1. Ceza Dairesi 2025/2310 E. , 2025/3987 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/114 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Akhisar Ağır Ceza Mahkemes'nin 22.03.2022 tarihli ve 2021/432 Esas, 2022/165 Karar sayılı kararı ile 9 yı
**1. Ceza Dairesi 2025/2310 E. , 2025/3987 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/114 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Akhisar Ağır Ceza Mahkemes'nin 22.03.2022 tarihli ve 2021/432 Esas, 2022/165 Karar sayılı kararı ile 9 yıl 2 ay hapis cezasına hükümlü ... İsadar'ın, iş bu cezasının infazı sırasında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Geçici 10/6. maddesinden yararlanma talebinin anılan kararın kesinleşme tarihinin 24.07.2023 olduğu, hükümlünün cezaevine giriş tarihinin 01.11.2023 olduğu, 31.07.2023 tarihi itibarıyla cezaevinde bulunmayan hükümlünün 5275 sayılı Kanunun geçici 10/6. maddesi kapsamı dışında kaldığından bahisle reddine dair Akhisar T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 09.11.2023 tarihli kararına yönelik hükümlü tarafından yapılan şikâyetin, hükümlünün cezasının infazına 01.11.2023 tarihinde başlanması nedeniyle 31.07.2023 tarihi itibariyle ceza infaz kurumunda hükümlü statüsünde olma ve ceza infaz kurumunda bulunma şartlarını sağlamadığı için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Geçici 10/6. maddesinden yararlanma imkânı bulunmadığından bahisle reddine dair Akhisar İnfaz Hâkimliğinin 29.12.2023 tarihli ve 2023/5467 Esas, 2023/6045 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2024 tarihli ve 2024/114 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.03.2025 tarihli ve 94660652-105-45-8276-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve 2025/44767 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.04.2025 tarihli ve 2025/44767 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, adı geçen hükümlünün 01.03.2021 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu madde ticareti suçundan Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2021/432 Esas, 2022/165 Karar sayılı kararı ile 9 yıl 2 ay hapis cezasına mahkûmiyet hükmünün İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2022/1285 Esas, 2022/1400 Karar sayılı kararıyla istinaf isteminin esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, bu defa anılan karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuş ise de, 24.07.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz hakkından feragat etmesi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 08.08.2023 tarihli ve 2023/12979 Esas, 2023/7376 Karar sayılı kararıyla dosyanın hükümlü yönünden incelenmeksizin mahalline iadesine karar verildiği, 26.07.2023 ve 27.07.2023 tarihlerinde CİMER üzerinden yapılan başvurular ile anılan kararın kesinleştirme işlemlerinin 31.07.2023 tarihine kadar yapılması talebinde bulunulduğu, kesinleştirme işleminin 08.08.2023 tarihinde yapıldığı, Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2023 tarihli ve 2023/10250 ilamat sayılı müddetnamesinde belirtildiği üzere; hükümlünün cezaevine giriş tarihinin 01.11.2023, koşullu salıverilme tarihinin 23.08.2029; hak ederek tahliye tarihinin ise 08.12.2031 olduğu, Dosya kapsamına göre, 15.07.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı 06.02.2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası İle Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 15. maddesiyle 5275 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 10/6. Maddesindeki, ''Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır" şeklindeki düzenleme birlikte nazara alındığında, her ne kadar anılan kanun hükmünün lafzından 31.07.2023 tarihi itibariyle infaz işlemleri devam eden hükümlüler hakkında uygulanabileceği anlaşılmakta ise de, hükümlünün 24.07.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz hakkından feragat etmesi üzerine, infaz etmekte olduğu Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararının kesinleştirme işlemlerinin 08.08.2023 tarihinde yapılarak, hükümlünün 01.11.2023 tarihinde cezaevine girdiği, anılan kararın kesinleştirme işlemlerinin geç yapılmasında ve kararın infazına geç başlanmasında hükümlünün bir kusurunun bulunmadığı ve sorumluluğunun hükümlüye yüklenemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin (1) nci fıkrası; Geçici Madde 6 – (Ek: 15/8/2016-KHK-671/32 md.; Değiştirilerek kabul: 9/11/2016-6757/28 md.) (Değişik:14/4/2020-7242/52 md.) (1) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (madde 87, fıkra iki, bent d), işkence suçu (madde 94 ve 95), eziyet suçu (madde 96), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre, “üç yıl” olarak uygulanır. 3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 9 uncu maddesinin (6) ncı fıkrası; (6) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, toplam hapis cezası on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve daha fazla olanlar ise üç ayını kapalı ceza infaz kurumunda geçirmiş olan iyi hâlli hükümlülerden ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmalarına bir yıl veya daha az süre kalanlar, talepleri hâlinde açık ceza infaz kurumlarına gönderilebilirler. Bu hükümlüler, açık ceza infaz kurumlarında barındırılır. İlgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya, beşinci fıkrada belirtilen süreler içinde hak kazandıkları takdirde beşinci fıkra uyarınca izinli sayılırlar. Beşinci fıkrada belirtilen sürenin tamamlanmasından sonra ise açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanıp kazanmadıklarına bakılmaksızın, 95 inci maddede düzenlenen izin hakkından yararlanırlar. Bu fıkra hükmü 31/7/2023 tarihine kadar uygulanır. 4. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 10 ncu maddesinin (6) ncı fıkrası; Geçici Madde 10- (Ek: 14/7/2023-7456/15 md.) (6) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır. Şeklinde düzenlenmiştir. 5. Hükümlü hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün, temyiz isteminden feragat nedeniyle 24.07.2023 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşen mahkumiyet hükmünün infazının yapılması amacıyla, mahkemesince 26.09.2023 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği anlaşılmaktadır. 6. Hükümlü hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen ve kesinleşen 9 yıl 2 ay hapis cezasının infazı amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.11.2023 tarihli ve 2023/10250 sayılı müddetnameye göre, hükümlünün cezasının infazına 01.11.2023 tarihinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başlandığı, şartla tahliye tarihinin 23.08.2029, bihakkın tahliye tarihinin ise 08.12.2031 olarak belirlendiği, hükümlünün cezasının infazı sırasında 06.11.2023 tarihli dilekçesi ile Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasına karar verilmesini ve 7456 sayılı Kanundan yararlanmak istediğini bildirmiştir. 7. Hükümlünün infaza konu cezasının uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan almış olduğu 9 yıl 2 ay hapis cezası olup, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun 5237 sayılı Kanun’un 188. maddesinde düzenlenen ve 7242 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un geçici 6 ncı maddesinde sayılan istisna suçlardan olması nedeniyle, şartla tahliye tarihine bir yıl kala denetimli serbestlik tedbirinden yararlanmasının mümkün olduğu görülmektedir. 8. 7456 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddenin altıncı fıkrasında yer alan, "Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır." düzenlemesine göre hükümlünün hukuki durumu değerlendirildiğinde, cezasının infazı amacıyla 01.11.2023 tarihinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna alınan, şartla tahliye tarihi 23.08.2029 olup, denetimli serbestlikten şartla tahliye tarihine ancak bir yıl kala yararlanması mümkün olan hükümlünün bu madde hükmünden yararlanarak Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılmasının ve denetimli serbestlikten yararlanmasının mümkün olmadığı, maddede yer alan "31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden," şeklinde açıkça belirtildiği gibi 31.07.2023 tarihi itibariyle kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin bu düzenlemeden yararlanmasının mümkün olduğu, düzenlemenin kapsamının yorum yoluyla genişletilmesinin, düzenlemede öngörülen şartlar dikkate alındığında mümkün olmadığı, hükümlünün 31.07.2023 tarihinde Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmaması nedeniyle, düzenlemenin kapsamı dışında olup, bu düzenlemeden yararlandırılmak suretiyle erken Açık Ceza İnfaz Kurumuna ve denetimli serbestliğe ayrılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, hükümlü ve vekillinin yaptıkları şikayetin reddine dair İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2025 tarihinde karar verildi.