10. Hukuk Dairesi 2012/22202 E. , 2013/16630 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2012/93-2012/475 Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği d…
**10. Hukuk Dairesi 2012/22202 E. , 2013/16630 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2012/93-2012/475 Dava, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, 04.10.2000 tarihi öncesi 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep etmiş; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmişse de; kısa kararın hüküm fıkrasında, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise; “..ücret tarifesi gereğince 1200 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine..” yazılmak suretiyle kısa karar ile, gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmıştır. Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa son oturumda tefhim edilen kısa kararın gerekçeli karara aykırı olduğu yukarıda belirtildiği gibi zaptın ve kararın incelenmesinden açıkca anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10.04.1992 günlü ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı ............ Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum avukatının ve davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle, sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.