Başvurucu, 22/1/2009 tarihinde açtığı işe iade davasının makul sürede tamamlanmaması ve Yargıtayın yerel mahkeme gibi hareket ederek nihai karar vermesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının, davasının reddine karar verilmesi nedeniyle ise çalışma hürriyetinin ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, 22/1/2009 tarihinde açtığı işe iade davasının makul sürede tamamlanmaması ve Yargıtayın yerel mahkeme gibi hareket ederek nihai karar vermesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının, davasının reddine karar verilmesi nedeniyle ise çalışma hürriyetinin ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 14/1/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 4/6/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 24/7/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 7/9/2013 tarihli görüş yazısı 8/11/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını yasal süresi içinde Anayasa Mahkemesine sunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1991 yılından itibaren Petrol Ofisi Anonim Şirketinde (POAŞ) bilgisayar programcısı olarak görev yapmakta iken, yerine getirmekte olduğu görevin teknik uzmanlık gerektirdiği gerekçesiyle söz konusu iş, POAŞ tarafından bir alt işverene devredilmiş, başvurucunun iş pozisyonu kapatılmış ve başka bir boş pozisyon bulunmadığı gerekçesiyle iş akdi feshedilmiştir. Başvurucu 22/1/2009 tarihinde, feshin işverenin keyfi düzenlemesinden kaynaklandığı ve haksız olduğu gerekçesiyle, İstanbul İş Mahkemesinde işe iade davası açmıştır. Mahkeme 20/1/2010 tarih ve E.2009/59, K.2010/9 sayılı kararıyla, işverence feshin son çare olması ilkesinin gözetilmediği ve feshin geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne hükmetmiştir. Davalı şirketin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, 1/11/2011 tarih ve E.2011/1660, K.2011/3758 sayılı ilamıyla, feshin son çare olması ilkesinin gözetilmediğinin tespiti için somut verilere dayanılması gerektiği, Mahkemece, fesihten sonra davacının yapabileceği nitelikte işler için yeni işçi alınıp alınmadığı araştırılmadan, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğu gerekçesiyle, İstanbul İş Mahkemesinin kararını bozmuştur. İstanbul İş Mahkemesi bozma kararına uyarak dosyayı yeniden bilirkişiye göndermiştir. Alınan 24/7/2012 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının çalıştığı kadronun iptal edildiği ve kendisine başka bir iş teklifi yapılmadan iş akdinin feshedildiği, davacının iş akdi feshedildikten sonra işverence yeni işçi alımı da yapılmadığı hususları belirtilmiştir. Mahkeme, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 2/7/2012 tarih ve E.2012/5, K.2012/578 sayılı kararıyla, davacıya başka bir iş teklifi yapılmadığı ve feshe son çare olarak başvurulmadığı hususunun sabit olduğunu belirterek, feshin geçerli nedene dayanmadığının tespitine ve başvurucunun işe iadesine karar vermiştir. Davalı şirketin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi, 16/10/2012 tarih ve E.2012/23504, K.2012/23025 sayılı ilamıyla, davacının iş pozisyonunun kapatıldığı ve aynı işe başka bir işçinin alınmadığının sabit olduğu, davacıya teklif edilebilecek bir iş olduğu iddiasının ispatlanamadığı ve başka bir iş teklif edilmemiş olmasının tek başına feshi geçersiz kılmayacağı gerekçeleriyle, İstanbul İş Mahkemesinin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir. Nihai karar başvurucuya 20/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 14/1/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi ve maddesinin (1) numaralı fıkrası, 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası, maddesinin birinci fıkrası ve maddesi, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddesinin üçüncü fıkrası.