Hukuk Genel Kurulu 2018/453 E. , 2021/1702 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tazminat ve alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen asıl ve birleşen davanın kabulüne, asıl davada cezai şarta yönelik talep geri alındığından bu yönde karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince yapılan inceleme so…
**Hukuk Genel Kurulu 2018/453 E. , 2021/1702 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “tazminat ve alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen asıl ve birleşen davanın kabulüne, asıl davada cezai şarta yönelik talep geri alındığından bu yönde karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar asıl ve birleşen davada davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki hâliyle 438. maddesinin 2. fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından asıl ve birleşen davada davalı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Asıl 2017/178 E. sayılı davada davacı asıl dava dilekçesinde; davalı kooperatif ile 22.06.2007 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre inşaatın bitim tarihi 15.03.2010 olduğu hâlde, kendisine isabet eden kırk üç adet bağımsız bölümü davalının süresi içinde tamamlayıp iskân ruhsatlarını alarak teslim etmediğini, sözleşmenin 4. maddesine göre davalının her bir bağımsız bölüm için ayrı ayrı 1.400USD gecikme bedelini kira kayıplarına karşılık ödemeyi üstlendiğini, gecikmenin altı ve on aylık süreleri doldurması nedeniyle müvekkilinin toplam 200.000USD gecikme cezası alacağı doğduğunu, arsa sahiplerinin 30.03.2010 tarihli ihtarına rağmen teslimin gerçekleşmediğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla eksik ve ayıplı iş bedeli için şimdilik 5.000TL’nin dava tarihinden itibaren bankaların bir yıllık mevduata uyguladığı en yüksek faiziyle, teslim tarihi 15.03.2010 tarihinden dava tarihine kadar her bir bağımsız bölüm için 1.400USD üzerinden toplam kırk üç adet bağımsız bölüme karşılık hesaplanacak gecikme cezası için şimdilik 10.000USD’nin ve inşaat ile ilgili altı ve on aylık gecikme için toplam 200.000USD gecikme cezasından şimdilik 10.000USD’nin 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereğince bankaların yabancı paraya uyguladığı bir yıl vadeli mevduat faizi ile birlikte temerrüt tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.