Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/14529 E. , 2024/5968 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/14529 Karar No : 2024/5968 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Başkanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... 2- ... Üniversitesi Rektörlüğü / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline kara
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/14529 E. , 2024/5968 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/14529 Karar No : 2024/5968 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Başkanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... 2- ... Üniversitesi Rektörlüğü / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Mahkemece 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesinin ilgili hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğuna ilişkin iddiasının değerlendirilmediği, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, idarelerin Mahkemelerin yerine geçerek yargı kararı niteliğinde karar veremeyeceği, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, savunma istem yazısında sadece ceza dosyasının gerekçe olarak gösterildiği ve başkaca bir eyleme yer verilmediği, etkin savunma yapmasının engellendiği, Mahkemece kesin bir mahkûmiyet hükmü ile sonuçlanmayan ceza yargılamasının gerekçe olarak gösterilmesiyle terör örgütü suçunu işlediği izleniminin oluşmasına sebebiyet verildiği, hakkındaki ceza yargılamasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verildiği ve bu hükmün hukuki bir netice doğurmayacağı, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5 maddesinde memurluğa engel suçlardan “mahkûm” olmama şartının arandığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, eşitlik ilkesi, hukuki belirlilik ilkesi, hukuki güvenlik ilkesi, ölçülülük ilkesi gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarelerin Savunmalarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının FETÖ ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.