9. Hukuk Dairesi 2024/11768 E. , 2024/14790 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. İş Mahkemesi Taraflar arasındaki ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile …
**9. Hukuk Dairesi 2024/11768 E. , 2024/14790 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. İş Mahkemesi Taraflar arasındaki ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.07.2024 tarihli ek kararı ile; kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin mahiyetten reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dosya kapsamına göre; işe iade ve ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali talepli davada, ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali talebinin teftik edildiği ve yargılamasına eldeki davada devam edildiği görülmekle tek başına ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptali talebi hakkında verilen kararın kesin olduğundan söz edilemeyeceğinden temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 26.07.2024 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen asıl kararın davacı vekili tarafından adli yardım olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir. Adli yardım talebi temyiz yoluna başvuru sırasında istendiğinden 6100 sayılı Kanun'un 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davacı vekilinin adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir. Adli yardım 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.