Başvuru, müşterek çocuğun velayetinin anneye verilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, müşterek çocuğun velayetinin anneye verilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 7/8/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu ile anne N.U.nun evlilik dışı birlikteliklerinden 13/11/2014 tarihinde müşterek çocukları T.B. dünyaya gelmiştir. Anılan birlikteliğinin sonlanması üzerine başvurucu, müşterek çocuğun velayetinin kendisine verilmesi talebiyle Kütahya Aile Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, N.U. ile çalıştığı gece kulübünde tanıştığını, N.U.ya ev açmak suretiyle onu yaşadığı çevreden uzaklaştırdığını, geçimini temin ettiğini, birlikteliklerinden doğan ve 3,5 yaşındaki müşterek çocuklarını tanıma yoluyla soy bağına aldığını vurgulamıştır. Kendisinin çalıştığını, çocuğunun maddi olarak her türlü ihtiyacını karşılayabileceğini kendisinin, tek çocuk olduğunu, anne ve babasının emekli aylığı aldığını ve kendilerine ait evde oturduklarını, çocuğun babaanne ve dedesinin gözetiminde olacağını belirtmiştir. Anne N.U.nun çocuğun ihtiyaçlarını karşılayacak bir mal varlığı ve geliri bulunmadığını, eğilimli olduğu yaşam tarzı ve çevresinin çocuğun ruhsal ve bedensel gelişimine uygun olmadığını ifade etmiştir. Anne N.U. cevap dilekçesinde iddiaları kabul etmediğini, başvurucunun bir ev kiraladığını ancak evin kirasını, elektrik ve doğal gaz faturalarını ödemediğini, iddia ettiği gibi birlikte yaşamadıklarını, müşterek çocukla sağlıklı bir baba-oğul ilişkisi kurmadığını, kendisine de ağır küfrettiğini ve hakaretlerde bulunduğunu, kendisini tehdit ettiğini belirtmiştir. Yargılama sürecinde Mahkemece velayet hususunda üç sosyal inceleme raporu alınmıştır. 22/5/2018 tarihli tek sosyal çalışmacı tarafından düzenlenen ilk raporda müşterek çocuğun velayetinin babaya verilebileceği kanaati bildirilmiştir. 26/9/2018 tarihli tek sosyal çalışmacı tarafından düzenlenen ikinci raporda müşterek çocuğun velayetinin anneye verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir. Bu iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla üç sosyal çalışmacı tarafından düzenlenen 18/11/2018 tarihli üçüncü rapor, tarafların hazır bulunduğu bir ortamda inceleme yapılarak hazırlanmıştır. Anılan raporda, başvurucunun sosyoekonomik düzeyinin çocuğun ihtiyaçlarını karşılar nitelikte olduğu, çocuğun bakımı konusunda dede ve babaannenin de aktif rol alacağı, çocuğun babasını on beş günde bir görmesi nedeniyle baba sevgisine ve babayla vakit geçirmeye ihtiyaç duyduğu, görüşme anlarında ilk teması baba ile kurmaya çalıştığı ve babaya öncelik verdiğinin görüldüğü belirtilmiştir. Raporda müşterek çocuğun velayetinin başvurucuya verilmesinin uygun olacağı, aksi yönde karar verilmesi hâlinde çocuğun gelişiminin sağlıklı olabilmesi için başvurucu ile görüşme sıklığının artırılmasının, uygun görülecek zamanlarda başvurucuya yatılı olarak izinli verilmesinin uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Mahkeme 26/4/2019 tarihinde davanın kabulüne ve müşterek çocuğun velayetinin başvurucuya verilmesine, anne ile çocuğu arasında kişisel ilişki kurulmasına karar vermiştir. Kararda; yargılamada dinlenen tanıkların beyanları ve velayet hususunda alınan heyet raporu gözönüne alındığında çocuğun velayetinin babaya verilmesinin küçüğün menfaatine olduğu kanaatine varıldığı, annenin çocuğun başvurucu ile görüşmesi konusunda zorluk çıkardığı, başvurucunun çocuğu icra aracılığı ile gördüğü, annenin çocuğu babasına göstermeyeceğine ilişkin tanık beyanlarının dikkate alınarak velayetin başvurucuya verildiği belirtilmiştir. Anne N.U. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine (Bölge Adliye Mahkemesi) istinaf başvurusunda bulunarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebinde bulunmuştur. Daire 3/7/2019 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak velayetin anneye verilmesine ve başvurucu ile çocuğu arasında kişisel ilişki kurulmasına kesin olarak karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; çocuğun yaşı gözetildiğinde annenin bakım ve şefkatine muhtaç olduğu, velayetin anneden alınmasını gerektirir sebeplerin bulunmadığı, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın yerinde olmadığı belirtilmiştir. Nihai karar başvurucuya 18/12/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. İlgili hukuk için bkz. Aysel Aslan, B. No: 2019/12792, 12/1/2021, §§ 16-