12. Ceza Dairesi 2012/25885 E. , 2013/15778 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : Beraat Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Özel hayat kavramı; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği v…
**12. Ceza Dairesi 2012/25885 E. , 2013/15778 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : Beraat Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Özel hayat kavramı; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bu nedenle, kamuya açık alanda bulunulması, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmez. Kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibi geçerli olup, kamuya açık alandaki kişinin, gün içerisinde yaptıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgileri ya da onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyetleri özel hayat kavramı kapsamına dahildir; ancak, süreklilik içermeyen ve özel yaşam alanına dahil olmayan olay ve bilgiler ise bu kapsamda değerlendirilemez. Sonuç olarak, bir olay ya da bilginin, özel hayat kavramı kapsamına girip girmediği belirlenirken, sadece içinde bulunulan fiziki çevrenin özelliklerine bakılmamalı, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler de göz önüne alınmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ...'in, İl Başsavcısı olarak görev yapmakta olan katılanın, adliyenin resmi hizmet aracını, oğluna süt aldırmak amacıyla özel işlerinde kullandığından bahisle Adalet Bakanlığına ihbarda bulunduğu, iddiasını delillendirmek için, diğer sanık ... tarafından çekim yapılarak elde edilen, şöför ve adliye lojmanlarının kalorifercisi olan iki kişinin, resmi hizmet aracıyla, adliye lojmanlarından çıkıp, süt satışı yapılan bir yerde bir süre bekledikten sonra, almış oldukları pet şişeler içerisindeki sütleri aracın bagajına koyup geri dönüşe geçtikleri ana ilişkin kamera görüntülerini içerir CD'yi ondan alıp, dilekçesinin ekinde gönderdiği olayda; dosyada mevcut 16.11.2009 tarihli bilirkişi raporu, raporda yer alan fotoğraflar, iddia ve savunma ile tanık anlatımları dikkate alındığında, çözümü yapılan CD'de, katılanın sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş özel hayatının gizliliğini ihlale yol açacak bir görüntü ve ses kaydedilmediği gibi, söz konusu süt alımının, katılanın başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemediği, özel yaşam alanına ilişkin bir faaliyet olmadığı da anlaşılmakla, yapılan yargılama sonunda, sanıklara yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sûbuta ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.