11. Hukuk Dairesi 2013/409 E. , 2013/4980 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 gün ve 2007/551-2010/737 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/06/2012 gün ve 2011/4081-2012/10843 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen …
**11. Hukuk Dairesi 2013/409 E. , 2013/4980 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 gün ve 2007/551-2010/737 sayılı kararı bozan Daire’nin 25/06/2012 gün ve 2011/4081-2012/10843 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalının acentesi olduğunu ve acentelik sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, müvekkilinin acentelik yaptığı döneme ilişkin düzenlenen sigorta poliçelerinden tahsil edilmeyen banka ve sigorta muameleleri vergisi olarak toplam ....088,77 TL ödediğini, bu vergiden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek bu miktarın 01.04.2007 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, vergiden davacının sorumlu olduğunu, ayrıca davacının poliçelere göre sigortalılardan talepte bulunabileceğini, davacının ödeme yapmadan dava açtığını ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, poliçelere göre vergiden sigortalıların sorumlu olduğu, ancak davacının acentelik sözleşmesi feshedildiği için zeyilname düzenleyerek sigortalılardan vergiyi tahsil etmesinin mümkün olmadığı, bu vergiden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.857,93 TL alacağın 1.947,76 TL'lik kısmının 31.08.2007, 14.910,... TL'lik kısmının ise 26.....2007 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 25.06.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur. Davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davaya konu miktarın vergi aslı ve gecikme faizinden oluşması karşısında bozma ilamında geçen “vergi cezası” ifadesinin maddi hata sonucu yazıldığı, bu ifadenin “gecikme faizi” şeklinde anlaşılması ve buna göre bozma ilamında değerlendirilmesi istenen kusur durumuna ilişkin incelemenin “gecikme faizi” yönünden yapılması gerekmekle, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.