DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/634 E. , 2024/3332 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/634 Karar No : 2024/3332 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının maliki olduğu
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/634 E. , 2024/3332 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/634 Karar No : 2024/3332 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının maliki olduğu Ağrı ili, ... köyünde bulunan ... ada ... parsel sayılı (eski ... parsel) taşınmaz ile ilgili yapılan arazi toplulaştırması sonucu taşınmazında meydana gelen değer azalışının, davalı idare tarafından tazminen (17/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile artırılan 281.158,19 TL'nin) ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya ait Ağrı ili, ... köyünde bulunan 46635.00 m² yüzölçümlü ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan arazi toplulaştırması işlemi sonucu, 2152,00 m² ortak tesislere katılım payı alındığı, 42276,28 m²'lik kısmında herhangi bir taşıma işlemi yapılmadan aynı yerden tahsis edildiği, 2206,72 m²'nin ise ... ada ... numaralı parsele tahsis edildiği, dosyaya sunulan 11/08/2021 havale tarihli bilirkişi raporu ile, teknik zorunluluk olmadığı halde fiilen arsa vasfındaki ... parselin 2206.72 m2' sinin 3 km ötedeki alana taşınması nedeniyle davacının 281.158,19 TL zarara uğradığı yönünde görüş verildiği anlaşıldığından, toplam 281.158,19 TL'nin davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının zararına neden olduğu ileri sürülen arazi toplulaştırma işlemi sonucunda, davacıya yeni tahsis edilen taşınmazların tescile esas parselasyon planlarının kesinleşmesi üzerine yeni oluşan parsellerin ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemle tapuya tescil edildiği, davacı tarafından açılan tam yargı davasının, yeni parsellerin tahsisine ilişkin arazi toplulaştırma işleminin icrasının en geç taşınmazların tapuya tescil edildiği 30/09/2019 tarihinde öğrenilmesinden itibaren kanuni süresi içinde dava açılması gerekirken, bu süreden çok sonra 29/11/2019 tarihinde haricen öğrendiği ileri sürülerek idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 02/03/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile açıldığı, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesine yönelik Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararı kaldırılarak davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 16/10/2023 tarih ve E:2023/10718, K:2023/5456 sayılı kararıyla; Uyuşmazlıkta, yeni oluşan parsellerin ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemle tapuya tescil edildiği, davacının yeni parsellerin tahsisine ilişkin arazi toplulaştırma işleminin icrasından en geç taşınmazların tapuya tescil edildiği 30/09/2019 tarihinde haberdar olduğundan bahisle bu tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açılmadığından süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, davacıya tahsis edilen yeni taşınmaza ilişkin tapuda tescil yapıldığına dair bir bildirimde bulunulmadığı, arazi toplulaştırması işleminin tüm unsurlarıyla davacı tarafından öğrenildiğinin açıkça ortaya konulamadığı, aksi görüşün mahkemeye erişim hakkının özünü ihlal edeceği, davacının öğrenme tarihi olarak belirttiği 29/11/2019 tarihinden sonra kanuni süresi içinde davanın açıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davanın esası hakkında verilen kararın incelenmesi gerektiğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Davacının zararına neden olduğu ileri sürülen arazi toplulaştırma işleminin mevzuat kapsamında mahallinde 1. askıya 01/10/2015-16/10/2015 tarihlerinde, 2. askıya 09/05/2016-25/05/2016 tarihlerinde ve son olarak 3. askıya 03/04/2017-19/04/2017 tarihleri arasında çıkarılarak ilan edildiği, davacıya yeni tahsis edilen taşınmazların tescile esas dağıtım planlarının kesinleşmesi üzerine yeni oluşan parsellerin, ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemle tapuya tescil edildiğinin görüldüğü, Buna göre, davacı tarafından açılan tam yargı davasının, yeni parsellerin tahsisine ilişkin arazi toplulaştırma işleminin icrasının en geç taşınmazların tapuya tescil edildiği 30/09/2019 tarihinde öğrenilmesinden itibaren kanuni süresi içinde dava açılması gerekirken, bu süreden çok sonra 29/11/2019 tarihinde haricen öğrendiği ileri sürülerek idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 02/03/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile açıldığı anlaşılmakla, davanın esasının incelenme olanağı bulunmadığı, Bu durumda; davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesine yönelik istinaf konusu Mahkeme kararında yargılama usûlüne uygunluk görülmediğinden davalı idarenin istinaf başvurusunun kabul edilip istinaf konusu Mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümüyle süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, Her ne kadar Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararında, "Uyuşmazlıkta, yeni oluşan parsellerin ... tarih ve ... yevmiye numaralı işlemle tapuya tescil edildiği, davacının yeni parsellerin tahsisine ilişkin arazi toplulaştırma işleminin icrasından en geç taşınmazların tapuya tescil edildiği 30/09/2019 tarihinde haberdar olduğundan bahisle bu tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açılmadığından süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, davacıya tahsis edilen yeni taşınmaza ilişkin tapuda tescil yapıldığına dair bir bildirimde bulunulmadığı, arazi toplulaştırması işleminin tüm unsurlarıyla davacı tarafından öğrenildiğinin açıkça ortaya konulamadığı, aksi görüşün mahkemeye erişim hakkının özünü ihlâl edeceği, davacının öğrenme tarihi olarak belirttiği 29/11/2019 tarihinden sonra kanunî süresi içinde davanın açıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davanın esası hakkında verilen kararın incelenmesi gerektiğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiştir." gerekçesine yer verilmiş ise de; 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında (iptal davası açılmaksızın sadece) zarar doğurucu idarî işlemin icra edilmesi üzerine açılan işbu tam yargı davasında dava açma süresinin (idarî işlemin tebliği ya da icrasının öğrenildiği tarihten itibaren değil) idarî işlemin icra edildiği tarihten itibaren başlatılması gerektiği, tapuda tescil işleminin de arazi toplulaştırması işleminin icrası mahiyetinde olduğu, her ne kadar arazi toplulaştırması işleminin icra edildiğinden (tapuya tescil edildiğinden) davacının geç haberdar olması nedeniyle dava açma süresinin de (icra tarihinden değil) icranın öğrenildiği tarihten itibaren başlatılması gerektiği ileri sürülebilir ise de, arazi toplulaştırması işleminin uzun bir zamana yayılan süreç içinde müteaddit kez yapılan ilânlarla sürdürülüp en son tapuda tescil işlemiyle sonlandırılan bir zincir işlem mahiyetinde olduğu gözetildiğinde, arazi toplulaştırması işleminin icrasından kaynaklanan zararların tazmini istemiyle (iptal davası açılmaksızın) açılan tam yargı davalarında dava açma süresinin en son tapuda tescil işleminin yapıldığı tarihten itibaren başlatılmasının hukukî güvenlik ve idarî istikrar ilkeleri yönünden yargılama usûlüne uygun bir yaklaşım olacağı, dava konusu olayda da işbu tam yargı davasına konu edilen zararın kaynağı konumunda olan arazi toplulaştırması işleminin 2015 yılında başlayan ilânlarla sürdürülüp en son 30/09/2019 tarihinde tapuya tescil işleminin yapılmasıyla sonlandırıldığı, bu yüzden somut olay bakımından zincir işlem mahiyetindeki arazi toplulaştırması işleminin icrasından kaynaklanan zararın tazmini için açılan işbu tam yargı davasında dava açma süresinin işlemin icra edildiğini gösteren tapuya tescil işleminin yapıldığı tarihten başlatılması ve işlemin icrasından geç haberdar olunduğu şeklindeki bir iddianın dinlenilmemesi gerektiği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü, Mahkeme kararı kaldırılarak davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu taşınmazın davalı idarece resen 30/09/2019 tarihinde tapuya tescil edildiği, ancak bu tescil işleminin taraflarınca haricen 29/11/2019 tarihinde öğrenildiği ve aynı gün idareye yazılı bir şekilde uzlaşma başvurusunda bulunulduğu, söz konusu başvuruya davalı idarece 60 günlük yasal süre zarfında cevap verilmeyerek başvurunun zımnen reddi üzerine 02/03/2020 tarihinde yasal süre içerisinde bakılmakta olan davanın açıldığı, Bölge İdare Mahkemesince usulden ret kararı gerekçesinde tescil işleminin 30/09/2019 tarihinde gerçekleştiği ve öğrenme tarihinin de aynı tarih olduğunu kabul ederek yasal süreler başlatılmış ise de resen tescil tarihinde söz konusu işlemin yapıldığına ilişkin hiçbir şekilde kendisinin haberdar olmadığı gibi tarafına tescil işleminin tebliğ de edilmediği, dosya kapsamında 30/09/2019 tarihinde yapılan tescilin kendisine tebliğ edildiğine ilişkin bir evrak bulunmadığı ve davalı idarece de söz konusu işlemin 30/09/2019 tarihinde kendisine tebliğ edildiğine ilişkin bir evrak sunulmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 3083 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirilen toplulaştırma işlemi neticesinde davacıya ait Ağrı ili, Merkez ilçesi, ... köyünde bulunan 46.635,00 m² yüzölçümlü ... parsel sayılı taşınmazın 42276,28 m²'lik kısmında herhangi bir taşıma işlemi yapılmadan yeni ... ada ... parsel olarak tahsis edilmiş, 2152,00 m² ortak tesislere katılım payı alınmış, 2206,72 m²'lik kısım ise 3 km uzaklıktaki ... ada ... numaralı parsele tahsis edilmiştir. Davacının 29/11/2019 tarihli talep dilekçesi ile toplulaştırma işlemi nedeniyle uğradığı zararın karşılanması istemiyle davalı idareye başvurulmuş, başvurusuna cevap verilmemesi üzerine 02/03/2020 tarihinde görülmekte olan dava açılmış, dava açıldıktan sonra davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının talebi reddedilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.", "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, ısrar kararı davanın süresinde açılmadığına ilişkindir. Davacı adına yeni tahsis edilen taşınmazlar ile eski taşınmazları arasındaki değer farkı nedeniyle oluştuğu ileri sürülen dava konusu tazminat talebinin, arazi toplulaştırmasına dair uygulama işleminden, diğer bir ifadeyle söz konusu zararın, yeni tahsis edilen taşınmazlara ilişkin parselasyon işleminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilebilmesi için, davacının hukukunda doğrudan etki doğuran kesinleşmiş tescile esas parselayon planlarında tahsis edilen yerlerden haberdar olduğu tarihin belirlenmesi önem arz etmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta, arazi toplulaştırma işlemi sonucunda, davacıya yeni tahsis edilen taşınmazların tescile esas parselasyon planlarının kesinleşmesi üzerine yeni oluşan parsellerin 30/09/2019 tarihinde tapuya tescil edildiği görülmekle birlikte, bu tescil işleminin davacıya tebliğ edilip edilmediği veya tescil öncesi veya sonrasında(ancak tescile esas parselasyon planlarının kesinleşmesi üzerine) yeni tahsis edilen ve uyuşmazlığa konu olan parselin yer tesliminin yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise ne zaman yapıldığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı tarafından, arazi toplulaştırma çalışması sonucu tahsis edilen taşınmazlar ile eski taşınmazları arasındaki değer farkının tazmini istemiyle açılan tam yargı davasında, arazi toplulaştırması işleminin uzun bir zamana yayılan bir süreci kapsayan ve birçok işlem içeren bir süreç olduğu dikkate alındığında, kesinleşen tescile esas parselasyon planları sonrasında yeni tahsis edilen taşınmazlara ilişkin olarak tapuya yapılan tescilin davacıya tebliğ edilip edilmediğinin ilgili tapu müdürlüğüne sorularak; ayrıca, yeni tahsis edilen taşınmazlara ilişkin olarak davacıya yer teslimi yapılıp yapılmadığının, yapıldı ise ne zaman yapıldığının tespit edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2.İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.