7. Hukuk Dairesi 2023/1518 E. , 2023/2214 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen zilyetliğin korunması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edi…
**7. Hukuk Dairesi 2023/1518 E. , 2023/2214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen zilyetliğin korunması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, Hazineye ait dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazın; ekmek evi, mesken ve ahır yapılmak, kalan kısmının da bahçe olarak kullanılmak suretiyle muris babası tarafından tasarruf edildiğini, babasının 2013 yılında vefat ettiğini, taşınmazın ecrimisil bedellerinin sağlığında babası, ölümünden sonra da mirasçıları tarafından ödendiğini, babasının vefatından sonra, taşınmaz tel çit ile çevrilmek istendiğinde davalı tarafından müdahale edildiğini açıklayarak, davalının gasp fiilinin ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, vekil edeninin babası zamanından beri dava konusu taşınmazın kullanıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının dava konusu alanda hiçbir zaman zilyetliğinin olmadığını, taşınmaza komşu olan yine Hazine’ye ait 1 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile dava konusu taşınmazın bir kısmının vekil edeni tarafından kullanıldığını, ecrimisil ödenmesinin tek başına zilyetliği ispatlamayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2015 tarihli ve 2014/791 Esas, 2015/300 Karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu ettiği yerde hiçbir zaman zilyet olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 14.03.2018 tarihli ve 2015/20902 Esas, 2018/9365 Karar sayılı kararıyla; mahkemenin yaptığı araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, tanık deliline dayanmış olan tarafların tanıkların taşınmaz başında dinlenilmesi, üstün zilyetliğin kimde olduğunun ayrıntılı olarak sorularak belirlenmesi, davalının kullandığı kısmın ödendiği iddia edilen ecrimisillerin kapsamında olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2019/1056 Esas, 2021/217 Karar sayılı kararıyla; davacının korunmaya muhtaç zilyetliğinin bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı