İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2025 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili; tarafların Çekya-Türkiye arasında gerçekleşecek olan intermodal taşımacılığı kapsamında sözleşmeye konu malların taşınması hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin üzerine düşen edimlerini eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yerine getirdiğini, davalının çeşitli bahanelerle edimlerini ifa etmekten kaçındığını ve ödemeleri yapmadığını, davalının 11.09.2024 tarihli ... numaralı fatura nedeniyle toplamda 3.400-euro bo…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1857 KARAR NO : 2025/2153 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/10/2025 NUMARASI : 2025/325 Esas - 2025/654 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 06/05/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2025 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili; tarafların Çekya-Türkiye arasında gerçekleşecek olan intermodal taşımacılığı kapsamında sözleşmeye konu malların taşınması hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin üzerine düşen edimlerini eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yerine getirdiğini, davalının çeşitli bahanelerle edimlerini ifa etmekten kaçındığını ve ödemeleri yapmadığını, davalının 11.09.2024 tarihli ... numaralı fatura nedeniyle toplamda 3.400-euro borçlu olduğunu, borcun ödememesi üzerine İstanbul 31. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını ancak davalı tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğini beyanla davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiş,davalı vekili ise; söz konusu alacağın rücu alacağı olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, davacının kusuru sebebi ile bahsi geçen taşımanın gerçekleşmediğini, davacının navlun alacağı hak edişinin bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; takip tarihi itibariyle olaya uygulanması gereken İİK'nın 58/3. maddesi, gereğince alacaklının, yabancı para alacağının Türk parasıyla tutarını ve karşılığını takip talebinde göstermesi zorunlu olduğunu, her ne kadar takip talebinde bu yasal zorunluluğa riayet edilmiş ise de İİK'nın 60/1. maddesi uyarınca aynı hususun ödeme emri için de zorunlu olduğunu, ne var ki ödeme emrinde alacağın Türk Lirası cinsinden karşılığının gösterilmediğini, bunun itirazın iptali davası yönünden dava şartı olduğu dikkate alınarak davanın usulden reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir. Davacı vekili; alacaklı sıfatında yer alanın sorumluluğu, sadece takip talebini doğru hazırlamaktan ibaret olup ödeme emri ise, takip talebi dayanarak alınarak icra müdürlüğü tarafından hazırlanacağı, ödeme emrini takip talebine uygun olarak doldurmak ve denetimini yapmak icra müdürünün görevi olduğunu, Yargıtay 12. HD'nin 2024/8422 esas, 2025/1767 karar sayılı ve 27.02.2025 tarihli kararında "yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının alacaklı tarafından hazırlanan takip talebinde yer almasına rağmen, icra müdürünce düzenlenen ödeme emrine yazılmaması ve ödeme emrinin bu şekilde borçluya gönderilmesinde alacaklının bir kusuru bulunmadığının kabulü gerekir. Bu durumda, temyiz dilekçesi içeriği de nazara alınarak, alacaklının, vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerekirken, ..." denildiğini, İİK nın 8/a maddesinde, "İcra ve iflas dairelerince yapılacak her türlü icra ve iflas iş ve işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi kullanılır; her türlü veri, bilgi, belge ve karar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır." hükmü yer aldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Yabancı para alacağın karşılığı TL’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasaca zorunlu kılınmıştır. İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartıdır. Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunup bulunmadığının itirazın iptali davasında resen incelenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. İtirazın iptali davaları İİKnda düzenlenen bir dava türü olduğundan HMK'ndaki dava şartları yanında İİK'daki özel dava şartları da incelenir. İcra takip hukuku bakımından bu eksiklik süresiz şikayet nedeni kabul edilmektedir. İcra takibinin süresiz şikayet yoluyla iptalinin mümkün olması itirazın iptali davası sonuçlandıktan sonra dahi takibin iptal edilebileceği anlamına gelmektedir. Yargılamanın henüz başında eksikliğin tesbit edilerek bu nedenle usulden red kararı verilmesi yerindedir. Ancak takip talebinde bir eksiklik bulunmamasına rağmen, ödeme emrinin takip talebine uygun düzenlenmediği anlaşılmakla davacı vekili tarafından atıf yapılan Yargıtay ilamı gereği davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi somut duruma uygun görüldüğünden kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek, davanın usulden reddine, davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2025 Tarih 2025/325 Esas - 2025/654 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın usulden reddine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 615,40- TL karar ve ilam harcının 2.542,77- TL peşin harçtan mahsubu ile 1.927,37 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye ödenmesine,Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,"Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde iadesine,Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/12/2025