TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/04/2025 NUMARASI : 2024/368 Esas 2025/292 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/04/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun y…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/937 Esas 2025/1471 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/937 KARAR NO : 2025/1471 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/04/2025 NUMARASI : 2024/368 Esas 2025/292 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/04/2024 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ... ... Ltd. Şti arasında kredi sözleşmesinin imzalandığını, davalı ...'nin ise kredi sözleşmesinde müteselsilen kefil olduğunu, davalı tarafça ... parselde kain taşınmazın ipotek olarak verildiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle Beşiktaş 17. Noterliği'nin 06/07/2017 tarih ve 19687 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 998.408,07 TL borcun ödenmesinin talep edilmiş olmasına rağmen , borcun yine ödenmemesi nedeniyle Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11841 E sayılı dosyası ile ilamlı ipotek takibi başlatıldığını, başlatılan takibe itiraz edildiğini, Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/520 E, 2019/765 K sayılı kararı ile borçlu ... ... Ltd. Şti'ye gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, sonrasında ise bahsi geçen ... ... Ltd. Şti hakkında Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/721 E sayılı dosyası ile iflas kararı verildiğini ve Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2020/1 İflas sayılı dosyasının açıldığını, davalı ipotek borçlusunun ödeme emrinin kendisine tebliği üzerine 31/07/2023 tarihinde Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11841 E sayılı dosyasına itirazda bulunduğunu, bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, dava dilekçesinde belirtilen Beşiktaş 17. Noterliği'nin ihtarnamesine, Eskişehir 4. Noterliği'nin 08/08/2017 tarih ve 26399 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, bu nedenle icra dosyasının davalı yönünden kesinleşmediğini, dolayısıyla bu miktardaki alacak için davalıya ait taşınmazın satılarak paraya çevrilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hesap kat ihtarından sonra asıl borçlu ... ... Ltd. Şti tarafından davacı bankaya kredi taksit ödemelerinin yapıldığını, ancak bu ödemeler ve buna bağlı olarak faiz düşüşlerinin bu davaya ve dayanak takibe yansıtılmadığını, davalı yönünden kefilliğe ilişkin yasal şartlar oluşmadığından borçtan sorumluluğun bulunmadığını, faiz miktarının hukuka aykırı olduğunu ve fahiş olduğunu tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11841 E sayılı dosyasında asıl borçlu şirkete yönelik ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, Eskişehir 2. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/520 E 2019/765 K sayılı ilamı ile icra emrinin borçlu bakımından iptaline karar verildiği, davacı alacaklı tarafından aynı dosya üzerinden iş bu davanın davalısı ... ...'a ödeme emri gönderildiği , asıl borçlu hakkında koşullarına uygun olarak takip başlatıldığından ipotek veren üçüncü kişiye MK.nun 887.maddesi gereğince ihtar tebliğ ettirilmesi, borç muaccel hale geldikten sonra adı geçen hakkında ayrı bir takip yapılması daha sonra bu takibin ilk takip ile birleştirilmesi konusunda alacaklı vekiline mehil verilmesi, bu istemlerin yerine getirilmemesi halinde ise takibin tümüyle iptaline karar verilmesi gerektiği, bu hali ile itirazın iptaline konu olacak usulüne uygun şekilde bir icra takibi olmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar ilk derece mahkemesince kararında TMK m. 887' ye dayanılmışsa da, huzurdaki dava bakımından TMK m. 887'nin uygulanabilmesinin mümkün olmadığını, İlk derece mahkemesince her ne kadar ipotek veren üçüncü kişiye TMK m.887 uyarınca ihtar tebliğ ettirilmesi, borç muaccel hale geldikten sonra ayrı bir takip yapılması gerektiği gerekçeleriyle davamızın reddine karar verilmiş ise de, zaten ... ...' a takip öncesinde noter kanalıyla ihtarın tebliğ edildiğini, daha sonra ... ...' a da Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11841 esas sayılı dosyasından Örnek 6 icra emrinin tebliğe çıkarıldığını, bu nedenlerle de ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığını, İlk derece mahkemesi itirazın iptaline konu olacak usulüne uygun şekilde bir icra takibi olmadığı yönünde karar kurmuş ise de, vekil edeni banka tarafından başlatılan takipte davalının da borçlu olarak yer aldığını, İİK m. 149/b' nin açık hükmünde ipotek borçlusu ile ipotekli taşınmaz maliki arasında mecburi takip arkadaşlığı öngörülmüşken, ilk derece mahkemesince ipotekli taşınmaz maliki hakkında ayrı bir takip yapılması gerektiğine hükmedilmiş olmasının açıkça kanuna aykırı olduğunu, Vekil edeni bankanın alacaklı olduğu, dolayısıyla davalının itirazının haksız olduğunun hususu dosya kapsamında tanzim olunan 13/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile de sabitken, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yerine, usulden reddine dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dava konusu Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/11841 esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı banka tarafından dava dışı asıl borçlu aleyhine 987.591,64 TL nakit alacağın tahsili, 42.576,40 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talebi ile, hesap kat ihtarnamesi ve ... lehine 29/05/2014 tarih 13239 yevmiye numaralı 160.000,00 TL tutarlı resmi ipotek senedi,12/06/2014 tarih 14820 yevmiye numaralı 200.000,00 TL tutarlı resmi ipotek senedi,28/12/2014 tarih 31222 yevmiye numaralı 420.000,00 TL tutarlı resmi ipotek senedi,28/06/2012 tarih 15063 yevmiye numaralı 250.000,00 TL tutarlı resmi ipotek resmi senetlerine dayalı olarak icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. İcra takip dayanağı ipotek resmi senetleri ile davalının ve dava dışı şirketin taşınmazları üzerinde dava dışı şirketin borçlarını teminat altına almak üzere toplam 1.030.000,00 TL limit ile davalı banka yararına üst limit ipoteği tesis edildiği , söz konusu ipoteklerden 28/06/2012 tarih 15063 yevmiye numaralı 250.000,00 TL bedelle ipotek tesis edilen ... parselde kain 7 numaralı mesken vasfındaki taşınmazın davalı adına tapuya kayıtlı olduğu görülmüştür. Davacı banka ile dava dışı şirket arasında 27/06/2012 tarihinde 1.500.000 TL, 27/11/2016 tarihinde 2.000.000 TL ve 07/11/2016 tarihinde de 2.500.000 TL olmak üzere toplamda da 6.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalı ... ...'ın anılan sözleşmelerde aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, kefaletin, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir. Davacı tarafından davalı ile dava dışı asıl borçlu ve diğer kefillere gönderilen ve toplam 932.795,81 TL nakdi borcun (1) gün içinde ödenmesi , 65.612,26 TL gayri nakdi borcun deposu ihtarını içerir 06/07/2017 tarihli hesap kat ihtarnamesi davalı ... ... 'a 10/07/2017 tarihinde tebliğ olmuştur. Yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi 13/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Nakdi Kredileri açısından, davalı taraf, asıl borçlu şirketin davacı bankadan kullandığı krediler için düzenlenen genel kredi sözleşmesinden müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu, asıl borçlu şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine hem kefil sıfatıyla hem de III kişi ipoteği nedeniyle sorumlu olduğu, gayri nakdi kredi açısından, takip tarihi itibariyle davacı bankanın 42.576, 40 TL tutarındaki depo talebine ilişkin olarak; kefalet sözleşmesinde, kefil sıfatıyla davalı tarafın şirketin tüm borçlarından sorumlu olduğuna ilişkin hüküm bulunduğu, gayrinakdi kredilere ilişkin depo sorumluluğunun bulunduğuna ilişkin herhangi bir açık bir hüküm bulunmadığından hareketle, bu konudaki takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Taraflar arasında dava konusu icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesindeki kefil imzasının davalıya ait olduğu, davalının taşınmazı üzerinde davacı banka yararına ipotek tesis edildiği, davacı bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için davalı ipotek maliki ile dava dışı asıl borçlu hakkında dava konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibini başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, TMK'nun 887. maddesinin somut olayda uygulama yeri olup olmadığı , ipotekli taşınmaz maliki olan davalı hakkında ipotekli takip yapılabilmesi için davalıya ayrıca ihtar yapılması gerekip gerekmediğinin belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür. TMK'nun 887. maddesi "İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır." hükmünü içermektedir. Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere asıl borçluyla beraber borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine ihbar yapılmadıkça, ipotek borçlusu yönünden borç muaccel hale gelmeyecektir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 04/03/2019 tarih ve 2017/4649 Esas 2019/1322 Karar sayılı ilamı). Hükümde düzenlenen muacceliyet ihbarı dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Yukarıda yapılan açıklama karşısında somut olaya gelindiğinde, dosya içerisinde yer alan 06/07/2017 tarihli hesap kat ihtarı davacı banka tarafından davalı ve diğer borçlulara gönderilmiş, davalıya 10/07/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Hesap kat ihtarı içeriğinde davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olması nedeniyle kredi borcundan sorumlu olduğu belirtilmiş, ipotek maliki sıfatına ise yer verilmemiştir. TMK'nun 887.maddesinin amaçsal olarak yorumlanması gerekir. Hükmün amacı borç doğuran sözleşmede taraf olmaması nedeniyle borcun ödenip ödenmediği, hesabın kat edilip edilmediğinden haberdar olamayacak olan ipotek malikinin doğrudan icra takibi ile karşı karşıya getirilmemesidir. Bir başka anlatımla icra takibi yapılmadan önce gönderilecek muacceliyet ihbarı ile borçtan haberdar olan ipotek malikine borcu ödemeye ilişkin icra takibi dışında seçenek sunulmasıdır. Davacı banka dava konusu icra takip tarihinden önce asıl borçlu şirketin hesabını kat ederek davalıya göndermiştir. Gönderilen hesap kat ihtarı davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ihtarda yer alan atıfet süresi sona erdikten sonra dava konusu icra takibi başlatılmıştır. Hesap kat ihtarnamesinde ise davalının müteselsil kefil olması nedeniyle borçtan sorumlu olduğu belirtilmiş, ipotek maliki sıfatına yer verilmemiştir. Davalının genel kredi sözleşmesindeki kefaleti geçerli olup, başka anlatımla ipotekli taşınmaz maliki olan davalı somut olayda borçtan şahsen sorumludur. Bu durumda davacı banka tarafından borçtan şahsen sorumlu olduğu değerlendirilerek davalıya gönderilen hesap kat ihtarnamesinde ipotek maliki sıfatı yer almamakta ise de, TMK'nun 887. maddesindeki amaç gözetildiğinde anılan hesap kat ihtarı muacceliyet ihbarı niteliğindedir. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesinin, davacı bankanın davalıya TMK.nun 887.maddesi gereğince ihtar tebliğ ettirilmesi, borç muaccel hale geldikten sonra davalı hakkında ayrı bir takip yapılması daha sonra bu takibin ilk takip ile birleştirilmesi konusunda alacaklı vekiline mehil verilmesi, bu istemlerin yerine getirilmemesi halinde ise takibin tümüyle iptaline karar verilmesi gerektiği, bu hali ile davalının itirazın iptaline konu olacak usulüne uygun şekilde bir icra takibi olmadığı yönündeki gerekçesinde isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, TMK'nun 887. maddesindeki amaç gözetildiğinde 06/07/2017 tarihli hesap kat ihtarı muacceliyet ihbarı niteliğinde olup, takip talebinde ipotekli taşınmaz maliki davalıya da yer verildiği ve davacı tarafça davalı aleyhine başlatılmış usulüne uygun bir takip bulunduğu anlaşılmakla , işin esasına girilerek bankacı bilirkişilerden banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle, öncelikle birden faza GKS varsa ve davalı kefilin kefaletinin bulunmadığı, GKS olması halinde takip konusu alacak talebinin hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığının ve temerrüt tarihinde bankanın fiilen uyguladığı faiz oranı da belirlenmek suretiyle takip tarihi itibarıyla alacaklının var ise alacak miktarının tespitine yönelik rapor alınması üzere ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davacının vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2025 tarih 2024/368 Esas 2025/292 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -