece hükme esas alınan 12.10.2020 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre; sanıklar ... ve ...'ın açılan drenaj kanalında suda boğulma olaylarına karşı yeteri kadar güvenlik önlemleri almaması, insanların su kanalına ulaşımının fiziksel olarak engellenmemiş olması, kanala girilebilecek yerlerin etrafının çitlerle kapatılmaması ve uyarı levhalarının asılmamış olması; sanık ...'nun da, yürütülen çalışmaları yeterince denetlemediği ve geniş anlamda denetim mekanizması oluşturmayarak yeterli güvenlik tedbirleri almadan yapılan çalışmaları engellememiş olması nedenleri ile kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu oldukları, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’in ise kusursuz olduklarının belirlendiği, mahkemenin beraat ve mahkûmiyet kararlarına ilişkin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen beraat kararlarına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, sanıkların olayda taksire dayalı kusurlarının bulunmadığı gerekçe gösterilerek verilen beraat kararlarının mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ... ve ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanıklar hakkında tayin edilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının gün para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi ile katılanlar lehine belirlenmiş vekalet ücretinin haklarında mahkumiyet hükmü kurulan sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafileri ile katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan dördüncü paragrafın hükümden çıkarılarak yerine, "Sanıklara verilen hapis cezasının, sanıkların sosyal ve ekonomik durumu ile yargılama sürecinde duydukları pişmanlıkları göz önüne alınarak TCK'nın 50/4-1.a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesine göre adli para cezasına esas tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesine göre bir gün karşılığı 20,00 TL olmak üzere sanıkların neticeten 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına" ibarelerinin yazılması, hükmün vekalet ücretine ilişkin paragrafına "eşit olarak" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.