Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın sanık tarafından duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle başvurucu hakkında soruşturma başlatmıştır. Soruşturma neticesinde başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması talebiyle Başsavcılık tarafından 27/4/2018 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamede H.T.isimli tanık tarafından ilgili birimlere yapılan; başvurucunun "cemaat olarak bilinen yapının yardımıyla askeriyeye girdiği" yönündeki ihbar ile H.B. ve G. isimli tanıkların başvurucu aleyhindeki beyanlarına delil olarak yer verilmiştir. Buna göre iddianamede özetle başvurucunun Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay olarak görev yaptığı sırada örgütün sohbet adı altında düzenlediği toplantılarakatıldığı, kendi rızası ile örgüte üye olduğu, örgütten emir ve talimat almak suretiyle atılı suçu işlediği iddia edilmiştir. İddianamenin kabulü ile açılan dava, İzmir Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) görülmeye başlanmıştır. Yargılamada 9/5/2018 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda diğerlerinin yanı sıra iddianamede ismi geçen tanık H.T., H.B ve G.nin beyanlarının tespiti içinadreslerine göre duruşmada hazır edilmelerine veya talimat yazılmasına karar verilmiştir. Tanık G. 1/6/2018 tarihinde istinabe mahkemesinde alınan beyanında özetle başvurucu ve Y. ile birlikte kiraladığı ve 2013-2014 yılları arasında yaklaşık bir yıl süreyle ikamet ettikleri eve zaman zaman isimli örgüt imamı ile ismini hatırlamadığı başka imamların gelip gittiğini, bu kişilerle dinî sohbetler yaptıklarını, bu kişilerin örgüt liderinin vaaz kasetlerini izlettiklerini ancak bunlara himmet adı altında herhangi bir ödeme yapmadıklarını ifade etmiştir. Tanık G. beyanında ayrıca 17/25 Aralık sürecinde söz konusu imamlar ile aralarında sık sık tartışmalar çıktığını, bu nedenle evden bağlarını koparmaya çalıştıklarını ancak bu kişilerin (imam) kendilerini takip ettiğini belirtmiştir. Tanık G.nin beyanlarında ismi geçen Y. de tanık sıfatıyla İstinabe Mahkemesince dinlenmiştir. Tanık Y. 9/7/2018 tarihinde İstinabe Mahkemesince alınan beyanında özetle başvurucu ile Konya Hava Savunma Okulundan arkadaş olduklarını,bazı arkadaşlarıyla birlikte kiraladıkları eve daha sonra başvurucunun da gelerek bu evde kaldığını, esasen söz konusu evin örgütün talimatıyla kiralandığını belirtmiştir. Tanık H.T. 6/8/2018 tarihinde İstinabe Mahkemesinde alınan beyanında özetle başvurucu ile çocukluk döneminden arkadaş olduklarını, başvurucunun kendisine "cemaat olarak bilinen yapının yardımıyla askeriyeye girdiğini" bizzat söylediğini, başvurucu ile en son darbe girişiminden üç ay önce görüştüklerini ve bu görüşmelerde başvurucunun örgütü destekleyen yönde konuşmalar yaptığını belirtmiştir. Başvurucu ve müdafiinin hazır bulunduğu duruşmanın 14/8/2018 tarihli birinci celsesinde tanıklar G., Y. ve H.T.nin İstinabe Mahkemelerince alınan beyanları okunarak başvurucunun bu beyanlara karşı savunması alınmıştır. Başvurucu savunmasında özetle tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, bu beyanları kabul etmediğini ifade etmiştir. İddianamede ismi geçen diğer tanık H.B.nin beyanının alınması için yazılan talimatların iade edilmesi üzerine tanığın beyanının istinabe mahkemesince alınması yönündeki ara kararından Mahkeme vazgeçmiş; tanık H.B.nin soruşturma aşamasında başvurucu aleyhindeki beyanının duruşmanın 7/1/2019 tarihli celsesinde okunmasıyla yetinmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararına göre tanık H.B. soruşturma aşamasındaki beyanında özetle başvurucunun örgüte ait bir yurtta belletmen olarak görev yaptığını ifade etmiştir. Başvurucu tanık beyanına karşı savunmasında aleyhe olan hususları kabul etmediğini belirtmiştir. Duruşmanın 2/4/2019 tarihli son oturumunda başvurucuya ait dijital materyallerin ilgili birimlerce incelenmesi sonucu düzenlenen rapor okunmuştur. Rapora göre dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede " 'com.kakao.talk.' kalıntısına, Fethullah Gülen'e ait birden fazla resme, üzerinde 'Büyük Konferans' yazan ve Fethullah Gülen ibareli davetiyeye ait resme" rastlanmıştır. Yargılamanın tamamlanmasının ardından Mahkeme, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararda, başvurucunun sohbet toplantılarına katıldığı ve örgüte ait yurtlarda kalarak sorumlu belletmen olarak görev yaptığı yönündeki tanık beyanlarına delil olarak dayanılmıştır. Ayrıca başvurucuya ait dijital materyallerde örgüt liderinin bazı fotoğraflarına ve örgüt mensuplarınca kullanıldığı bilinen Kakao Talk uygulamasının kalıntılarına rastlanılmasına da delil olarak yer verilmiştir.Mahkeme gerekçeli kararında hükme esas alınan delillerin ağırlığı hususunda da değerlendirmelerde bulunmuştur. Buna göre tanık beyanlarının ana delil niteliğinde olduğunu, diğer delillerin ise tanık beyanlarını destekleyici nitelikte olduğunu belirtmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Sanık Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda sözleşmeli hava savunma üsteğmen olarak görev yaparken FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle KHK ile bu görevinden ihraç edilmiş bir kişidir....İzmir Bornova İlçe Jandarma Komutanlığı'nın cevabi yazısı ile; sanıktan elkonulan dijital materyaller içerisinde yapılan inceleme sonucu FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile alakalı '***@***.***.' şeklinde bu e-posta hesabı üzerinden alındığı anlaşılan Kakao Talk programı kalıntısına, Fethullah Gülen'e ait birden fazla resme, Fetullah GÜLEN'in 'dimdik durun, utanacak iş yapmadınız' dediği görsele, üzerinde 'Büyük Konferans' yazan ve Fetullah GÜLEN'in 1975'te konuşmasına ilişkin davetiyeye ait fotoğrafa rastlanıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu husus suçun sübutu yönünden sanık aleyhine mahkumiyeti destekleyici bir delil olarak kabul edilmiştir. ...Tanık [Y.] beyanlarında özetle; sanığın devresi olduğunu, sanık ile Konya'da okudukları Hava Savunma sınıf okulundan arkadaş olduklarını, sanığın, kendisinin, [G.nin] ve [A.K.nın] aynı evde kaldıklarını, hepsinin cemaatten olduğunu, örgüt abilerinin düzenli olarak kaldıkları eve geldiğini, bu abilerin kendilerine sohbet verdiğini, bu sohbetler esnasında Fetullah GÜLEN'in CD'lerinin izlendiğini ifade ettiği anlaşılmıştır. Tanık [H.T.] beyanlarında özetle; sanık ile çocukluk arkadaşı olduklarını, aynı zamanda sanığın köylüsü olduğunu, sanığın cemaatin yardımıyla subay olduğunu bizzat kendisine söylediğini, hükümet ile cemaat kavgası başladığında sanığın cemaat lehine konuşmalar yaptığına bizzat şahit olduğuna, sanığın 'Tayyip Erdoğan'ı indireceğiz, Ordu namaza dursa sen durmayacaksın' dediğini, sanığın babasının da fetöcü olduğunu, sanığın babasının evinde bu örgütün sohbetlerinin yapıldığını, darbe girişiminden sonra sanığın 'rüyasında Fetullah GÜLEN'i gördüğünü, onun kendisini buradan kurtaracağını rüyasında söylediğini' bunu sanığın söylediği kişiden bizzat duyduğunu ifade etmiştir.Tanık [G.] beyanlarında özetle; subayken sanıkla birlikte ev tuttuklarını, Konya'da ki bu evde kalan 4 kişininde fetöcü olduğunu, örgüt abilerinin gelip bu evde kendilerine sohbet verdiğini, abilerin Fetullah GÜLEN'in kitaplarını okuduğunu ve kasetlerini izlettiğini ifade ettiği anlaşılmıştır.Tanık [H.B.] soruşturma aşamasında alınan ifadesinde özetle; sanık ile birlikte fetönün yurdunda belletmenlik yaptıklarını, daha sonra sanığın subay olduğunu ifade ettiği anlaşılmıştır.Tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde; suçun sübutu yönünden sanık aleyhine mahkumiyeti destekleyici ana deliller olduğu anlaşılmıştır.Sanık savunmasında; 2012 yılının sonlarında kış turizmi nedeniyle Bosna Hersek ülkesine gittiğini ifade etmiştir. Sanığın FETÖ/PDY'nin etkin olduğu ülkelerden Bosna Hersek'e yapmış olduğu gezinin örgütsel mahiyette bir gezi olduğunun kanaatine varıldığından bu husus suçun sübutu yönünden sanık aleyhine mahkumiyeti destekleyici bir yan delil olarak kabul edilmiştir.Yukarıda anlatılan deliller ve mahkememizce yapılan değerlendirmeler sonucunda; tanık beyanlarına göre sanığın subay olmadan önce örgütün yurdunda belletmenlik yapan, örgütün desteğiyle subay olan, örgüte ait evde kalan ve bu evde yapılan sohbet toplantılarına fiilen katılan bir kişi olduğunun anlaşılmış olması, sanığın incelenen dijital materyallerinde tespit edilen hususların sanığın örgüt üyesi olduğu hususundaki tanık beyanlarını doğrulayan ve güçlendiren hususlar olduğunun anlaşılmış olması hususları dikkate alındığında sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiş, sanığın tamamen inkara yönelik olan savunmasına yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkememizde bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiştir." Başvurucu, istinaf ve temyiz dilekçelerinde tanıkların hiçbirinin mahkeme huzurunda dinlenmediğini ve tanığa soru sorma hakkının kullandırılmadığını belirtmiştir. Hüküm, kanun yolu denetiminden geçerek 30/6/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 21/10/2020 tarihinde öğrendikten sonra 23/10/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne, tanık sorgulama hakkı dışındaki ihlal iddialarının kabul edilemez olduğuna, anılan hakka ilişkin şikâyetin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.