4. Hukuk Dairesi 2009/13059 E. , 2010/9657 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 17/04/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TEDAŞ A.Ş vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra…
**4. Hukuk Dairesi 2009/13059 E. , 2010/9657 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 17/04/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı TEDAŞ A.Ş vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, özensizlik ve önlemsizlik nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan ... yönünden mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; diğer davalı TEDAŞ hakkındaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan TEDAŞ tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, üzeri kapatılmamış olan su kanalına düşen desteğin yaşamını yitirdiğini, kanalın üzerini açık bırakan belediye ile olay yerinde bulunan ancak, arızalı olması nedeni ile yanmayan sokak lambasının birlikte ölüme neden olduğunu belirterek, davalıların sorumlu tutulmalarını istemişlerdir. Davalılar ise, kusur ve sorumlulukları olmadığından istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalıların kusur oranlarının saptanması amacıyla iki kez bilirkişi incelemesi yaptırıldığı anlaşılmaktadır. 06.11.2006 günlü bilirkişi raporunda; 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'na göre yayaların yaya yollarını, banketleri ve zorunluluk halinde yolun dış kenarını kullanmak üzere araç yolunu kullanabilecekleri, olay yerinde banketin bittiğini gösterir levha bulunduğu, gece 03:00 sıralarında yayanın 270 santimlik banketin dışına çıkarak yayaların kullanımına açık olmayan yağmur suyu kanalına düşmesinde kendisinin tam kusurlu bulunduğu belirlenmiştir. İtiraz üzerine alınan 25.07.2007 tarihli alınan ikinci kusur raporunda ise, olay yerinin imar planı ve yerleşim alanı içinde kaldığı, bu nedenle belediye tarafından üzerinin kapatılması ya da önlem alınması gerektiğinden davalı belediyenin birinci derecede ve %50, diğer davalı TEDAŞ'ın kaza yerine en yakın direkteki aydınlatma lambasının yanmaması sebebiyle kazanın oluşumuna ikinci derecede ve %20, desteğin de yaşadığı yere yaklaşık 100 metre uzaklıkta bulunan su kanalının varlığından haberdar olmasına karşın banket kenarına yaklaşırken daha dikkatli davranması gerektiğinden %30 oranlarında kusurlu oldukları belirlenmiştir. Yerel mahkemece, dosyaya sunulan kusur raporları arasındaki çelişki alınacak başka bir rapor ile giderilip davalılardan TEDAŞ'ın da sorumluluğu olup olmadığı saptandıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.