Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve ceza infaz kurumundan nakil talebinin kabul edilmemesi şikâyetlerine ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve ceza infaz kurumundan nakil talebinin kabul edilmemesi şikâyetlerine ilişkindir. Başvuru 4/9/2013 tarihinde Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlanmış ve başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 29/1/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama imkânının bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/31871 sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında, Gaziantep Sulh Ceza Mahkemesinin 22/6/2012 tarihli ve 2012/119 sorgu sayılı kararı ile “terör örgütü adına suç işleme ve nitelikli yağma” suçlarından tutuklanmıştır. Başvurucu hakkındaki soruşturma dosyası, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/370 sayılı fezlekesi ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığına (12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) mülga maddesi ile görevli bölümü) gönderilmiştir. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 19/11/2012 tarihli ve E.2012/507 sayılı iddianamesi ile başvurucunun “var olan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanarak yağma, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma” suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesinin (TMK madde ile görevli) 22/11/2012 tarihli ve E.2012/88, K.2012/27 sayılı kararı ile davaya bakmakla Diyarbakır ağır ceza mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir. Mahkeme aynı kararda, başvurucunun tutukluluğunun devamına da karar vermiştir. Öte yandan başvurucu, tutuklandıktan sonra konulduğu Gaziantep H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 28/1/2013 tarihinde, Silifke M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edilmiştir. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin (TMK madde ile görevli) 4/4/2013 tarihli ve E.2013/46, K.2013/88 sayılı kararı ile davaya bakmakla Adana ağır ceza mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle (karşı) yetkisizlik kararı ile birlikte yetki uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Dairesine gönderilmesine ve başvurucunun tutukluluğunun devamına karar verilmiştir. Başvurucu, tutukluluğun devamı kararına itiraz etmiş; Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 26/4/2013 tarihli ve 2013/98 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Anılan karar başvurucuya 29/4/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 8/7/2013 tarihli ve E.2013/10629, K.2013/7886 sayılı ilamı ile Adana Ağır Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu 31/7/2013 tarihinde nakil talebinde bulunmuş, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 14/8/2013 tarihli ve 2013/9998 sayılı yazısı ile “henüz yargılanacağı mahkemenin belli olmaması nedeniyle” başvurucunun talebinin reddine karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin kararı üzerine dosyanın gönderildiği Adana Ağır Ceza Mahkemesinde dava E.2013/159 sayısını almış ve Mahkemece 19/9/2013 tarihinde davaya ilişkin tensip incelemesi yapılmıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesi 9/12/2013 tarihli celsede başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Başvurucu 4/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Nitelikli yağma” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Yağma suçunun; a) Silahla, ... c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, ...f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla...İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” 5237 sayılı Kanun’un “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“(Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” kenar başlıklı maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:“Bu Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere yönelik şikâyetleri incelemek, karara bağlamak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hakimliklerine ilişkin hükümleri kapsar.” 4675 sayılı Kanun’un “İnfaz hakimliklerinin görevleri” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“İnfaz hakimliklerinin görevleri şunlardır :... Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tabi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak....” 4675 sayılı Kanun’un “İnfaz hakimliğine şikâyet ve usulü” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hakimliğine başvurulabilir. Şikâyet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz hakimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hakimliği dışında yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hakimliğine gönderilir. Sözlü yapılan şikâyet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir....”