(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/14319 E. , 2013/7781 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece fesih belge
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/14319 E. , 2013/7781 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece fesih belgesinde itirazi kayıt bulunmadığından fesih ile kiralananın tahliye edildiği de kanıtlanamadığından davanın fesih sonrasına ait 15.02.2010-30.03.2010 dönem kirası yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen 01.06.2009 başlangıç ve beş yıl süreli kira sözleşmesinin 15.02.2010 tarihinde feshedilmesine rağmen davalının kiralananı boşaltmadığını ileri sürerek, 01.12.2009-15.02.2010 tarihli döneme ait toplam 5.000.00 TL kira bedeli ile 15.02.2010-30.03.2010 tarihli döneme ait toplam 3.000.00 TL tazminatının tahsili için davalı hakkında Kadıköy 7. İcra Müdürlüğü'nün 2010/8298 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibine davalının haksız itirazının iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı vekili, ruhsatta ve çalışmada herhangi bir sorunla karşılaşılmayacağı yönünde davacının verdiği güvence üzerine müvekkilinin kira akdini imzaladığını, ancak ana taşınmazın diğer maliklerinin muvafakatinin sağlanamayacağının ve gerekli ruhsatların alınamayacağının anlaşılması üzerine fiili imkansızlık sonucu tadilat için yüklü miktarda masraf yapılmasına rağmen kiralananın Ekim 2009 tarihinde tahliye edilip anahtarının kiraya verenin avukatına teslim edildiğini, tarafların karşılıklı olarak hiçbir borç ve yükümlülükleri kalmadığına dair mutabakata varmak suretiyle 15.02.2010 tarihli fesihnameyi imzaladıklarını beyan ederek, davanın reddini savunmuştur. Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 1/6/2009 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeye göre kiralanan, restoran bar ve lokanta olarak işletilmek amacı ile kiralanmıştır. Davalı yanca kiralama amacına uygun şekilde kullanmak üzere tadilata girişildiği ve Aralık 2009 ayına kadar kira parasının da ödendiği, ancak resmi mercilerden gerekli izinlerin sağlanamaması üzerine tarafların karşılıklı olarak 15/2/2010 tarihinde sözleşmeyi feshettikleri anlaşılmaktadır. Adi kirayı düzenleyen Borçlar Kanununun Yasasının 249. maddesi uyarınca kiraya veren kiralananı sözleşme ile amaçlanan kullanıma uygun biçimde teslim etmek ve sözleşme süresince bu halde bulundurmakla yükümlüdür. Aksi durumda yani sözleşmede amaçlanan biçimde kullanmasının olanaksız olması halinde kiracı, sözleşmeyi feshe yahut kiradan uygun bir tutarın indirilmesini istemeğe yetkilidir. Olayımızda seçimlik hakkını davacı kiracı akdin feshi şeklinde kullanmıştır. Sözleşmenin feshi haklı olup, fesih tarihinin taşınmazın tahliye tarihi olduğu gözetildiğinde ve davalı daha önce kiralananı tahliye ettiğini de kanıtlayamadığından davalı ancak fesih tarihine kadar olan kira bedelinden sorumludur. Fesihnamede itirazı kayıt olmaması davalı kiracıyı fesih tarihine kadar doğan kira borcundan kurtaramaz. Mahkemece fesih tarihine kadar olan kira bedelinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre de davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.