4. Hukuk Dairesi 2021/25541 E. , 2024/3216 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/445 Esas – 2021/1263 Karar DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 11.01.2019 HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/ Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 16.12.2020 SAYISI : 2021/445 Esas – 2021/1263 Karar Taraflar arasındaki usulsüz personel alımı nedeniyle kurum zararını…
**4. Hukuk Dairesi 2021/25541 E. , 2024/3216 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/445 Esas – 2021/1263 Karar DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 11.01.2019 HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/ Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 16.12.2020 SAYISI : 2021/445 Esas – 2021/1263 Karar Taraflar arasındaki usulsüz personel alımı nedeniyle kurum zararının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...’in ... Başkanı olarak görev yaptığı 20.09.2012-08.09.2016 döneminde 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun 14/3 üncü maddesine aykırı olarak gerçekleştirdiği personel alımı nedeniyle, davalı ...’nun, ... Başkanı olarak görev yaptığı 09.09.2016-28.05.2018 döneminde işe usulsüz alınan personelin çalışmasını devam ettirmesi ve kamu zararının artmasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle kamu zararına yol açtığı hususunun Kayseri Valiliği Mahalli İdareler Müdürlüğü’nün 22.09.2016 ve 24.11.2017 tarihli Denetim Raporuyla belirlendiğini ve 30.01.2018 tarihli Orman ve Su İşleri Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğü personel alımı ve giderlerindeki usulsüzlüğe ilişkin uyarılara riayet edilmeyerek kamu zararına sebebiyet verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 164.856,27 TL kurum zararının her bir ödeme için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, işçi ihtiyacına binaen birlik yönetim kurulu kararıyla işe alım yapıldığını, işçi alımında herhangi bir usulsüzlük olmadığını, davalı müvekkilinin sulama birliğinde 08.09.2016 yılına kadar görev yaptığını, bu nedenle davalının görevi bıraktığı tarih olan 08.09.2016 tarihinden sonra belirlenen miktar da dahil edilerek toplam miktardan müteselsil olarak sorumlu tutulamayacağını, işçi alımı yönetim kurulu kararıyla yapıldığı için işçinin alımında birliğin tüm sıralı amirlerinin haberi bulunmakta olup herhangi bir usulsüzlük olması durumunda ilgili amirlerin müdahalesinin kaçınılmaz olduğunu, kaldı ki işçinin 07.05.2014-09.10.2018 tarihleri arasında görev yaptığını, bu dönemde bir çok kez bütçe denetimi yapıldığını, eğer işçinin işe alımı nedeniyle bir zarar doğmuş olsaydı Devlet Su İşleri 12.Şube Müdürlüğünün bütçe denetimlerinde zararın tespitinin rapor edilmesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkili ...'nun 09.09.2016-28.05.2018 tarihleri arasında ... başkanlığı görevini yaptığını, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davalı kuruma 6172 sayılı Kanuna aykırı bir işçi alımı ya da bütçenin aşılmasına neden olacak herhangi bir harcamanın yapılmadığını, 20.09.2012-08.09.2016 tarihleri arasında davalı birliğe başkanlık yapmış olan ...'in işe almış olduğu işçilerin işe devam ettiğini, davalı müvekkilinin başkanlık döneminde herhangi bir işçi alımı olmadığını, yalnızca eski başkan döneminde çalışmakta olan Adıgüzel ...'in işten ayrılması sonrasında yerine ... ...'in geçmiş olduğunu, bunun dışında bir işçi alımı olmadığını, bununla beraber davacı birliğin işlerinin aksamadan ve eksiklik olmadan yerine getirilebilmesi açısından gerekli ve yeterli personel çalıştırıldığını, herhangi bir hukuka aykırılık ya da usulsüzlük yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ve Bakanlık tarafından düzenlenen denetleme raporları ile işçi alımının usulsüz olduğu sabit olsa da, dava dışı işçinin davacı kurumda çalışarak hizmet verdiği, bu nedenle kendisine ücret ödendiği, bu nedenle haksız eylemin zarar unsuru gerçekleşmediğinden ortada mevcut bir kurum zararından söz edilemeyeceği, ... Başkanlığında 2014 ve 2018 yıllarında mevcut personele ilaveten çalışan dava dışı işçi Adıgüzel ...'in 07.05.2014 ve 09.10.2018 tarihleri arasında istihdam edilmesi dolayısıyla ödenen ücretlerin, hizmetinin görülmüş ve işin yapılmış olması nedeni ile kamu zararı olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6172 sayılı Sulama Birliği Kanun'un 14/3 üncü maddesinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 49 uncu ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiil sorumluluğundan farklı olarak 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanununun 14/3 üncü maddesinde "Birliğin toplam personel giderleri, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranı ile çarpımı sonucu bulunan miktarın % 30'unu aşamaz. Bu oran ihtiyaç olması halinde birliğin talebi üzerine Bakan onayı ile % 40’a kadar artırılabileceğini, yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucu personel giderlerinin söz konusu oranları aşması durumunda; cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamayacağını, yeni personel alımı sebebiyle bu oranın aşılması halinde oluşan kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanarak kanuni faiziyle birlikte başkandan tahsil edilir.'' denilmek suretiyle özel ve objektif bir sorumluluk halinin düzenlendiğini, sorumluluğun belirlenmesinde personel giderinin bütçeye oranı gibi objektif bir kriter esas alındığını, başkaca bir kusur ve illiyet bağı aranmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; her bir davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken tek vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kayseri Valiliği Mahalli İdareler Müdürlüğü tarafından düzenlenen Denetim Raporuna göre usulsüz işçi alımı ve usulsüz alınan işçinin çalışmasını devam ettirmek suretiyle kurum zararının oluştuğunun tespit edildiği ileri sürülmüş ise de dosya içeriğinden, usulsüz olarak alınan işçi Adıgüzel ...’in çalıştırılmadığı ya da kendisine çalıştırılmadan ücret ödemesi yapıldığı şeklinde bir iddianın bulunmadığı, işçi alımının usulsüz olduğu sabit olsa da, dava dışı Adıgüzel ...’in davacı kuruma çalışarak hizmet verdiği ve bu nedenle kendisine davacı kurum tarafından ücret ödendiği, bu haliyle haksız eylemin zarar unsuru gerçekleşmediğinden ortada mevcut bir kurum zararından söz edilemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince haksız fiilin zarar unsuru gerçekleşmediği gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiş olması isabetli olup, davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı, davanın, davalılara karşı davacı tarafça müştereken ve müteselsilen açılmış olduğu ve davanın konusunun usulsüz işçi alımı yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına dayandığı gözetildiğinde mahkemece ortak bir sebepten dolayı davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2 nci maddesi uyarınca davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmolunmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun 14/3 üncü maddesine aykırı olarak işçi alımı yapılmış olması nedeniyle uğranılan kurum zararının tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 71 inci maddesi, 6172 sayılı Sulama Birlikleri Kanunu’nun 14/3 üncü maddesi ve Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.