Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.07.2004 yılından 23.03.2023 tarihine kadar aralıksız olarak davalı işyerinde çalıştığını, kısaca "Emeklilikte Yaşa Takılanlar" olarak adlandırılan 7438 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7438 sayılı Kanun) 03.03.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi üzerine davalı Şirket vekilleri ve insan kaynakları biriminden müvekkillerin
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.07.2004 yılından 23.03.2023 tarihine kadar aralıksız olarak davalı işyerinde çalıştığını, kısaca "Emeklilikte Yaşa Takılanlar" olarak adlandırılan 7438 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7438 sayılı Kanun) 03.03.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi üzerine davalı Şirket vekilleri ve insan kaynakları biriminden müvekkillerinin kullandığı KEP adreslerine "Yaşanması muhtemel yoğunluğa istinaden, EYT'den yararlanma düşüncesinde olan çalışanlarımızın E Devlet Çalışma Hayatım sekmesinden ekteki evrak ile birlikte İnsan Kaynakları Departmanına teslim etmelerini beklemekteyiz. SGK maaş başlama sürecini takip eden takip eden ay itibariyle yapacağından İnsan Kaynakları Departmanımızın süreci sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi için, ilgili yazının 25.03.2023 tarihinden önce alınması ve İnsan Kaynakları Departmanına teslim edilmesi önem arz etmektedir. 25.03.2023 tarihinden sonra yapılan başvurularda hem SGK hem de İnsan Kaynakları Birimi tarafından yürütülen iş sürecinde yaşanacak yoğunluk nedeniyle aylık bağlanma başvurularının bir sonraki aya kalması muhtemeldir. Göstereceğiniz hassasiyet için teşekkür eder, tüm çalışanlarımıza hayırlı olmasını dileriz." şeklinde e-posta gönderildiğini, böylece Kanun'dan faydalanmak isteyen çalışanların tamamının insan kaynakları departmanına başvuru yapmak suretiyle süreci yönetmelerinin talep edildiğini, daha sonra davalı işyerinde bulunan Öz İplik İş Sendikasının (Sendika) temsilcilerinin, davacının ve arkadaşlarının insan kaynakları ile görüşmesi üzerine, insan kaynakları departmanı tarafından "emeklilik işlemlerinin davalı kurum tarafından yönetilmesinin, işçiler açısından bir hak kaybına neden olmayacağı, çalışmaya devam etmek isteyen işçilere 'iş başvuru formu' doldurtulacağı ve işe devam etmelerine izin verileceğinin" söylenmesi üzerine davalı Kurumda çalışan toplam 70 işçi tarafından işverene duyulan güven nedeniyle insan kaynakları departmanına başvuru yapılmak suretiyle emeklilik işlemlerinin başlatıldığını, davalı Şirketin insan kaynakları birimi tarafından davacı ile diğer 7438 sayılı Kanun'dan faydalanmak isteyen işçilere bir ... verilerek, işbu metni el yazıları ile yazmaları fakat tarih atmamalarının istendiğini, tüm işçilere işe devam edip etmeyeceklerinin tek tek sorulduğunu, işe devam etmek isteyen işçilerin iş başvuru formu doldurarak yeniden işlerinin başına gönderildiğini, davacı ve diğer iş arkadaşlarına aynı zamanda Mart ayına ilişkin mesai çizelgesinin de e-posta olarak gönderildiğini ve davacıda tekrar çalıştırılacağı hissi uyandırıldığını, işverene güvenilmesinin nedeninin ise daha önce 2014 yılında gerek emeklilik gerekse diğer nedenlerle işçilerin iş sözleşmelerinin işveren tarafından feshedilip tüm özlük hakları verildikten sonra aynı pozisyonlarında yeniden aynı şekilde çalıştırılmaları olduğunu, buna rağmen insan kaynakları departmanından davacı ve diğer 30 iş arkadaşının aranarak işe devam ettirilmeyecekleri bilgisinin iletildiğini, davalı işveren tarafından adlarına plaket düzenlenerek tören yapılan işçilerin yeniden işe davet edildiğini, davacının emeklilik iradesi olmadığını, ücretinden feragat ederek genç yaşta düşük emekli ücretiyle geçinmek niyetinde olmadığının da aşikar olduğunu ileri sürerek ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağının iptali ile feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, dava konusu ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.