17. Ceza Dairesi 2015/22257 E. , 2017/8907 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık tarafından iş…
**17. Ceza Dairesi 2015/22257 E. , 2017/8907 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Müştekinin kollukta alınan beyanında 15 tane güvercinin çalındığını bildirmiş olması 06.10.2013 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağında, 13 adet güvercinin teslim edildiği belirtilmiş olması, müştekinin duruşmadaki beyanında 13 tane güvercinin iade edildiğini, iki tanesinin eksik olduğunu, maddi zararının ve sanıklardan zarar talebinin olmadığını belirtmiş olması karşısında; eksik olan iki tane güvercinin sanıklar tarafından kendisine teslim edilip edilmediğinin teslim edilmiş ise, hangi aşamada teslim edildiğinin sorularak sonucuna göre; eksik olan güvercinlerin de soruşturma aşamasında teslim edildiği. anlaşılır ise TCK'nın 168/1. maddesinin, kovuşturma aşamasında teslim edilmiş olduğu ya da teslim edilmemiş olduğu anlaşılır ise TCK'nın 168/4 maddesine göre müştekiden sanıkların etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak rıza göstermesi halinde TCK'nın 168/1. maddesinin, kovuşturma aşamasında teslim sağlanmasına rağmen müştekinin rıza göstermemesi halinde ise TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken sanık hakkında tayin olunan 2 yıl 4 ay hapis cezasından TCK'nın 168/1. maddesi gereği 2/3 oranında indirim yapılırken "9 ay 10 gün " hapis cezası yerine " 8 ay " hapis cezasına hükmedilmesi ve yanlış hesaplanan bu ceza üzerinden de TCK'nın 62. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılarak " 7 ay 23 gün" yerine "6 ay 20 gün" hapis cezası tayin edilerek eksik belirlenen bu cezanın para cezasına çevrilerek "4.660,00 TL " yerine "4.000,00" TL adli para cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmiş olması 3-Dosyada mevcut olay yeri basit krokisi,görgü tespit tutanağı ve olay yeri inceleme raporuna göre, hırsızlık suçunun müştekiye ait evin bahçe kısmında bulunan kömürlüklere bitişik kuş kümesinden çalındığının belirtilmiş olması karşısında; hayvanların çalındığı bu yerin konutun eklentisi olup-olmadığı hususunda mahallinde keşif yapılarak, eklenti niteliğinde değilse konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, eksik soruşturma ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 4-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; hakkında 5237 sayılı TCK.nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 5-Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuk ...’ın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti için alınan Adli Tıp rapor ücreti ile suça sürüklenen çocuklar .... ve ...’ın sosyal inceleme raporu için bilirkişiye ödenen 200,00 TL'nin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.