11. Hukuk Dairesi 2010/13537 E. , 2010/12072 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.07.2010 tarih ve 2010/57 - 2010/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, …
**11. Hukuk Dairesi 2010/13537 E. , 2010/12072 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.07.2010 tarih ve 2010/57 - 2010/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin Yap-İşlet-Devret modelli sözleşmeyi Imzaladıklarını, sözleşmeye bağlı olarak müvekkilinin sözleşmenin yap kısmını ifa ettiğini, işlet kısmının ise müvekkilince feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme ve teknik şartnamede “Reçete” konusunun aynen “müteahhit marifeti ile üretilen roş cevher, jig roş cevher ve briket cevherlerin her birisinin ayrı ayrı ve bu üç maddenin karışımının fiziksel, kimyasal (tenör, mukavemet, aşınma dayanımı, tane boyutu, nem ve toz oranı) v.s. özelliklerinin ve aylık program üretim miktarlarının tonajlarının önceden kontrol teşkilatı tarafından her ay yeniden belirlenerek müteahide verilen ve müteahidin mutlak surette uymak zorunda olduğu belge “olarak tanımlandığını, yine sözleşme ve şartname hükmü gereğince” her ay müteahhide kontrol teşkilatı tarafından verilecek bu reçetenin sözleşme ve eklerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, müvekkilinin çalışmalarına başladığı, 1999 yılı Kasım ayı itibariyle davalının kendi bünyesinden oluşturduğu teknik bir heyet vasıtasıyla adı geçen tesiste yapılabilecek ve uygulanabilecek gerçekçi tozlanma oranı ve karışım tenörlerinin tespit edilerek bu değerlerin reçeteye yerleştirildiğini ve çalışma süresinde uygulamanın bu yönde devam ettiğini, ancak, davalı kurumdaki yönetim değişikliği ile birlikte, yeni yönetim tarafından oluşturulan teknik kadronun yeni yöneticilerin güdümü ile reçetelerdeki tozlanma ve tenör değerlerini değiştirdiğini, bu değerlerin hiçbir deney ve gözleme dayanmadığını, oysaki önceden belirlenen karışım oranları ve tenörlerin müvekkili açısından kazanılmış hak oluşturduğunu, davalının belirlediği oranların tutturulmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketten (toz oranı cezası, karışım oranı cezası ve karışım tenör cezası) olarak kesilen 99.880 USD'nın davalıdan talep edilmesine rağmen ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, toz oranı cezası olarak kesilen alacaktan (750) USD, karışım tenör cezası olarak kesilen alacaktan (200) USD’nin ve karışım oranı cezası olarak kesilen alacaktan (50) USD olmak üzere toplam (1000) USD’nın faiziyle ve KDV’si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davasında ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toz oranı cezası olarak kesilen (75.592,06) USD, tenör cezası olarak kesilen (7175,4) USD'nın toplamı olan (82.767,46) USD’nin % 18 KDV’si olan (14.898,14) USD ve asıl alacağın temerrüt tarihinden dava tarihine kadar işlemiş olan (16.182,73) USD faizinin, asıl alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, asıl ve birleşen davaya cevabında müvekkilince yapılan işlemin tamamen sözleşmeye uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabülüyle (950,00) USD ve % 18 KDV’si olan (171,00) USD olmak üzere toplam (1121,00) USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bakiye talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile toplam (113.848,33) USD’nin asıl alacak tutarı olan (82.767,46) USD’ye birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8.036,19 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.