T.C SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/796 KARAR NO : 2025/2013 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE :.... ÜYE : .... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2024 NUMARASI : 2020/789 2024/885 DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : ... VEKİLİ : ... VEKİLİ : ... DAVANIN KONUSU : Tazminat TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile öze…
T.C SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/796 KARAR NO : 2025/2013 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE :.... ÜYE : .... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2024 NUMARASI : 2020/789 2024/885 DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : ... VEKİLİ : ... VEKİLİ : ... DAVANIN KONUSU : Tazminat TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacıya, davalı.... ait olup onun sevk ve idaresinde bulunan ve diğer davalıya ZMMS ile sigortalı olan..... plakalı aracın çarpması şeklinde gerçekleşen 18.03.2020 tarihli trafik kazasında davacının yaralandığını ve iyileşmesi dönemi içinde müddet çalışamadığını, yüzünde sabit iz meydana geldiğini ve ekonomik geleceğinin sarsıldığını, ayrıca iyileşmesi döneminde tedavi gideri masrafı yapmak durumunda kaldığını ve estetik ameliyat olması gerektiğini, maddi zararından başka manevi zararının da oluştuğunu beyanla, talep miktarını artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla geçici işgöremezlik zararı için 250-TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar için 250-TL ve estetik ameliyat masrafları ile dahil tedavi gideri zararı için 500-TL olmak üzere şimdilik 1.000-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan, manevi zararına karşılık 30.000-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ........'tan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle: Davadan önce sigorta şirketine müracaat edildiğini fakat maluliyet raporu mübrez belgeler arasında bulunmadığından müracaatın geçerli kabul edilemeyeceğini, ne başvuru şartının ne de temerrütün gerçekleştiğini, .....plakalı aracın davalıya kaza tarihi itibariyle ZMMS ile sigortalı olduğunu fakat sigortadan kaynaklı sorumluluğun kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tedavi gideri zararlarının teminat kapsamında olmadığını, kusur, maluliyet ve aktüerya konusunda rapor aldırılması gerektiğini beyanla, davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından, maddi tazminat davası hakkında olmak üzere; Davanın kısmen kabulüne; 2.603,97-TL'nin davalı....bakımından kaza ve sigorta şirketi bakımından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davanın kısmen kabulüne; 25.000-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ....alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği anlaşılmıştır. İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, hükme esas alınan raporda yalnızca yapılan ancak faturalandırılamayan tedavi giderleri ve masrafların değerlendirildiğini, diğer taleplerine yönelik hiçbir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, estetik ameliyat bedelinin hesaplanmadığını, bilirkişi raporlarının hiçbirinde tedavi giderlerine ilişkin hesaplama yapılmadığını, ayrıca müvekkilinin kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan tazminat alacağının bulunduğunu, bu hususta da değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkilinin sadece geçici iş göremezlik yönünden uğradığı zararın miktarının belirlendiğini, manevi tazminat taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazası sebebiyle geçici işgöremezlik tazminatı, ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat, estetik ameliyat masrafları ile dahil tedavi gideri tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir Dosya kapsamına göre, Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. ..., Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. ...ve... oluşan bilirkişi heyetinin 13.03.2024 tarihli raporunda, davacının burun ucu eksternal sağa deviasyonunun travmaya bağlı olup olmadığına karar verilemediği, Davacının alnında tespit edilen nedbe dokusunun maturasyonu iyi olduğundan yeniden yapılacak cerrahi işleme bağlı yine de nedbe dokusu oluşabileceğinden cerrahi girişime gerek olmadığı, ayrıca olay sonucu oluşan nazal kırık hattının da uygun şekilde redükte edilmiş ve iyileşmiş olduğu, bu nedenle nazal kırık nedeniyle başka bir ameliyata gerek olmadığı belirtildiğinden, davacının burnunun kırılması ve alnındaki sabit izin estetik ameliyatla giderilmesi için belirlenecek ameliyat bedeline hükmedilmesi gerektiğine yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, trafik kazaları nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın amacının zarara uğrayanda bir huzur duygusu yaratmak olduğu, manevi tazminat ile olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesinin amaçlandığı, olayın meydana geliş şekli, davacının yaralanması, tarafların ekonomik ve sosyal durumu bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının makul olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazları yerinde değildir. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan uğraması muhtemel zararlar TBK m. 54’de “ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar” şeklinde ifade edilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır. Hatta bu kişiler ihlâl fiili neticesinde işlerinden tamamen de çıkarılabilirler. Vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ekonomik geleceğin sarsılması özellikle mesleği nedeniyle bazı kişiler bakımından ayrıca önem arz etmektedir. Örneğin,vücut bütünlüğü ihlâl edilen bir sinema sanatçısının, halkla ilişkiler bölümünde çalışan bir kişinin yüzünde sabit bir iz kalması bu kişilerin çalışma güçlerinde fiilen bir eksiklik meydana getirmemekle birlikte iş bulmalarını imkânsızlaştırabilecek, zorlaştırabilecek ya da kariyer olarak yükselmelerine engel olabilecektir. Bu gibi durumlarda zarar gören ekonomik geleceği sarsılarak zarara uğratılmış olur (Oğuzman Kemal/Öz Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 7. B, İstanbul 2009, s. 562). Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/24942 esas, 2022/9679 karar sayılı "..Somut olayda; davacı, dava dilekçesinde, yüzündeki iz sebebiyle bir daha iş bulamayacağından bahisle zarara uğradığını belirterek tazminat talebinde bulunmuş olup, anılan zarar olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54/4 bendinde sayılan sosyal ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zarardır. Her ne kadar, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunca düzenlenen 27/07/2017 tarihli rapor doğrultusunda, beden gücü kaybı nedeniyle tazminat isteminin reddine ilişkin karar doğru ise de, olay tarihinde genç bir kadın olan davacının yüzünde meydana gelen iz sonucu iş bulma ihtimalinin azaldığı, dolayısıyla ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle bir miktar zarara uğrayacağı açıktır. Bu kapsamda, davacının yaşı, yaptığı işi gözetilerek ilgili yerlerden araştırma yapılarak, gerekli görülürse bilirkişi raporu alınarak zararın kapsamının belirlenmesi, belirlenemiyorsa TBK 51/1 madde uyarınca uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir." şeklindeki ,Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/506 esas, 2024/7851 karar sayılı " Davacı Z., kaza nedeni ile yaralanmış olup dosya kapsamında aldırılan raporlarda davacıda bulunan yara izlerinin estetik ameliyatla bir miktar düzeltilebileceği belirtilmiştir. Davacı Zeynep'in asıl ve birleşen dava ile talep ettiği ekonomik geleceğinin sarsılmasına ve estetik ameliyat giderine ilişkin alacak kalemlerine yönelik taleplerinin değerlendirilmesi maksadı ile kaza sonucu oluştuğu ileri sürülen yara izi nedeniyle estetik müdahalenin gerekli olup olmadığı ve gerekli ise ne kadar masrafla karşılanabileceği dair ve ayrıca ekonomik geleceğin sarsılmasına yönelik tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla içinde plastik cerrah, aktüerya bilirkişisi ve adli tıp uzmanından oluşacak heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken asıl ve birleşen davada maddi tazimat taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olup " şeklindeki ilamlarında da belirtildiği üzere , trafik kazası nedeniyle yüzünde meydana gelen iz sonucu iş bulma ihtimalinin azalacağı ya da kariyer olarak yükselmelerine engel oluşturabileceğinden, davacının ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle bir miktar zarara uğrayacağı kabul edilmektedir. (benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/9671 esas, 2021/2136 karar sayılı ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/3735 esas, 2014/8073 karar sayılı ilamı) Somut olayda davacı vekilince davacının kaza sonucu yüzünde sabit iz kaldığından ekonomik geleceğin sarsılması nedeni ile belirsiz alacak şeklinde şimdilik 250.00 TL maddi tazminat talep edilmiş, mahkemece " davacının kaza tarihi itibariyle 19 yaşında olduğu ve ilk defa kazadan yaklaşık 1 yıl kadar sonra 16.02.2021 tarihinde çalışmaya başlayıp o tarihten bu yana kesintisiz çalıştığı , davacının yaralanmasının çalışma hayatına ve kariyerine menfi etkisi ispatlanamadığı " gerekçesi ile ekonomik geleceğin sarsılması nedeni ile tazminat talebi reddedilmiş ise de; gerek dosyadaki davacıya ait fotoğraflardan gerekse ATK 2. İhtisas Dairesinin 14/08/2023 tarihli " davacının yüz sınırları içinde tespit edilen yara izinin belirli mesafeden belirgin dikkat sarf etmeden ilk bakışta fark edildiğine göre yüzde SABİT İZ OLDUĞU" şeklindeki raporundan, kaza nedeniyle davacının yüzünde sabit iz olduğu anlaşılmaktadır. Trafik kazası nedeniyle davacının yüzünde meydana gelen iz sonucu iş bulma ihtimalinin azalacağı ya da kariyer olarak yükselmesine engel oluşturacağı, dolayısıyla ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle bir miktar zarara uğrayacağı açıktır. Bu nedenle, davacının ekonomik geleceğin sarsılmasına yönelik tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla içinde plastik cerrah, aktüerya bilirkişisi ve adli tıp uzmanından oluşacak heyetten rapor alınarak zararın kapsamının belirlenmesi, belirlenemiyorsa TBK 50. ve 51/1. madde uyarınca uygun bir miktar tazminata hükmedilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yazılı gerekçe ile ekonomik geleceğin sarsılması nedeni ile tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca, trafik kazası nedeniyle, davacının yaptığı tedavi masraflarını davalı taraftan talep etme hakkı bulunmaktadır. Davacı taraf, yargılama sırasındaki dilekçelerinde ve duruşmadaki beyanlarında SGK'ya müzekkere yazılarak davacının kaza tarihi itibari ile tedavi gördüğü tüm hastanelerin isimlerinin celbini, akabinde ilgili hastanelere müzekkere yazılarak tedavi masraflarının sorulmasını ve bilirkişi raporunda bunların da dikkate alınmasını talep etmiş olmasına rağmen mahkemece bu hususta SGK ve hastanelerden araştırma yapılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece; SGK'ya müzekkere yazılarak davacının kaza tarihi ve sonrasında tedavi gördüğü tüm hastanelerin isimlerinin tespit edilip, bu hastanelere müzekkere yazılarak, SGK tarafından karşılanmayan davacının kaza sebebiyle yaptığı tedavi masraflarına ilişkin belgelerin temin edilerek, zarar kapsamının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesi isabetsizdir. Yine, 6100 sayılı HMK 326/2 maddesinde ''Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmü gereğince yargılama giderlerinin, haklılık oranına göre taraflara yüklenmesi gerekmekte ise de; 14/03/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi 2024/29 E-2024/226 K sayılı ilamı ile HMK 326/2 maddesinin manevi tazminat davaları yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olup bu iptal kararı henüz yürürlüğe girmemiş ise de, bu kararda da belirtildiği üzere, maddi tazminat davalarından farklı olarak manevi tazminat davalarında bir hesaplama yöntemi olmadığı, ödenecek manevi tazminat miktarının belirlenmesinin tamamen hakimin takdirinde olduğu, miktar belirtmek suretiyle manevi tazminat davasını açacak kişinin hâkimin hükmedeceği tazminat tutarını öngörebilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat miktarının hâkimin takdirine göre belirlendiğinden kısmen reddedilen miktar yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olacaktır. Somut olayda; davacının hükmedilecek manevi tazminat miktarını öngörmesi mümkün olmadığından kısmen reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacı vekili vekilinin İstinaf Başvurusunun kısmen KABULÜ İLE, Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/789 Esas, 2024/885 Karar ve 16/07/2024 tarihli kararın KALDIRILMASINA, Dosyanın yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine iadesine, 2.İstinafa başvuran davacı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesi'nce başvurana iadesine, Dair, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/12/2025 Başkan.... Üye... Üye... Katip... e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 15/12/2025 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!