4. Hukuk Dairesi 2021/15839 E. , 2023/8192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/434 E., 2021/258 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne/Davalının İstinaf Talebinin Kısmen Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2016/666 E., 2018/836 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın dava
**4. Hukuk Dairesi 2021/15839 E. , 2023/8192 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/434 E., 2021/258 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne/Davalının İstinaf Talebinin Kısmen Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2016/666 E., 2018/836 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket tarafından yetkili kılınan Alizem Grup Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti tarafından 08.03.2016 tarihinde 167741216 numaralı poliçe ile müvekkilinin Cumhuriyet Mah. ... Yüksekova/Hakkari adresindeki binasının G.L.K.H.H Terör rizikosu kapsamında poliçe teminatı altına alındığını, müvekkilinin konutunun bulunduğu Yüksekova İlçesinde 13.03.2016 tarihinden 30.05.2016 tarihine kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, müvekkilinin de güvenlik nedeniyle evini terk etmek zorunda kaldığını sokağa çıkma yasağının sona ermesiyle evine geri döndüğünü, sokağa çıkma yasağı ve devamı süresinde yoğun çatışmalı süreçlerin yaşandığını ve müvekkilinin teminat altında bulunan konutunun, konut içinde bulunan ev eşyalarının tamamının yanmış ve kullanılmaz hale geldiğini, müvekkilinin yasak kalktıktan hemen sonra davalı ... şirketini aradığını ve eksper talep ettiğini, davalı ... eksper göndererek gerekli raporlarını tuttuklarını, ancak davalı tarafın zararı karşılamadığını, müvekkilinin binasının yakılıp yıkılması neticesinde Yüksekova Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından delil tespiti yapıldığını, müvekkiline ait sigortalı taşınmazın uğradığı zararlara karşılık fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 2.250,00 TL tazminatın davalı ... şirketine rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 30.05.2018 havale tarihli dilekçesi ile talep sonucunu 152.000,00 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; 5233 Sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanun kapsamında zararların Kaymakamlık ve Valilik Zarar Tespit Komisyonunca ödenmiş yada ödenmek üzere olduğunu, 5233 Sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkındaki Kanun gereğince terör zararlarının devletçe karşılanacağını, bu nedenle davanın husumetten reddini, davanın Kaymakamlığa ve Valiliğe ihbarının gerektiğini, Türk Ticaret kanunu 1445. ve 1446. Maddeler çerçevesinde davacı taraf ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmediğini, olağanüstü hal ilanı, evin hasar gördüğü davacı tarafından öğrenilmesine rağmen müvekkil şirkete bildirilmediğini, davacının hasar tespit komisyonuna öncelikle başvurarak hasarı karşılayabilecekken kötü niyetle bu davayı ikame ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber poliçede %5 muafiyet ve devlet Tarafından ödenen ve ödenecek tazminatların mahsup edilmesi söz konusu olduğunu, 90 gün ikamet edilmeyen konutlarda %25 muafiyet uygulanması poliçe gereği olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yüksekova Sulh Hukuk Mahkemesinin D.İş dosyası ve ekspertiz raporu incelenmesi sonucu aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının tamamen hasar gören konutu için toplam 272.000,00 TL hesap yapıldığı ancak poliçe limitinin 160.000,00 TL olduğu, poliçede terör klozu için belirlenen %5 lik muafiyet indirimi düşüldükten sonra davacının zararının 152.000,00 TL olduğu ve davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile talep ettiği miktarın 152.000,00 TL olduğu konut sigorta poliçesi ile 160.000,00-TL bina teminatı ve Grev.L.K.H.H.K.N.H kapsamında teminat altına alındığı, davaya konu rizikonun teminat süresi içerisinde gerçekleştiği, sigortalı dairenin bulunduğu binanın yıkıldığı, poliçenin hasar tarihinde yürürlükte olduğu, zararın terör klozu teminatı içerisinde olduğu, sigorta poliçesindeki limit içerisinde kalan zararın sigorta kapsamında sigorta şirketi tarafından zararın karşılanması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; 152.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 01.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf talebinde bulunan davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu konutun hukuki vasfının belli olmadığını, tapu kaydının olup olmadığının, davacının bu konutta mülkiyet hakkı bulunup bulunmadığının belirli olmadığını, tapusu-imar izni bulunmayan konutun ve o yerde mülkiyet hakkı bulunmayan davacının hukuken korunacak bir menfaatinin olmadığını, operasyonlardan önce bölge haklının eşyalarının güvence altına almak için güvenli bölgelere göç ettiğini, bu durumda eşya zararından söz edilemeyeceğini, davacının TTK' nın 1435 ve 1439. maddelerine aykırı davrandığını, sigorta sözleşmesi iyiniyete dayalı bir sözleşme olduğu halde mevcut durumun davacı tarafça gizlendiğini, dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını, bu nedenle poliçenin başlangıçtan itibaren hükümsüz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçenin geçerli kabul edilmesi halinde poliçenin iptali sonrası davacıya iade edilen primin de tazminattan indirilmesi gerektiğini, poliçedeki tüm muafiyetlerin uygulanması gerektiğini, dava konusu hasarın bölgedeki terör eylemleri ve bu eylemler neticesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı esnasında meydana gelen ve hırsızlık faaliyetlerinden kaynaklandığının iddia edildiğini, poliçede temin edilen hırsızlık teminatında Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarına işaret edildiğini, A.4.7 maddesi gereğince terör eylemleri nedeniyle yapılacak müdahaleler sonucunda meydana gelecek zararların teminat dışı olduğunu, Yangın Sigortası Genel Şartları A.4. maddesinde de teminat dışı kalan hallerin sayıldığını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2006/2866 Esas-2007/3086 Karar sayılı kararında ıslah ile arttırılan alacak için faizin ıslah tarihinden başlayacağının belirtildiğini, bu nedenle 15.07.2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacağın zamanaşımına uğramadığı, temerrütün doğru hesaplandığı, dairece sigortalı dairenin yeniden yapım bedelinin hesaplanmasında; poliçede belirlendiği şekilde 170 m² alınması gerektiği 170 m² x 800,00 TL (2016 yılı 4A sınıfı yapı yaklaşık birim maliyet 800,00 TL) = 136.000,00 TL olacağı, bu miktardan %5 oranında terör muafiyeti olan 6.800,00 TL indirilmesi ile davacının sigorta poliçesi limiti dahilinde 129.200,00 TL bina tazminatı talep edebileceğinin kabulü gerektiği, davanın HMK 107. maddesi davanın belirsiz alacak davası olarak açılması nedeniyle zararın belirli hale gelmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 107/2. maddesi gereği yapılan artırımın ıslah olarak nitelenemeyeceği, sigorta şirketi yönünden zararın tamamı için TTK m. 1427 gereğince TTK m. 1446'ya göre yapılacak ihbar tarihinden 45 gün sonra temerrütün oluşacağı, dosyadaki belgelere göre ihbar tarihinin 31.05.2016 tarihi olduğu, bu durumda temerrüt tarihinin 18.07.2016 tarihi olacağı, mahkemece ise ekspertiz rapor tarihi olan 01.09.2016 tarihini temerrüt tarihi olarak esas aldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; Yüksekova 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi'nin 05.12.2018 tarih ve 2016/666 Esas, 2018/836 Karar sayılı hükmün 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırılıp düzeltilen hükmün yerine geçmek üzere; davanın kısmen kabulü ile 129.200,00 TL'nin 01.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından teminat altına alınan konut sigortası sebebiyle tazminatın talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401, 1409 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme: 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının davasının bölge adliye mahkemesi gerekçesinde belirsiz dava olarak belirtilse de kısmi dava olarak açıldığı, 6102 sayılı TTK 1420 inci maddesi gereği sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, bu sürenin sokağa çıkma yasağının kalkmasından sonra 45 günlük ihbar süresinden sonra başlayacağı, olayda bu sürenin geçmediği, temerrüt tarihinin ihbar tarihi olan 31.05.2016 tarihine 45 gün eklenerek belirlenmesi gerekirken davalının lehine olacak şekilde ekspertiz tarihi olarak belirlendiği ve taşınmaza ilişkin bilirkişi raporunda yer alan tespitler çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.