Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5510 E. , 2024/3115 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5510 Karar No : 2024/3115 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. ... 2- ... Valiliği / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN KONUSU : Davacı taraf…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5510 E. , 2024/3115 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5510 Karar No : 2024/3115 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. ... 2- ... Valiliği / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ...Cad., ... Sok., No:... adresinde bulunan muayenehanesinin faaliyetinin 1 (bir) ay süre ile durdurulmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının 763,550 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; güzellik merkezinden dönüşmeyen muayenehaneyi işleten tabip, plastik ve rekonstrüktif cerrahi veya dermatoloji uzmanı olsa dahi mülga Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamındaki işlemleri muayenehanesinde yapamayacağı, bu itibarla davacıya ait muayenehanede sağlık ve tıbbi amaçlı lazer cihazlarının kullanılabilmesinin ancak güzellik merkezinden dönüşmüş olması halinde mümkün olabileceğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, işlem odalarında gerekli incelemeler yapılmadan, lazer epilasyon işlemi yapıldığına dair somut bir delil bulunmadan, muayenehanede çalışanların yeterlilik belgeleri sorulmadan tutanak tutulduğu, muayenehanede yapılabilecek tıbbi işlemler listesinin Danıştay tarafından iptal edildiği, tıbbi nitelikte olmayan epilasyon işleminin muayenehanelerde yapılmasında hukuka aykırı bir durum söz konusu olmadığı, Mahkeme kararında lazer epilasyon işlemlerinin ya da cihazlarının ne şekilde riskli bir işlem olduğu yönünde bir açıklama getirilmediği, bu cihazlar bakımından uzman olan bilirkişilerden inceleme talep edilmesi gerektiği, kozmetik amaçlı olarak kullanılan lazer diode cihazlarının riskli cihazlar kapsamında bulunmaması sebebiyle gerçekleştirilen işlemlerin de riskli işlemler olmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı Ankara Valiliği tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı olan davacının, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... Cad., ...Sok., No:...adresinde bulunan muayenehanesi hakkında güzellik uzmanı tarafından bir hastaya yapılan lazer uygulaması sonucu yüzünde yanıklar oluştuğu iddiasıyla yapılan şikayet üzerine başlatılan inceleme neticesinde, söz konusu sağlık kuruluşunda yetkisi olmayan E.Ç.K. ve D.D.'nin lazer uygulaması gerçekleştirdiğinden bahisle muayenehanesinin faaliyetinin 1 (bir) ay süre ile durdurulmasına ilişkin tesis edilen Sağlık Bakanlığının ...tarih ve... sayılı işlemi ile davacının 763,550 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ...ayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı; 9. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği belirlenmiştir. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir. Anılan mevzuat hükümlerine dayanılarak çıkarılan ve 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin "Uyulması gereken diğer hususlar" başlıklı 31. maddesinde, "(1) Sağlık kuruluşu işletenleri ile mesul müdürleri, aşağıda belirtilen hususlara uymak zorundadır: ... (c) Sağlık kuruluşunda, adlarına çalışma belgesi düzenlenmeyen sağlık çalışanları görev yapamaz. ... (h) Sağlık kuruluşundaki herhangi bir faaliyet alanı veya birim, yetkisi olmayan kişiler tarafından kullanılamaz. ..." kuralına; anılan Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-6 Müeyyide Formunun -dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle- 27. satırında, "Yönetmeliğin 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine aykırılık halinde; 1. tespitte, sağlık kuruluşu, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde üçü oranında idarî para cezası ile cezalandırılır. Bu kapsamda yetkisiz sağlık hizmeti sunulduğunun tespiti halinde ilgili birimin faaliyeti bir ay süreyle durdurulur, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde; Kanun'un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin ise, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; 19. maddesinde; diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için, bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, işyerinin kapatılması, ruhsat veya ehliyetin geri alınması ve kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonması gibi yaptırımlara ilişkin hükümlerin, ilgili kanunlarda bu kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı olduğu hükmü yer almıştır. Aynı Kanun'un 5. maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinde ise, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı belirtilmiştir. 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-6 Müeyyide Formunun -dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle- 27. satırı, "Yönetmeliğin 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine aykırılık halinde; 1. tespitte, sağlık kuruluşu, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde üçü oranında idarî para cezası ile cezalandırılır. Bu kapsamda yetkisiz sağlık hizmeti sunulduğunun tespiti halinde ilgili birimin faaliyeti bir ay süreyle durdurulur, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur." şeklinde iken, 16/01/2024 tarih ve 32431 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9. maddesiyle, anılan Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-6 sayılı Form başlığıyla birlikte değiştirilmiş, "Muayenehane Denetim Sorgu ve İdari Yaptırım Formu" başlıklı Ek-6/C sayılı formun 30. satırında "Muayenehanede; yetkisiz kişilerce (hekim dışı sağlık meslek mensubu, çalışma izni olmayan yabancı uyruklu sağlık meslek mensubu, sağlık meslek mensubu olmayan kişiler, tabip unvanı kazanmamış intörn, stajyer öğrenciler ve ilgili mevzuat hükümlerine göre sağlık tesisinde çalışma yetkisi ve gerekli izinleri bulunmayan sağlık çalışanları vb) sağlık hizmeti sunuluyor mu?" sorusuna karşılık, "Anılan Yönetmeliğin 31. maddesinin birinci fıkrasının (ç),(ğ) ve(h) bendinin ihlali halinde, 1. tespitte, sağlık tesisinin bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri oranında idari para cezası verilir. Sağlık tesisinin faaliyeti beş gün süreyle durdurulur ve ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur." hükmü getirilmiştir. Buna göre; 16/01/2024 tarihinden önce dava konusu işlemin tesisine neden olan eylemin müeyyidesi, 1. tespitte, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde üçü oranında idari para cezası verilmesi ve bu kapsamda yetkisiz sağlık hizmeti sunulduğunun tespiti halinde ilgili birimin faaliyetinin bir ay süreyle durdurulması, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması iken, 16/01/2024 tarihinden sonra aykırı davranışların müeyyidesi, 1. tespitte, sağlık tesisinin bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri oranında idari para cezası verilmesi ve sağlık tesisinin faaliyetinin beş gün süreyle durdurulması, ayrıca Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması şekline dönüştürülerek muayenehaneler için lehe düzenlemeye gidilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 19. maddesindeki emredici hüküm gereği bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, işyerinin kapatılması, ruhsat veya ehliyetin geri alınması gibi idari yaptırımları düzenleyen mevzuatta bu Kanunun zaman bakımından uygulamaya ilişkin genel hükümlerine uygun değişiklik yapılması gerekmesine rağmen ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarına ilişkin mevzuatta zaman bakımından uygulamaya ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Ancak cezai niteliği ağır basan bu tür idari yaptırımların dava konusu edilmesi halinde, Kabahatler Kanunu'nun anılan hükümlerinin gözardı edilerek ceza hukuku ilkelerinden biri olan lehe kanun uygulamasından davacıların mahrum edilmesinin de düşünülemeyeceği açıktır. İncelenen uyuşmazlıkta, 17/10/2018 tarihinde bir kişi tarafından Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi'ne (SABİM'e) bir ihbar dilekçesi gönderildiği, söz konusu dilekçede; davacıya ait muayenehanede güzellik uzmanı tarafından yapılan lazer uygulaması sonucu yüzünde yanıklar oluştuğu, bunun üzerine uygulanan tedavi sonucunda da yüzünde yanık ve renk değişikliği oluştuğu, daha sonra yüzünde iz kaldığı belirtilerek konuyla ilgili gerekli işlemin yapılmasının istenildiği, anılan ihbar sonrasında Ankara İl Sağlık Müdürlüğü görevlilerince (Sağlık Hizmetleri Denetim Birimi denetim ekip başkanı ve iki denetçiden oluşan üç kişilik bir ekip) muayenehanede 20/02/2019 tarihinde denetim yapıldığı, denetim sonrası düzenlenen tutanakta ise; davacının muayenehanede olmadığı, çalışma belgesi görülen hemşire M.Ç. ve estetisyen olduklarını beyan eden E.Ç.K. ve D.D. isimli iki kişi ve temizlik personeli olduğunu beyan eden A.K. isimli bir kişinin olduğu, muayenehanede bulunan ve üstlerinde herhangi bir şey yazmayan ve estetisyen olduklarını beyan eden E.Ç.K. ve D.D.'nin işlemde olduğu, (hastaların izni olmadığı için odaya girilemediği), işlem odalarından birinde estetisyen olarak çalıştığını beyan eden E.Ç.K'nin H.S.Ç. isimli hastaya lazer epilasyon yaptığını beyan ettiği, diğer işlem odasında estetisyen olarak çalıştığını beyan eden D.D.'nin N.C. isimli hastaya lazer epilasyon yaptığını beyan ettiği, işlem odalarının birinde bir adet lazer cihazın bulunduğu, işlem odalarından diğerinde, bir adet muayene masası ve bir adet lazer cihazın bulunduğu, denetim esnasında lazer epilasyon için beklediğini söyleyen N.Ç. isimli hastanın olduğu ve denetim devam ederken E.K.'nin bu hastayı işleme aldığının görüldüğü, muayenehanede protokol kayıt defteri incelendiğinde 20/02/2019 tarihinde herhangi bir hasta kaydının olmadığı, N.Ç., N.C. ve H.S.Ç. isimli hastalara ait herhangi bir kayda rastlanılmadığı hususlarının tespit edildiğinin belirtildiği, anılan tutanağın Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne sunulması sonrasında Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 763,55 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve Ankara İl Sağlık Müdürlüğünün 26/03/2019 tarihli yazısı ile Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden konuyla ilgili olarak görüş istenmesi üzerine Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile yetkisiz sağlık hizmeti sunumu kapsamında davacıya ait muayenehanenin Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin EK-6 Müeyyide Formunun 27. maddesi uyarınca faaliyetinin bir ay süreyle durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacıya ait muayenehanede estetisyen olarak çalışan iki kişi tarafından lazer uygulaması yapıldığı tüm dosya içeriği ile sabit olmakla birlikte, bu eylemin karşılığı olarak 1. tespitte, bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin binde üçü oranında idari para cezası verilmesi ve bu kapsamda ilgili birimin faaliyetinin bir ay süreyle durdurulmasına ilişkin müeyyideyi içeren hükümde,1. tespitte, sağlık tesisinin bir önceki aya ait brüt hizmet gelirinin yüzde biri oranında idari para cezası verilmesi ve sağlık tesisinin faaliyetinin beş gün süreyle durdurulması şeklinde lehe bir düzenlemeye gidildiğinden ve yukarıda belirtilen gerekçeyle davacının lehe uygulamadan faydalandırılması gerektiğinden davaya konu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu durumda; davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesince lehe düzenleme getiren Yönetmelik değişikliği de dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.